Gülşen-i hüsnünde her dem bâd-ı lutfun esmede Gonca-i ümmîd açılır dilde bî-pervâ yine Senin güzellik bahçende lütuf rüzgârı estikçe, kalpteki umut goncası yeniden açar. -Bakî
Fâriğ olmam eylesen yüz bin cefâ, sevdim seni, Böyle yazmış alnıma kilk-i kazâ, sevdim seni. Ben bu sözden dönmezem devr eyledikçe nûh-felek, Şâhid olsun aşkıma arz u semâ, sevdim seni. Bend-i peyvend-i dilim ebrû-yı gaddârındadır, Rişte-i cem’iyyetim zülf-i siyeh-kârındadır. Hastayım, ümmîd-i sıhhat çeşm-i bîmârındadır, Bir devâsız derde oldum mübtelâ, sevdim seni. Ey hilâl-ebrû, dilin meyli sanadır doğrusu, Sû-yi mihrâba nigâhım kec-edâdır doğrusu. Râ kaşından inhirâf etsem riyâdır doğrusu, Yâ savâb olmuş veyâ olmuş hatâ, sevdim seni. Bîgubârım hasret-i hattınla hâk olsam yine, Sıhhatim rûh-ı lebindendir helâk olsam yine. Tîg-i gamzenden kesilmem çâk çâk olsam yine, Hâsılı bîhûde cevr etme bana, sevdim seni. Gâlib-i dîvâneyim, Ferhâd u Mecnûna salâ, Yüz çevirmem olsa dünyâ bir yana ben bir yana. Şem’ine pervâneyim, pervâ ne lâzımdır bana, Anlasın bîgâne, bilsin âşinâ, sevdim seni. Şeyh Gālib Normalde sâdece aslından metin okur ve aslını paylaşırım ama bu şiirin aslını, yazıldığı hâlini, yer aldığı dîvânı bulamadım, o yüzden bu hâlini paylaştım.
Şiir
Reklam
Sevdim Seni
Fâriğ olmam eylesen yüz bin cefâ sevdim seni Böyle yazmış alnıma kilk-i kazâ sevdim seni Ben bu sözden dönmezem devr eyledikçe nûh-felek Şâhid olsun aşkıma arz u semâ sevdim seni Bend-i peyvend-i dilim ebrû-yı gaddârındadır Rişte-i cemiyyetin zülf-i siyeh-kârındadır Hastayım ümmîd-i sıhhat çeşm-i bîmârındadır Bir devâsız derde oldum mübtelâ sevdim seni Ey hilâl-ebrû dilin meyli sanadır doğrusu Sû-yi mihrâba nigâhın keç-edâdır doğrusu Râ kaşımdan inhirâf etsem riyâdır doğrusu Yâ savâb olmuş veyâ olmuş hatâ sevdim seni Bî-gûbârım hasret-i hattınla hâk olsam yine Sıhhatım rûh-ı lebindendir helâk olsam yine Tîg-i gamzeden kesilmem çâk çâk olsam yine Hâsılı bîhûde cevr etme bana sevdim seni Gâlib-i dîvâneyim Ferhâd u Mecnûn’a salâ Yüz çevirmem olsa dünyâ bir yana ben bir yana Şem’ine pervâneyim pervâ ne lâzımdır bana Anlasın bîgâne bilsin âşina sevdim seni
Aşk ve zillet Şeyh-i San'an'ın Hikayesi Ferideddin-i Attar, Mantık Al-Tayr adlı mesnevisinde, padişahlarını aramak üzere bir araya gelen kuşların serüvenini hikâye eder. Kuşlar böyle bir heves içindeyken Hüthüt gelir ve onlara zaten bir padişahları olduğunu, fakat o padişahın "binlerce nur ve zulmet perdeleri ardında bulunduğunu ve adının Simurg olduğunu" bildirir ve: "Gelin onu arayıp bulalım" teklifinde bulunur. Uzun müzakerelerden sonra kuşlar yola çıkmaya karar verir. Yollar meşakkatlidir. Simurga ulaşabilmek için istek, aşk, marifet, istiğna, tevhit, hayret ve fakr u fena adlarını taşıyan yedi vadiyi geçmeleri gerekmektedir. Bunları aştılar mı Simurg'a ulaşacaklardır. Yüzlerca kuştan ancak otuz tanesi menzile ulaşır. Yola çıkan kuşlardan kimisi bazı hicaplara takılır, kimisi yem aramak için bir yere dalar, kimi açlıktan, susuzluktan kırılır. Böylesine çetin ve meşakkatli bir yolculuktur. Yolculuğun aşk vadisinde, kuşlara bir yılgınlık düşer. Hüthüt'e: "Bizim bu uçuşumuzla bu yol biter mi?" diye sorarlar. Hüthüt onlara şu cevabı verir: "Aşık olan canını kayırmaz, canını terket, canını attın mı yol biter. Yolun bağı candır, canını ver, sevgilinin yüzünü gör. Sana imandan çık derlerse, candan vaz geç diye hitap gelirse, imandan da, candan da vaz geç. Böyle şey caiz değil, diye itaraz edene, de ki, aşk küfürden de yücedir, imandan da, aşkın küfürle, imanla ne işi var? Aşık bütün harmanı ateşe verir, başına testereyi korlarsa, sabreder, tenini biçtirir! Aşka dert ve gönül kanı gerek, derdin yoksa bizden ödünç al! Aşka perdeleri yakan bir dert gerek! Aşkın bir zerresi bütün âlemden iyidir; derdin bir zerresi de bütün âşıklardan iyidir. Aşk, daima kâinatın içidir, ama dertsiz aşk, tam aşk değildir. Meleklerde aşk vardır, dert yok. Dert, adamdan başka mahlûkta bulunmaz.
Alıntı
Ki, sevgili konukların beklediği, mezarlık soğuklarına dek Yürüyorum, hiç durmadan, perva bilmem artık: Onlar duyurmuştu bana, ölülerin ayak seslerini.
Alıntı
Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn Dert çok hem-dert yok düşman kavî tâli' zebûn Fuzuli
Reklam
Reklam