Tanrıların Arabaları (Erich von Dâniken)
Avrupalı denizciler, on sekizinci yüzyılın başlarında Paskalya Adası'na ayak bastığında gözlerine inanamadı. Şili kıyılarının 3050 kilometre açığında bulunan bu küçük kara parçasında dört bir yana saçılmış heykelleri görünce şaşakaldılar. Çelik kadar dayanıklı kayalar, peynir keser gibi kesilmiş, 10.000 tonluk kayalar dağlardan koparılmış, yerlere serilmişti. Yüksekliği 10 ile 20 metre arasında değişen 50 tonluk heykeller, ziyaretçilere meydan okurcasına bakıyor, robotlar gibi hareket ettirilmeyi bekliyordu. Araştırmalara göre, heykeller orijinalde şapkalıydı. Ama bunlar bile, heykellerin ilk hâline ulaşmaya yetmiyordu. Şapkaların yapımında kullanılan on tonluk taşlar, heykel gövdelerinden uzakta duruyordu ve birleştirilmek için metrelerce yükseğe kaldırılmaları gerekiyordu.
Sayfa 109
O anda bana baktı, gözleri akşam karanlığında masmavi görünüyordu. "Beni özledin mi, Alina? Uzaklardayken beni özledin mi?" "Hem de her gün," dedim dürüstçe. "Ben seni her dakika özledim. En kötüsü de neydi biliyor musun? Sana bir şey söylemek için ya da sırf sesini duyabilmek için etrafta seni aramaya alışmışken, günün de artık yanımda olmadığını anlamamdı. Bunu fark edince dünyam yıkıldı. Aynı şeyi her yaşayışımda kendimi hayatın tokadını yiyip yere yıkılmış gibi hissettim. Hayatımı senin için tehlikeye attım. Ravka'nın yarısından fazlasını senin için teptim ve seninle birlikte olacağımı, seninle birlikte aç kalıp soğukta üşüyeceğimi ve her gün peynir yemekten dolayı yakınmanı işiteceğimi bilsem bile bunların hepsini bir an olsun düşünmeden tekrar tekrar yine yaparım. Bu yüzden ne olur bana birbirimize ait olmadığımızı söyleme." Tam karşımdaydı ve kalbim göğsümde güm güm atıyordu. "Seni fark etmem çok vakit aldı, Alina. Ama artık seni görüyor, iliklerimde hissediyorum." Başını eğdi, dudaklarının dudaklarıma değdiğini hissettim. Dünya sessizliğe bürünürken beni kendisine çeken elinden ve dudaklarıma değen teninin sıcaklığından başka hiçbir şeyi fark etmez oldum.
Sayfa 324 - Alina - Malyen·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"İyilik yapmaktan başka hiçbir şey istemiyorum." Kutsallık, onun için bir hayat tarzı, bir davranış şekliydi, başka bir şey değil: "Azizlerin iyi işler yapan yüce insanlar olduğuna inanıyorum, bu yüzden Tanrı onları aziz yapmış, onların bizim için dua ettiğine inanıyorum." Tasvirlere ya da kutsal kalıtlara hürmet edilmemeliy­di. "Kol, bacak, beden, baş, el gibi kutsal kalıtlara gelince, ben on­ların da öldükleri zaman bizim gibi olduklarına inanıyorum, onla­ra tapmamalıyız ... tasvirlerine de tapmamalıyız, yalnızca gökyüzü­nü ve yeryüzünü yaratmış olan Tanrı'ya tapmalıyız, anlamıyor mu­sunuz?" diye haykırdı Menocchio yargıçlara, "İbrahim'in bütün putları ve tasvirleri yok ettiğini, yalnızca Tanrı'ya taptığını hatırla­mıyor musunuz?"
Pdf
"Kutsal Yazılar'ın Tanrı tarafından yollandığına, ama sonradan insanlar tarafından eklemeler yapıldı­ğına inanıyorum; bu Kutsal Yazılar'da dört kelime yeterdi, ama bit­mek tükenmek bilmeyen savaşları anlatan kitaplara benziyorlar."
Pdf
Kutsal Ruh İsa'dan daha büyüktür, İsa yalnızca bir insandı, halbuki Kutsal Ruh Tan­rı'dan gelir.
Pdf
Sonra şatafat, gösteriş aldı başını götürdü!
Evlilik hakkında: "Bunu Tanrı koymadı, in­sanlar koydu. Eskiden bir erkekle bir kadın birbirlerine söz veriyor­lardı, bu da yetiyordu; sonra bu insan icadı ortaya çıktı."
Pdf