Resûlullah’a (s.a.s.), “Kimi var ki, yakinî bilgisi güzel ama günahları çok; kimi de var ki, durmadan ibadet eder ama yakinî bilgisi zayıftır” denilince buyurdular ki, “Günahsız insan yoktur; fakat tabiatı gereği akıllı olana ve karakteri yakinî bilgiye yatkın olana (Allah’ın birliğini veya varlığını inkâr ve kul hakları dışındaki) günahları zarar vermez. Çünkü günah işlediğinde her zaman pişmanlık duyup tövbe ve istiğfar eder; bunlar da günahlarına keffaret olur ve geriye kendisini cennete götürecek fazileti kalır.”
İbrahim b. Uyeyne, "En fazla pişman olanlar kimlerdir?" sorusuna, "Dünyada (pişman olanlar), teşekkür etmesini bilmeyenlere iyilik edenlerdir. Öldükten sonra (pişman olacaklar) ise sapkın âlimlerdir" cevabını vermiştir.
Güzelliği görmek için ona biraz yaklaşıyorlar. Ortalık henüz yavaş yavaş aydınlanırken uykuyu bırakıyorlar. Güneşin doğmasına henüz bir saat kadar var. Uyanıyorlar ve bununla birlikte, karanlığa rağmen, görüyorlar ki; gök açılıyor ve oradan Allah’ın yolladıkları bölük bölük yeryüzüne iniyor. Bunu görebilmek için, kim bilir kaç yıl onların uykularının üzerine güneş doğmadı.
Güneş tam doğacakken çıkan hafif bir esintiye kadar, incecik otlar bile hiç kımıldamadan beklerler. Güneş sanki görülen bir şey değil de duyulan bir şeymiş gibi etrafı dinlerler.