Mormon tarikatına mensup bir ailenin kızı olan Tara’nın yani kitabın yazarının yeni bir hayata çıkışının
ve kendisini inşa etmesinin hikayesi. Okullara karşı olan, kendilerini Tanrı yolundan ayırıp şeytana ayak uyduracağı, devletin sürekli kendilerine komplo kuracağı fikirleriyle dolu bir babanın; hastaneye karşı doktorların verdiği ilaçlara zehir gözüyle bakan, kendisini şifacı atfeden bir annenin; psikopat bir abinin ve tüm bunları içine sindiren kardeşlerin olduğu bir ailede büyümüştür Tara. Aslında kendisi de bu fikirlere ve inançlara körü körüne bağlıdır ama abisi Tyler’ ın üniversiteye gitmesiyle bir noktadan sonra okula gitme fikrine ısınmaya başladı ve okudukça ailesinin ne kadar cahil olduğunu babasının bipolar bozukluğu veya şizofreni hastası olduğunun farkına varmaya başladı. BYU’dan Chambridge’ e oradan da Harvard’ a uzanan bu başarılı ama bir o kadar da sancılı yolculuğu beni çok etkiledi. Yeni hayatına adapte olması hiç kolay olmadı. Bir yanı ailesine sıkı sıkıya bağlıyken diğer yanıyla böylesi bir dünyada yetiştiği düşüncesi onu kahrediyordu. Hala bir yanı aile yanına ve gerçekten de şeytanın ruhunu ele geçirdiğine inanıp eski dünyasına dönmeye hevesliydi ama diğer yanı abisinin ona çektirdiği acıları, babasının bu bağnaz ve akıl almaz düşünceleri annesinin ise her şeye gözlerini kapaması nedeniyle asla oraya dönmeyeceğini söylüyordu. Kitapta özellikle annesinden bahsederken hiç bir zaman annem dememişti hep “anne” diye bahsetmişti bunun sebebinin tüm bu olanlara gücü yettiği halde sessiz kalmasına asla çocukları için çaba sarfetmemesine bağlıyorum. Tara’da en büyük yarayı açan bu göz yumma olmuştu bence.
Şimdi bir akademisyen olan Tara herkese göre normal ama kendisine göre “yeni normal” hayatına devam ediyor.
Yine de dedi “ bir dağı aşmak zorunda olan bir seyyah gibi bu konuda susmak en iyisi; elbette dağ olmasa, yol çok daha rahat ve kısa olur; ama sonuçta orada ve aşılması gerekiyor!”
Ah birazcık kaygısız olmak, beni şu güneşin ışıdığı dünyada insanların en mutlusu yapardı… Başkaları birazcık çaba ve yetenekle karşıma geçip sıkılmaktan uzak bir kendini beğenmişlikle çalım satarken, ben kendi çabamdan ve yeteneğimden mi kuşkulanıyorum?