Taşradan Paris'e gelen küçük tacir, Paris'ten taşraya her zaman birtakım yeni fikirlerle geri döner; sonra bu fikirleri, içine daldığı ve yenilik arzularını yok eden taşra yaşamının alışkanlıkları içinde kaybeder.
Bir evde, evde kalmış bir kız varsa, bekçi köpeği gerekmez. Bu kızın görmediği, yorumlamadığı, olası tüm sonuçları çıkarmadığı en ufak bir olay bile yoktur.
Devletin tarihi ve mülkün coğrafyası bile yazılmamıştı.
Elde tarih diye dolaşan küçük derleme ve özetlemeler, basit, çorak, kısa ve kısırdı. Saray kendi hanedanının eski asırlardaki zaferlerinin ve kudretli şahsiyetlerinin bile eşelenmesini istemiyordu. Çünkü o takdirde, içinde yaşanılan devrin sefaleti, padişahın aczi meydana çıkacaktı.