Puan vermedi·545 syf.··
2026 17. kitabı
#Okudumbitti Yüzbaşının Kızı Rus edebiyatının kurucu isimlerinden kabul edilen Puşkin'in öykü ve romanlarını bir araya getiren bir eserdir. Yazarın sade ve akıcı dili Birgül sürükleyici hikayeleri, hatta ara ara sanki okuyucusuyla sohbet ediyormuş hissi vermesiyle etkileyici bir kalemi var. Kendisinden sonra gelen Tolstoy ve Dostoyevski gibi dev isimleri etkilemiştir. İçindeki bölümlerden en çok, kaba adını veren Yüzbaşının Kızı, bir intikam hikayesini anlatan Dubrovski ve Maça Kızı etkiledi en çok beni. Büyük Petro'nun Arabı bölümü tamamlanmamış bir denemedir mutlu sonla bitirmeyi siz hayal edebilirsiniz. **Duyunca şaşırdığım bir bilgi oldu bu Puşkin,romanı tamamladıktan kısa süre sonra 1837'de bir düelloda öldürülmüştür. *Kendi geleceğinizi yazmak istiyorsanız kalemi başkalarının eline vermeyin. *Elbiseni yeniyken, şerefini gençken koru. *Uğrama akrabaya Birgül gider başın belaya.
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201936,9bin okunma
Sınırlı bir dünyada ekonomik açıdan sınırsız büyüme isteği
9/10
·152 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 22:56
Bu kitabı okuduğunuzda ironik bir şekilde şunu anlayacaksınız ki: Üzerinde yaşadığımız bu dünyada büyük bir enerji ve ekonomik açıdan büyü-yeme-me sorunu var. Fakat bu enerji ve büyüme sorununun tek bir çözümü var, o da çözümünün olmaması. Evet bu cevap size biraz karamsar gelebilir, fakat gerçekler her zaman toz pembe cevaplar ile yürümüyor. Neyse bu büyük enerji sorununu ekonomik açıdan ne Kapitalizm çözebilir ne de Komünizm; çünkü bu iki ekonomik sistem de tamamen büyüme odaklı. Biri şirketler tarafından ekonomik büyümeye odaklanıyor, diğeri devletler tarafından. Sorunun ana kaynağı da bu zaten: Sınırlı bir dünyada ekonomik açıdan sınırsız büyüme isteği. Çünkü devletler ya da şirketler enerji olmadan ekonomik açıdan büyüyemez ve gelişemez. Her imparatorluğun çöküşü, mevcut enerji krizine çözüm bulamaması ya da daha iyi bir enerjiye adapte olamaması yüzünden gerçekleşir. Bu açıdan baktığımızda insanlık ilk başta odun ile enerji ihtiyacını karşıladı. Ağaçlık alanlara hakim olan topluluklar büyük bir imparatorluk kurdu. Sonra sırasıyla şu enerji türleri geldi: kas gücü, kömür ve petrol. Bu enerji türleri keşfedildiğinde genellikle bir imparatorluğun çöküşü ve doğumu aynı anda gerçekleşti. Kas gücünde insan önemliydi; insanları etkileyip onların bu gücünden yararlananlar büyük imparatorluklar kurdu. Sonra kömür bulundu, bu da buharlı makinelerin oluşmasında ve Sanayi Devrimi’ne ön ayak oldu. Ve yine kömürü yani enerjiyi en çok kullananlar büyük imparatorluklar kurdu. Son olarak da petrol bulundu. Petrol enerji bakımından diğerleri gibi sıradan değildi, keşfedilen tüm enerji araçlarından daha büyük enerji üretiyor ve termodinamiğin ikinci yasasını ihlal etmiyordu. Bu kaynağa en çok sahip olanlar büyük imparatorluklar kurdu; mesela Amerika. Bu kitap, bize neden
Petro-KıyametAntonio Turiel · İş Bankası Kültür Yayınları · 202447 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 00:00
Selam arkadaşlar bugün @guray.kant kaleminden psikolojik roman #delipetro ile geldim. Petro, eşi Katerina öldükten sonra onu kaybetmiş gibi yaşamıyor. Sürekli onu görüyor, onunla konuşuyor, birlikte kahve içiyorlar… Ama bunun gerçek mi yoksa zihninin bir oyunu mu olduğu hiç net değil. Zaten kitap boyunca en çok bunu sorguluyorsun. Bir de Katerina’nın onu aldattığını düşünüyor ama aslında böyle bir şey yok. Yani Petro’nun zihni giderek daha da karışıyor. Bunun kökeni de 22 yıl önce Moldova’da katıldığı o ritüele dayanıyor. Katerina ile orada tanışmaları ve “seni bekliyorduk” demesi, aralarındaki bağın ne kadar karanlık olduğunu hissettiriyor. Oğlu Deniz babasının bu halinden rahatsız ama asıl kırılma, yağmurlu bir günde eve gelen Yasin’le oluyor. Petro’nun Yasin’i tanıdığını iddia etmesiyle olaylar geriliyor. Sonrasında bulunan mektup her şeyi değiştiriyor: Katerina’yı öldürenin aslında Petro olduğu ortaya çıkıyor. En ürkütücü kısım ise şu: Deniz de babasına benzemeye başlıyor ve o da annesini görmeye başlıyor. Peki - Petro gerçekten deli mi, yoksa gördüklerinin bir kısmı gerçek olabilir mi? - Yasin gerçekten tesadüf müydü, yoksa o da bu hikâyeye bir şekilde çekildi mi? - Deniz bu döngüyü kırabilecek mi yoksa babasının kaderini mi yaşayacak? Hepsi kitabın içinde
Deli PetroGüray Kant · Gece Kitaplığı · 20256 okunma
Atlas Tarih - Ocak-Şubat 2026
Puan vermedi·114 syf.·
2026 11. kitabı
Atlas Tarih'in 95. sayısı Medeni Kanun'un 100. yılına ayrılmış. Dergide yeralan konular; ● Nargin: Cehennem Adası'nda Birkaç Saat Hazar Denizindeki adada Türk askerlerinin esaretinin izleri. ● Yeni Vatan Yeni Sosyete Türk Medeni Kanunu 100 yaşında. ● Alo! Orada mısın? Telefonun 150 yıllık yolculuğunda neler yaşandı? ● St. Petersburg: İnkansızın Kıyısında Rus Çarı 1. Petro'nun şehri nasıl kuruldu? ● Hermann Göring Nazilerin ikinci adamı ● Robinsonların İzinde Jules Verne'in Esrarengiz Ada romanı 150 yaşında. ● Bir Kilise İki İmparatorluk Demre ilçesindeki Aya Nikolaos Kilisesi ve Rusların Antalya'ya ilgisinin kökenleri ● Keltlerin Göçü Galatların Küçük Asya macerası Keyifli okumalar.
Tarih
Atlas Tarih - Sayı 95 (Ocak-Şubat 2026)Atlas Tarih Dergisi · Doğan Burda Dergi Yayıncılık · 20266 okunma
8/10
·311 syf.··
2026 37. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 16:59
Birinci bölümde köyden İstanbul'a çalışmak üzere giden Murat tütün fabrikasında çalışıp üç aşağı beş yukarı hayatını idame ettirmektedir. Aynı fabrikadan Münevver'e ilgi duyan Murat, yakışıklılığıyla diğer işçi kızları da kendine hayran bırakmıştır. Fabrikadan dostu Piç Hayri ile arada sırada Hacı Petro'nun meyhanesinde demlenirlerken günlerden bir gün Hayri'yi kendi kaldığı pansiyonda içmeye davet edip ev sahibesi Sofya ve annesiyle tanıştırır. Bu eğlence bitiminde Hayri, pansiyondan ayrılırken takip edildiğini sezinleyip durumu Murat'a söylediğinde, Murat kendisinin de takip edildiğinden şüphelendiğini belirtir. Olaylar geçtikçe takibi yapanların Murat'ın aynı fabrikadan eski oynaşı Halet'in arkadaşı Şoför Aziz ve Katip İrfan olduğu açığa çıkar. Muratla görüşen Halet, Aziz için izzet-i nefis meselesi olmuştur ve Murat'ın bir gün önünü kestiğinde onunla kozunu paylaşmak ister. Bıçak çekmesine rağmen yüreği Selanik olan Aziz, kavgada çok yumruk yer ancak karakolluk olan Murat, bu kavganın kendisine diş bileyen işçi kızlarca açığa çıkıp fabrikadan kovulması sonrası ne zamandır aklına köyüne dönmek ihtimali geldiğinden herşeyi bırakıp köye, babaevine döner. Kitabın ikinci bölümünde şehirden sonra köyde hafakanlar basan Murat, kendisine eş olarak babalarının - Murat İstanbul'da iken - seçtikleri Esma ile karşılaşmak için atı Ceylanla her gün gezmektedir. Esma'yı alabilmek için tütün kaçakçılarıyla arayı iyi tutup Esma'nın dayısını ikna edebileceğini düşünürken bir yandan da tütün kaçakçılığı yapmayı kendisine uygun görmez. Gel zaman git zaman Esma'yı kaçırmayı gözüne kestiren Murat, bunu gerçekleştirirken feci olaylar gerçekleşir ve alil olarak tekrar İstanbul'a doğru yollanırken roman biter. Eser akıcı ancak Murat karakterinin etrafındaki diğer kişiler, sayfalar
Edebiyat
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025306 okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2026 208. kitabı
Tarihte II. Katerina (Büyük Katerina) Asıl adı Sophie Friederike olan Alman prenses, 3. Petro ile mutsuz bir evlilik yaptıktan sonra, ordu ve saray kliklerinin desteğiyle bir darbe düzenleyip kocasını tahttan indirerek çariçe oldu. Prut Savaşı sırasında Baltacı Mehmet Paşa ile görüşmeye gelen heyet arasında Çariçe adayı Katerina ve bazı hediyeler vardır. Paşa'nın rüşvet aldığına dair dedikodudan başka bir delil yoktur. I. Petro kuşatmadan kurtulduktan sonra çıkardığı emirnamede Katerina'dan kurtarıcı olarak söz ediyor ve onunla nikah kıyıyor.” Katerina), 1762-1796 yılları arasında Rusya'yı yöneten, Alman asıllı en uzun süreli kadın imparatoriçedir. Rusya'yı aydınlanma çağında Batılılaştırıp bir Avrupa gücü haline getirmiş, Kırım'ı ilhak ederek Osmanlı'ya karşı büyük başarılar kazanmış ve toprakları genişleterek Rus tarihine damgasını vurmuştur. Rusya'nın Altın Çağı: Eğitim, sanat ve kültür alanında reformlar yaparak Rusya'yı aydınlanma çağına taşıdı, Voltaire gibi düşünürlerle yazıştı.. Osmanlı Politikası: Kırım Hanlığı'nı Rusya'ya katarak Osmanlı İmparatorluğu'na ağır darbe vurdu ve Karadeniz'deki Rus etkisini artırdı. Yönetimdeki başarısının yanı sıra çok sayıda sevgilisi olması ve kocasını devirip tahta geçmesi nedeniyle halk arasında "taşlı fahişe" lakabıyla da anıldı, ancak tarihsel başarılarıyla "Büyük" unvanını aldı. Genel olarak, 18. yüzyıl Rusya'sını "Altın Çağ"a dönüştüren güçlü, zeki ama aynı zamanda tartışmalı bir lider olarak bilinir. Tarıh severler buyurun Baltacı ve Katerina
Araştırma-İnceleme Tarih
Baltacı ve KaterinaErhan Afyoncu · Yeditepe Yayınları · 201593 okunma