Arkadaşlığın önündeki en talihsiz engel, insanların birbirlerinden farklı olmaları ve bunu gereğince saklayamamalarıdır. Shakespeare, arkadaşlığın "onda dokuzunun rol yapmak" olduğunu söylemişti.
Nitekim tarihin büyük bölümünde, arkadaşlığın sıcak hislerle hiç ilgisi olmamıştır. Bir arkadaş her şeyden önce ya bir koruyucu ya da menfaatler karşılığında bağlılığınızı sattığınız yararlı biri olmuştur, tabii menfaatlerin arkası geldiği sürece.
Kierkegaard da benzer bir yaklaşım sergiliyor: "İnsan kendini arkadaşlığa karşı korumalıdır. Arkadaş nasıl tanımlanır? Arkadaş felsefedeki “zorunlu öteki” değil, lüzumsuz üçüncüdür..." der.
Güzel tanım👍yanmayacak kadar yaklaş donmayacak kadar uzaklaş✌️mesafede de dengeyi tutturmak önemli. Göz kararı, gönül yormayacak doz iletişim falan filan