İnsanın yazmayı aklının ucundan bile geçirmeyeceği, hayalini kurmakla yetineceği dizelerle, düzyazılarla dolu sayfalarsın sen.
Alıntı
Ölüm...
Sabahın dokuz buçuklarında sık sık karşılaştığım, kirli tozluklar takan alakasız ihtiyar? Boşu boşuna insana musallat olan piyangocu? Tütüncünün kapısında purosunu tüttüren şu tombul, kırmızı suratlı, kısa boylu ihtiyar? Ya soluk benizli tütüncü? Defalarca gördüğüm, gördükçe hayatımın bir parçası haline gelen bu insanlara ne oldu? Rua da Prata’dan, Rua dos Douradores’ten, Rua dos Fanqueiros’tan silinme sırası yarın bana da gelecek.Yarın ben –şu hisseden ve düşünen insan, kendi evrenim–, evet, yarın o sokaklardan geçmekten ben vazgeçeceğim, ötekiler uzak bir “Ne oldu acaba?” ile beni anacaklar. Ve bütün yaptıklarım, bütün hissettiklerim, bütün yaşadıklarım herhangi bir şehrin sokaklarındaki günlük hayattan bir yayanın eksilmesinden ibaret kalacak.
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Kalp düşünebilseydi, atmaktan vazgeçerdi."
Alıntı
İçimde Cehennemler, Araflar ve Cennetler var… ve kim bilir hayatla uyumsuz be kadar çok şey daha… neden bu kadar sakinim?
Sayfa 539·Kitabı okuyor
Edebiyat
…benliğim doğal bir dengeden yoksundur ve işte bu durum zayıf düşürür, eleme sevk eder beni.
Sayfa 538·Kitabı okuyor
Edebiyat
Sanki ben hep vardım ama hep bir başkasıydım. Yaşamak, hiçbir zaman ait olamayacağımız bir odada misafir kalmaktır.
İnsan ve Duygular