Xero Perneto

Xero Perneto
@perneto
Evrende bir nokta
Gelecekten bir şey beklemeyenler, mutluluklarını geçmişte yaratırlar. Barbaros da öyle yapıyordu. Hayatındaki en büyük acıyı zevke dönüştürüyordu. Hayatın lime lime ettiği ailesinin parçalarını hafızasında yapıştırıyor ve onlarla gülüyordu. Deniz yatağından simsiyah gökyüzüne bakarken yaptığı gibi. Sadece gülümsüyordu. Çünkü o gece Barbaros kendi' kendine acıdan zevk almayı öğrendiğini fark etmiş ve yaşayan en değerli piç olmuştu. Aynı anda, bütün vücudundan sonra ayakları da delikten sıyrılmış ve duvarın diğer tarafına geçmişti. Artık daha önce kimsenin nefes alıp vermediği bir yerdeydi. Taşın altında, acının zevke dönüştüğü bir yerde. Dünyanın en değerli piçi ve dünyanın hiçbir şeyi: Barbaros.
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Barbaros uyumadı. Düşündü. İngilizcedeki "pain" kelimesiyle, Fransızca'daki "pain" kelimesini düşündü. Biri "acı", diğeri "ekmek" demekti. Barbaros bunu sıradan bir tesadüf olarak değerlendirmeyecek kadar sarhoş ve yalnızdı. Acı, insanın hayat tarlasında biçtiği buğdaylardan pişirdiği ekmekti. Dolayısıyla sabah kahvaltısı kadar kaçınılmazdı. Barbaros bir delik, bir çatlak aradı. Çevresini saran acı duvarının diğer tarafına geçebileceği bir anahtar deliği. "Eğer" dedi kendisine, "sadece zevk ve acı varsa. Her şey sadece onlardan ibaretse tek bir çözüm kalıyor geriye: acıdan da zevk almak. Böylece hayat sadece zevk olacak." Ancak tam acı duvarının anahtar deliğinden geçerken Barbaros'un aklına bunun insanlık dışı olacak kadar zor olduğu geldi. O dar deliğin içinde sıkıştığı yerden, acıdan da zevk almak imkânsız gibi göründü. "Eğer zevk alınabilseydi acıdan, o zaman acı olmazdı" dedi ve daha da sıkıştı.
Edebiyat
Piçlerin bedenleri ve akıllan, diğer insanlarınkilerin aksine nasırlaşmaz. Onların nasırlaşan tek yerleri ruhlarıdır. Dolayısıyla çıplak gözle bakıldıklarında hayat değmemiş gibi görünürler. El değmemiş elmas gibi gözbebeklerini yakarlar. Şiddeti yüksek ışık yüzünden kadınlar kör olur. Ve karanlığın içinde kadınlar hayran kalır. Ta ki elmas için de geçerli olduğu gibi foyaları ortaya çıkana kadar. Yani ruhlarındaki nasırlar, kadınların dudaklarını parçalayana ve şiddetli ışığa alışan gözlerin yeniden görmeye başlamasına kadar.
Edebiyat
Piçlerin cinsel hayatı düzensizdir. Harem kurdukları ve yalnızlıktan kendilerini okşadıkları dönemler birbirini kovalar. Ancak bu kovalamanın kazananı yoktur. Çünkü kovalayanla kaçan kişi aynıdır. Cinsel tercihleri doğuştan sahip oldukları cinsiyetlerinin emrettiği yönde ilerler ve nadiren yoldan çıkar. Kadınları tercih ederler. Pornografi ve biyoloji bilgilerinin yeterli olması nedeniyle zaman içinde eğittikleri kadınları mutlu ederler. Tatminsiz yatıp tatmin olmuş kalkarlar. Ancak düzenli bir ilişki yürütemeyecek yapıda olmaları ve sürekli spermatozoit üreten bedenleri, özellikle para karşılığında cinselliklerini sunan kadınları tanımalarını sağlamıştır. Fahişelerle ve sevgili olmanın her şey olmak anlamına gelmediğine ikna ettikleri kadınlarla sevişirler. Hayatın her alanındaki bencilliklerine rağmen, sevişirken asla bencil olmazlar. Orgazmın neye benzediğini görmemiş gözlerin beyazını seyretmeden ayağa kalkmazlar. Sadece sonrasında, kimsenin inanmadığı cümleler kurarak biraz önce yaptıklarını meşru ve pişmanlık harici kılan cümleler kurup giderler. Fahişe olmayan ve onlarla sevişen kadınlar günahın, toplumsal değerlerin ve aşkın ne olduğunu bilir, bütün bunların kurallarını gözleri kapalı sayabilir, ancak piçlerle sevişmekten vazgeçemezler. Bu, Cenk'in bir tişörtünde yazdığı gibi porno yıldızı olmalarından kaynaklanmaz. Nedeni basittir. Piçler insan kimyasında zevk y aratan her salgıya baraj ve vadi kurmayı öğrenecek kadar zamana sahip oldukları bir hayat sürerler. Çünkü başka işleri yoktur. Piçlerle sevişmek, ancak asla onlara âşık olmamak gerekir. Ancak ne yazık ki kadınlar bu gerçeği çok geç kabullenir.
Edebiyat
Piçlere sır verilebilir. Ölümleriyle son bulan sırdaşlıktan vardır. Ancak canlı ya da cansız hiçbir emanete sahip çıkamazlar. Kaybederler, kırarlar. Bu bir kalp ya da bir kol saati olabilir. Yanlış anlaşılmasın. Kaybedilen ve kırılanların çoğu kendilerine ait olur. Duruş ve hareketlerinden dolayı üzerlerinde gerçek değerlerinin dört katı pahalı duran giysiler ve ayakkabılar sadece ilk giyildikleri saatlerde yeni alınmış gibi dururlar. Daha sonra hepsi birbirine benzer, bakımsızlık ve kötü kullanımdan ötürü mahvolurlar. Eşyaya sahip çıkmamak ve onunla iyi geçinememek piçlere özgüdür. Aşın zengin şımarıklığına sahip yoksullar olarak garip değerlerine sahip çıkmayı ve sadece birbirleriyle iyi geçinmeyi tercih ederler. Var olmayan bir ülkenin var olmayan asilleri gibi yaşayarak bir kez kullandıklarını bir daha kullanmazlar, çünkü kaybederler.
Edebiyat