Yetersiz ve zorlama bir final..
2/10
·536 syf.··
2026 1. kitabı
Selam, 1000Kitap’ı pek kullanmıyorum ama birileriyle fikirlerimi paylaşmak istedim. Belki de Ben mi yanlış düşünüyorum? falan gibisinden. Eğer haksız olduğumu düşünüyorsanız lütfen belirtin. Kitabı yeni bitirdim ve açıkça söyleyebilirim ki çoğu yerde çok kolaya kaçılmıştı. Tamam da ne alaka ya dedim sürekli. Kitap 530 sayfa ve 400 sayfa boyunca neredeyse hiçbir şey olmuyor ben bir savaş kitabı okuyacağız sanıyordum ama 400 sayfa boyunca ağırlıklı olarak aşk ve ilişki dinamikleri var. Dinamik de hep aynı zaten= (koruyucu + sahiplenici + itaatkâr erkek) ve (cesur + inatçı + güçlü kadın) pfff Yani o kadar şehirler, krallıklar düşüyo abi 15 ay önce Saige dangalağı küçücük kızın ölümüne yol açıp kendi de esir düşüyor ki bunun öncesi de var, yani en az iki seneye yakın diyarda savaş var VE bunlar oturmuş hâlâ düğün dernek yapıyorlar! DAHA YENİ tüm krallıkları çağırıp bir plan yapmaya çalışıyorlar, o da hiçbir fayda sağlamıyor. Sağlıyorsa da kitap bunu bize anlatma gereği duymuyor bir daha adı geçmiyor hiçbirinin onun yerine yok Drystan, yok Irithel, küvet veya aşk sahneleri biz çok iyi yönetiyoz dimi aşkım? Evet aşkım... Nah iyi yönetiyonuz btw Üst üste düğün kutlama yapanlar mı ararsın, milletin krallığı yanarken sözde imparatorluğun aşk meşk derdinde olması mı. Valla Reika haklıydı; bunların alıklıkları kadının canına ne kadar tak ettiyse artık. Zaten bence 4 kitap boyunca yazılmış en iyi metin Reika’nın itirafıydı: 24 tane sorumsuz ebeveynin planladığı 2. sınıf bir Hunger Games; evlilik dışı doğmuş ve masum bir kızın bile boynunu kırabilecek (öyle varsayıyordu) kadar ileri giden eğitimsiz bir tavernaciyi imparatoriçe yapamaz, YAPMAMALI! Karakter gelişimleri zaten çok komik. Zaiden lavuğu kitapta bir yerde diyor ki: "General / komutan ordusu ile birlikte olmalı, onurlu
1000Kitap
Diyarların YazarıAdora Yağmur · İndigo Kitap · 202672 okunma
4/10
·576 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 19:58
İlk iki kitabı severek okudum. Bir çok yerinde altını cizdigim cümleler ve postitlerimle dolular fakat bu kitapta neredeyse hiç post-it ya da altını cizdigim bir yer olmadı. Yani bu kitabı sevmedim. Zaten çok fazla unuttuğum şey vardı ve bunun sebebi bence yazarın anlatış tarzından kaynaklı çünkü ben okuduğum çoğu kitabı her detayıyla anlatacak kadar iyi hatırlarım. Fakat önceki kitapları neredeyse hiç hatırlamıyorum ve isimlerin çoğu da aklımdan silinmiş durumdaydi... Biraz zorlandım fakat çok umursayarak okumadım zaten, bir yerden sonra anladım sevmeyecegimi. Bence kitap gereksiz uzundu öncelikle, yazilmasa da hiçbir şey eksilmeyecek çok sahne vardı. Hayali seks sahnelerini durmadan okumak zaten bir yerden sonra pfff dedirtti. Çok az sayfalı bolumler olmasına rağmen direkt bölüm sonundaki cümleden devam ettiği için her bölüm, cokkk sıkıcıydi ve hicc akıcılık sağlamadı bir yerden sonra. Karakterlerin derinliği zaten sıfır. Ben Lorcan aşkım yüzünden sırf bu kitabı alıp okumuştum fakat bu kitapta Lorcan benim için tamamen fıs bir karakterdi. Fallon zaten gerizekalınin önde gideni bilmeyen yoktur. Kitaptan beklentim çok farklıydı ve asla beklentilerimi karşılamadı.
Ölümcül Yeminler EviOlivia Wildenstein · Olimpos Yayınları · 2025111 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kavanozda yaşamış olanların beğendiği Oshosp
1/10
·224 syf.··
2025 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 00:00
Bizdeki tarikatların da taktiği şudur ki: Birçok doğru şey söylersiniz, kimsenin itiraz edemeyeceği ve de hayatın gariplikleri olarak görülebilecek şeylere dikkat çekersiniz; sonra araya kendi zehirli fikrinizi salarsınız. Örneğin, "hepimiz öleceğiz!" gibi bir temayı sayfalarca, cümlelerce işler ve de işlersiniz. Bunlar okuyucuyu veya dinleyiciyi kıvama getirir. Sonra da dersiniz ki, "bilmeyi, öğrenmeyi, deneylemeyi, deneyimlemeyi boşverin; para biriktirmeyi boşverin vs. vs..." Ben de, bu ölüm teması üzerinde upuzuuun konuştuktan sonra, gözüme güzel görünen herkesi öpebilmek için toplumdan izin isteyebilirim. İnanır mısınız yeterince uzun konuşursam, toplumda buna izin verilmesi gerektiğini savunan bir zümre oluşturabilirim. İşte Osho'nun olayı bu... Osshocuğu kişisiyle ilgili daha önce Sezgi 'ye yaptığım incelemeyi buraya bırakıyorum. #285008180 ->Orada söylediğim her şey geçerli. Bu incelemede ek olarak, (incelememin giriş kısmını saymazsak) iki konuya daha değineceğim. Bu konuların ardından, kitaptan seçtiğim bazı alıntılara cevap vereceğim. Aslında kitaptaki her cümleye, her satıra cevap vermek istiyorum ama Sezgi'ye yaptığım incelemede olduğu gibi harf sınırını aşmak istemiyorum. Konulardan biri şu ki; yazar, '...izm'lere karşı olduğunu sık sık dile getiriyor. Ama aslında kendisi de bir 'izm' ortaya koyuyor. Hiç değilse, 'izm karşılığı-izm' olacaktır bu. Çünkü ortaya bir sistem karşıtlığı koyduğunuzda bile bir sistem ortaya koymuş olursunuz. Böyle olmayan bir durumda ise, sadece, 'belirsiz konuşmuş' olursunuz. İşte yazar da zaman zaman bir başka -izm oluştururken zaman zaman da sadece belirsiz şeylerden bahsediyor. Bu şekilde herkes bir fikir savunabilir, herkes bir kitap yazabilir, herkes gerçeği-doğruyu bulduğunu iddia
CesaretOsho · ganj yayınları · 2015743 okunma
TABLO GİBİYMİŞ
9/10
·80 syf.··
2025 7. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2025 18:05
Şolohov okuyanlar bilir. Beni köyümün yağmurlarında yıkasınlar temalı nice güzel eserleri vardır. Okuyana kırsal bir keyif verir. O nasıl oluyor hocam ya ?!?!?! Hemen açıklıyorum arka sıradaki arkadaş. Mesela pastoral bir tarz düşün saman balyasının yanı başında yaşlı bir ağaç ve altında sağlam işlemiş bir maraba ve nennen keyfisi yaparkene yarı açık ağzından akan ucuz tütün kokulu bir salya. Yok tam olarak öyle değil ama sen bunun biraz daha zarif halini düşün. İşte Şolohov tam böyle pozisyonları gole çeviren fırsatçı bir golcü. Bu kitabında Sığırtmaç, Leke (baya acıklı), Bozkır bekçisi gibi hikayelerini çok beğendim. Bu eserinde iç savaş dönemi kaosu belirgin bir şekilde hissediliyor. Proletarya durumunda olan serflerin toprak hakkını kura ile belirlerken iyi yerler garibanlara gelince kura tekrarı yapılarak verimsiz yerleri vermek gibi bir bölüm vardı spoiler olmasın ama o kısım resmen toplumcu gerçekçiydi. Kendisi Don Kazakları ahalisinin yaşamı, iç savaş ve kolektifleştirme dönemi hakkında yazan o coğrafyada yetişmiş bir kalemşör. Toplumcu gerçekçi bir yazar. Bizde Yaşar Kemal bu konuda örnek gösterilir. Kendisini ben de benzettim. Harbi benziyür ha. Neden peki ? Çünkü ikisi de kelimelerle resim çiziyor. Yani panoramik bir lezzet var kalemlerinde. Okuya okuya kitapların Vedat Milör'ü olan dostlar ne dediğimi anladı ve tatlı bir tebessüm etti bile (: Betimleme çok var ya sıktı pfff !!! diyen arkadaşlar sözüm size ! Yanlış anlamayın veya yanlış anlayın. Hani Esra Erol veya Zuhal Topal sunumuyla yayınlanan evlenme programlarının birinde talibini beğenmeyen adaya usulen hadi bir çaya çıkın diye rica edilirdi. Hah şimdi ben de size rica ediyorum çayınızı alın ve Şolohov ile bir okuma turuna çıkın. Bir şans vermeye değer diyorum. Önceden, arkadaşlarımın okuduğu
1000Kitap
Mavi BozkırMihail Şolohov · Milliyet Yayınları · 199625 okunma
Sevdiklerimiz için savaşmaya...Kendimiz de dahil...
8/10
·384 syf.·
2024 48. kitabı
"Aşkı bekleyenler, sabırlı olun. Aşk bir ilgi budalası. Yalnızca hayatınıza ihtişamlı bir giriş yapacağı günü bekliyor." Bu bazen bir şantajla da olabilir... Herkese selam. Meşhurluğunu her bi yerden duyduğum yazardan okuduğum ilk kitap. Dilinin bulunmaz Hint kumaşı olduğunu düşünmesem de beğendiğimi söyleyebilirim. Çiftler arasındaki duygu yoğunluğunu okuyucuya geçirmede başarılı bence. Dante Russo'nun domuzlukları başlarda gerçekten beni çok gıcık etti, böyle bir kaşık suda boğacaktım kendisini neredeyse. Sonraki karakter gelişimi ise aşırı tatlıydı. Bu yüzden sevdim mi sevemedim mi anlayamadım. :D Ama Vivian'a karşı duygularını keşfettikten sonraki Dante benim favorim oldu. Net merak ettiğim karakterler ise Kai ve Sloane. Bu yüzden muhtemelen seriye devam edeceğim. Haydi konusuna geçelim; Dante Russo... Russo grup CEO'su. Tipik soğuk şehir adamı. Hırslı, kontrolcü, bay her zaman haklı, maalesef zeki :D Bu yüzden kimse ona şantaj yapamaz, elini kolunu bağlayacak durumlara sokamaz. Ta ki Francis Lau'nun masasına bıraktığı fotoğrafları görene kadar. Dante'nin kardeşinin hayatını elinden alabilecek olan bu fotoğrafların üstü ancak Dante'nin Francis'in kızı Vivian'la evlenmesi ile örtülebilirdi. Böylece cemiyette her zaman sonradan görme olarak yaftalanan Lau ailesi, cemiyetin en güçlü ailelerinden Russo'larla yollarını birleştirip cemiyette bir yer edinebilecektir. Vivian ise tipik Asyalı bir kız. Özellikle aileden gelen tüm kurallara boyun eğen, onları mutlu etmek için kendi mutluluğunu ikinci plana atan, başlarda beni aşırı sinir eden bir kızdır. Böyle bir sarsıp kendine gelmesini istedim ama çok şükür yazar sonlara doğru yapmış da bana saç baş yoldurmadı. Neyse ikili nişanlanır ve aynı evde yaşamaya başlar. Ancak Dante'nin bu şantajın altında kalması gibi bir durumu
1000Kitap
Öfke KralıAna Huang · Martı Yayınları · 01,968 okunma
8/10
·145 syf.··
2021 70. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2021 19:39
Tommasonun "Güneş Ülkesi" Thomas Moorenun "Ütopya"asına çox bənzər başlıqla başladı. (hərçənd ki Ütopya daha geniş mövzulu idi və yarıda buraxmışam) Mövzu ütopya kimi qeyd edilsə də 1000kitabda oxuduğum digər bir rəylə razıyam ki, bu kitabda bəhsi gedən ölkə kiminə görə ütopya kiminə görə distopya kimi görünə bilər. Ölkə din, astrologiya və elm kimi bir-biri ilə heç vaxt örtüşməyən sistemlərin harmanlanması ilə idarə olunur. Məhz buna görə də kitab türklər demişkən öz içərisində bir çelişki içərisindədir. Ölkənin əsas devizi "Hamının azdlığı"dır amma içərisində heç də hər kəsin azad olmadığı çox bariz görünür. Guya gender bərabərliyini əldə etmişlərmiş kimi danışır, 1 vərəq sonra isə ağır işlərim sadəcə kişilərin gördüyünü, qadınlardan ortaq istifadə olunmasını və s. oxuyuruq. Bunun kimi daha bir çox sosioloji, siyasi, ekonomik və başqa bir çox mövzunun həm ütopik həm distopik yanlarını eyni zamanda oxuyuruq. Budur ütopya? Bir də kitabda nəsil artırma mövzusu barədə yazılanlar mənə o qədər qorxunc idi ki, amma ölkə əhalisinə görə bu öyrənilmiş qaydalar idi. Kitabda bəhsi gedən, sözdə çarəsi tapılmış bütün mövzuların altında məntiqsizliklə iyi niyətin qarışdığını görmək olur. Necə mi? Doğulan uşaqlarım sağlam olması üçün doğru qadınlar doğru kişilərlə eşleştirilir. "Baş qadın" ürəmə üçün uyğun saat gələnə qədər cütləri başqa otaqlarda yatızdırır və doğru saat gəldikdə( saat da bürclərə görə seçilir pfff) qapılarının ağzını açır və onları sərbəst buraxır, heyvan kimi.. Kitabda tamamilə mənə xoş gələn, bugünkü dünyamızda olmasını istədiyim vəziyyətlər də var idi, olmadığına şükr etdiyim məsələlər də.. Təəssüf ki kitaba səsli qulaq asdığıma görə alıntılar götürə bilmədim. Buna görə də ilərləyən zamanlar da pdf və ya fiziki kitabı əldə edib yenidən oxumağı çox istiyərəm.
Edebiyat
Güneş ÜlkesiTommaso Campanella · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 20194,669 okunma