Günlük yaşamımızda kaçımız olayları ve insanları anlamaya çalışırken önyargılarımızı bir kenara koyarak değerlendirme yapabiliyoruz?kaçımız kitlelerin kolektif aklından kendimizi kurtararak gerçeklerin peşine düşebiliyoruz? kaçımız kitle iletişim araçları ve sosyal medyanın bilgi kirliliğini en aza indirerek olayları iç yüzüne ve insanların gerçek niyetlerine objektif bir gözle bakabiliyoruz? Kaçımız simülasyon çağında parabagandayla bilgiyi,doğru ile yanlışı,sevgi ile nefreti birbirinden ayırabiliyor ve içinde yaşadığımız dünyada hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını kavrayabiliyoruz?
Reşat Nuri bu güzel, etkileyici eserinde insanları tanımda nelere dikkat edilmesi gerektiğinde gerçeğin ne olduğunu sorgulamaya; evlilikte eş seçiminde nelere dikkat edilmesi gerektiğinden iş hayatında karşılaşabilecek sorunların neler olduğunu anlamaya; Çocukluğumuzdan itibaren kazandığımiz önyargılarla nasıl baş etmemiz gerektiğinden empati duygumzu nasıl gelistirebilecegimize kadar bir çok konuya değiniyor.Bu yönüyle acımak duygusunun iyilik, kötülük,saf kalplilik, fedakarlık, yalancılık, dürüstlük, çalışkanlik, tembellik gibi bir insanda bulunan olumlu ve olumsuz özelliklerle birlikte anlatıldığı bu eserden çıkarılması gereken dersler olduğunu düşünüyorum.okumasi gayet keyifli bir kitap herkese tavsiye ettiğim kitaplardan bir tanesi iyi okumalar.