BERAT

BERAT
@philolog
...
Deutsch Lehrer
Üniversite
Diyarbakır
250 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2021 22:20
Bu kitaba inceleme yazmak çok zor. Malesef yazabilecek yetkinliklere sahip birini bulamayız, anca yorumlama yapılabilir. En az 3 defa okunması gereken bir kitaptı. Müthiş.
Ezilenlerin PedagojisiPaulo Freire · Ayrıntı Yayınları · 20211,530 okunma
Reklam
8/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2021 16:25
Exilliteratur (sürgün edebiyatı) ün en büyük yazarlarından biri olan Stefan Zweig'ın önemli öykülerinden biri. Kitabı okurken Gestapoların yaptıklarını bir noktada sizde hissediyorsunuz. Adolf Hitler'in Nazi Almanyasında yaptıkları, toplumu nedenli mahvettiğinin örneklerini Stefan Zweig iyi bir şekilde aktarmış. Karşılaştırma yapmak gerekirse 80 darbesinde insanlarımızın yaşamış olduğu acılara benzer nitelikte ilerliyor. Ozamanlarda da tek kişilik hücrelere kapatılıyordu, kitapta değinilen fark ise, size umut olacak bir kitabın aynı zamanda sizi çıldırtabilecek olmasıdır. Umut insanı hem yaşatır hemde öldürür Kitap 76 sayfadan oluşuyor bundan dolayı içerik açıklamasına veya eleştiriye girmeyeceğim. Kapanışı Heinrich Heine'nin sözü ile yapmak istiyorum "Kitapların yakıldığı bir yerde, sonunda insanlar da yakılacaktır."
SatrançStefan Zweig · Müjde Yayınları · 2013279,1bin okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 13:34
Harrari'nin bir kitabını daha bitirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Bu şahane Eseri diğerlerinden ayrı tutarak okumak çok zor çünkü eserin belli bölümlerinde diğer eserlerine atıfta bulunuyor. Avusturya aborjinleri hakkında söylediği bazı eksik noktaları bu kitapta tamamlamış. Harrari bir Tarihçinin ne kadar objektif olması gerektiğini bu müthiş eserinde yine gözler önüne sermiş, kendisi bir Yahudi olmasına rağmen bağnaz gelenek ve görenekleri hiç acımadan eleştirmiş. Aynı durum Hıristiyanlık ve Müslümanlık içinde geçerli. Maalesef aynı şeyleri ülkemizde yapmaya çalıştığımızda vatan haini veya toplumdan dışlanmakla suçlanıyorsunuz(kitapta böyle bir bölümde var) bundan ötürü bazı bölümlerini okuduğumda çok büyük bir rahatlık hissettim. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri sizi "Düşünmeye" sevk etmesi. Gözlerimizin önünde olan ama göremediğimiz veya doğruluğundan emin olamadığımız çoğu konu hakkında belgelerle aydınlatması ve bu sürece ışık tutması gerçekten muazzam. Eğer teknoloji anlama ve dünyayı anlamlandırma bilincinde değilseniz kitabın ilk 100 sayfasından sıkılma olasılığınız mevcut ama eğer tam tersi ise eser kapanışa doğru daha çok ilginizi çekmeyi başaracaktır. Bu Eseri bir kişisel gelişim kitabı olarak adlandırmak çok büyük bir hata olacaktır. Bilakis yaşadığımız düzeni, etrafımızdaki oluşumları ve daha önceki olguları objektif bir bakış açısı ile bizimle paylaşıyor. Daha fazlasını yazmak isterdim ama okumanızın faydası bundan fazlası olacaktır.
İnsan ve Duygular
21. Yüzyıl İçin 21 DersYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 20189,1bin okunma
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
·
73 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2020 22:21
Yuval Noah Harari'nin okuduğum ikinci kitabıydı Homo Deus. Açıkçası Harari kitaplarını engin bir bilgi pınarı olarak okurlarına sunuyor. Sapiens'ten alışık olduğum derlemeleri bu kitabında da rahatlıkla görebiliyoruz. Bize global yaşam düzeni hakkında bilgi vermekten daha çok, geleceğe yönelik düşündürücü etkilere maruz bırakıyor. Bununla birlikte kitabı tam anlamı ile bir romandan öte, bir öğretmen, ansiklopedi, şeffaf bir bilgi kaynağı olarak görmek, kitabın kazanımı için önemli bir nokta olarak görüyorum. Hemen hemen herkesin bildiği "Lucy" filminden örnek vererek (beynin % kaçını kullandığımız yalanı) topumun zihninin basit bir filimle nasıl kirletildiğini anlayabileceğimiz bir şekilde anlatabiliyor. Aslında şuan da en çok ihtiyaç duyduğumuz kitaplardan bir tanesi olarak görüyorum. Çünkü bazı şeyler subliminal olarak o kadar çok bize enjekte edilmiş ki, bildiğimiz çoğu şeyi gözden kaçırıyoruz, bu konuda kitap uyarıcı bir etkene sahip diyebilirim. Bu gün şans eseri okuduğum Almanca bir makale kitabın otonom sürüşten bahsettiği kısmı adeta destekler biçimdeydi. BMW,Mercedes vb firmalarından birinde çalışan mühendis şöyle söylüyordu. " Mein Ziel ist es, dass mein heute zwölfjähriger Sohn keinen Führerschein mehr machen muss" 12 yaşlarında bir oğlum var ve benim amacım onun ilerde ehliyet almaya ihtiyaç duymaması. Bilimin korkunç bir hızla gelişmesi ve kontrol edilebilirliğinin olmaması gerçekten ürkütücü bir durum, diğer yandan hayatımıza sağlayacağı kolaylığı yukarıdaki örnekten anlayabiliyoruz ve bizi giderek daha çok tembelleştirdiğini de unutuyoruz. Öte taraftan bakmak gerekirse Avrupa vb gelişmiş ülkelerdeki bireylerin şuan da toplumuzda kol gezen geçim sıkıntılarından, daha çok hayatı nasıl güzelleştirebilirim felsefesi ile ilerlemeli bizim nedenli acınacak
Bilim
Homo Deus: Yarının Kısa Bir TarihiYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 201714,4bin okunma
10/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2020 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2020 11:04
Gerçekten severek okuduğum, değerli kitaplar arasında yerini aldı. İnsani iç güdülerin tüm çıplaklığıyla okurun yüzüne vurulduğu, bir girişle başlıyor. Kan,şiddet,cinsellik. İD'imizde bulunan bu vahşeti ne yazık ki bir türlü söküp atamıyoruz. Kolay bir şekilde değişkenlik gösteren insan psikolojisinin ne kadar yardıma muhtaç olduğunu sayfalar ilerledikçe daha rahat bir bakışla görebilme şansına erişiyoruz. Bu kitabın içinde bulunan kahramanlar distopik gelmemeli, bu insanlar hala içimizde bir yerlerde yaşıyorlar ve mevcut kapital döngü içerisinde kendilerine belirli roller biçerek yaşamaya devam ediyorlar. Kitapta örneklerini gördüğümüz; Hükümetin suçlular üzerinde yaptığı deneyler, şimdilerde evsizlere ve savaş tutsaklarına yapılıyor. Zaten evsiz dediğimiz kişiler de savaş veya kapital düzenin birer kurbanı değiller mi ? Ne yazık ki insan evladının aç gözlülüğü hiçbir zaman bitmeyecek, her zaman daha fazlasını isteyecektir. Toplumu bu hale getirenler de yine bizleriz. Çocuklarımıza birer yarışçı gibi davranarak, yarışamayan veyahut yarışacak gücü olmayanları birer işlevsiz parazit gibi görmek, onların insan olduğunu unutmak, seçme haklarını ellerinden almak, bu şekilde yaşayacaksın demekte bizim bir diğer eksiğimiz. Okuduğunuz için teşekkür ederim
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009112,9bin okunma
Reklam