Satranç

Stefan Zweig
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Okuduğum ilk Stefan Zweig kitabıydı.Hayatında santraçtan başka hiçbir şey olmayan zeki fakat kibirli bir, köylü çocuğu ile 2 dünya savaşı sonrası toplama kampından kurtulmuş hem zeki hemde kültürlü bir adamın , bir gemide başka biri sayesinde karşılaşmaları ve ikisinin de birbirinden , farklı hayat öyküsünü anlatan bir kitap. ve İkilemleri, gelgitleri ve bir türlü tutanamamanın öyküsü gibi. O dönemlerde ve o dönemin koşularında; Avrupa kültürünün Hitler Almanya’sı altında ezilişine bir işaret. Çünkü Odaya kapatılan Dr. B ile anlatır yazar Avrupa’yı. O kadar Sarsıcı ve bir o kadar da gerilim dolu bir eser. Hiçlik duygusunu dibine , kadar yaşatan bir eser. Bence; Zweig’ın bir nevi bu dünyaya veda mektubu.Yazarı intihara götüren bunalımın eşiğinde yazdığı eserlerinden biri olan Satranç, onun güçlü kalemini bizlere gösteriyor bu eserde..!
SatrançStefan Zweig · Müjde Yayınları · 2013279,2bin okunma
Satranç
Puan vermedi·76 syf.··
2021 5. kitabı
Bir oturuşta bitirebileceğiniz kısa hoş bir roman. İçinde verilen bir mesaj varsa da bunu herkesin kendine göre yorumlayacağını düşünüyorum. Okuyanlar hakkında düşündüklerini yazarsa mutlu olurum :) Okumayanlara tavsiye edebileceğim çerezlik bir kitap.
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Müjde Yayınları · 2013279,2bin okunma
SATRANÇ / Stefan Zweig (1943)
10/10
·76 syf.··
2021 100. kitabı
Bir yazar keşfettim. Hayır, tabi ki bir yazarı meşhur etmedim ama gözümün önünde durup da yıllarca fark etmediğim bir yazarı hayatıma aldım. İyi ki de almışım. Her sayfası bu kadar heyecanlı ve ilgi çekici kitap yazmak, üstelik az ama öz yazmak… Bence büyük maharet. Satranç’ta hikâye New York'tan Buenos Aires'e yolculuk yapan bir deniz vapurunda yaşanıyor. Bir grup yolcu gemideki satranç şampiyonu Mirko Czentovic'i partiye davet ediyor. İlk partiyi beklendiği gibi rahatlıkla şampiyon kazanıyor. Yine kaybedilmekte olan rövanş partisinin ortasında, oyuna Dr. B. adında bir başka yolcu daha katılıyor ve bir beraberlik kurtarıyor. Bunun üzerine yolcular tarafından Czentovic ile Dr. B arasında bir müsabaka organize ediliyor. Müsabaka başlamadan Dr. B. kitapta hikâyeyi anlatana satrancı nasıl öğrendiğini anlatıyor, ki bence kitabın en özel sayfaları bunlar. Ayrıca kitapta satrancın müthiş bir felsefesi yapılıyor. En üzücü tarafı ise bu kitabın Nazi zulmünden kaçan yazarın Arjantin’de ve hayatında yazdığı son kitabı olduğunu öğrenmek. Belli zaten, son kitapta nirvanaya ulaşmış.
SatrançStefan Zweig · Müjde Yayınları · 2013279,2bin okunma
10/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
Stefan Zweig kaleme aldığı Satranç kitabında  iki arkadaşın New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde geçmektedir. Hitler döneminde yaşamış ve bundan fazlasıyla etkilenmiş olan zweig, nazi gestaponun yaptığı  işkencelerin bir insanın duyularını nasıl köreldiğini anlatıyor ve kahramanı satrançla bir parça özgürleştiriyor. Çünkü satranç bir oyun değil, stratejilerin yapıldığı, bir adım ötesini düşünüp görebildiğimiz yaşam tarzıdır. Dr. b suçlu olmadığı halde kapatıldığı bir hücrede yapayalnızken askerin paltosunun cebinde bulduğu satranç kitabıyla satranç tahtası ve taşları olmadan satranç öğrenip kafasından oynamasıyla öğreniyor. Sonra gemide dünya şampiyonu Mirko Czentovic ile karşılaşıyor ve satranç oynuyorlar. Şampiyon benliğin aksine konuşma, anlama gibi birçok konuda sıkıntı çekmektedir.  Dr b’nin karamsarlığı, ümitsizliği, yalnızlığı, yaşadığı duygu yoğunluğu içinde ve içinde bulunduğu ‘’ hiçlik’’ kavramını aktarıyor. Hiçliğin, cehaletin, yüksek mevkilerde dolu sanılıp aslında içi boş olan insanların, psikolojik şiddetin insan ruhunda açabileceği yaraların ve dönemdeki mevcut ideolojilerin sonuçlarını anlatıyor. Kitabı okurken bazı cümleler beni daha çok büyüledi.
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Müjde Yayınları · 2013279,2bin okunma
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2021 18:19
Spoiler içerir Bir insanın yalnızlığından doğan kötü bir durumu anlatıyor. Yalnızlığını bastırmak için çaldığı satranç kitabını okumak ona fazlaca haz veriyor ve bu haz bir süre sonra onu kötü etkileyecek düzeye geliyor. Satranç konusunda o kadar usta oluyor ki kendiyle mücadele edecek düzeye geliyor. Bu yüksek düzeye geldiğinde çok hırs yaptığı için kendine de zarar veriyor. Son olarak şunu söylemek istiyorum bu kitapta şunu da anlatıyor yeteneksiz biri eğer çok çalışırsa doğuştan yetenekli birini alt edebilir. Anlatımı ve konusu olsun ben beğendim şiddetle tavsiye ederim
SatrançStefan Zweig · Müjde Yayınları · 2013279,2bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2021 63. kitabı
Stefan Zweig’in son eseri. Kitaptaki karakterin kaldığı hücrede, zihnini dinç tutabilmek adına, kareli bir örtünün üzerine ekmek kırıntıları koyarak hayal gücünün de yardımıyla satranç oynaması, kendi kendinin rakibi olması, daha sonra bir sinir krizi sonrası “Satranç zehirlenmesi” dediği hastalığa yakalanması. İlginçti. Zaten sayfa sayısı çok az olduğu için hemen de bitti. Tavsiye ederim.
SatrançStefan Zweig · Müjde Yayınları · 2013279,2bin okunma
8/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2021 16:25
Exilliteratur (sürgün edebiyatı) ün en büyük yazarlarından biri olan Stefan Zweig'ın önemli öykülerinden biri. Kitabı okurken Gestapoların yaptıklarını bir noktada sizde hissediyorsunuz. Adolf Hitler'in Nazi Almanyasında yaptıkları, toplumu nedenli mahvettiğinin örneklerini Stefan Zweig iyi bir şekilde aktarmış. Karşılaştırma yapmak gerekirse 80 darbesinde insanlarımızın yaşamış olduğu acılara benzer nitelikte ilerliyor. Ozamanlarda da tek kişilik hücrelere kapatılıyordu, kitapta değinilen fark ise, size umut olacak bir kitabın aynı zamanda sizi çıldırtabilecek olmasıdır. Umut insanı hem yaşatır hemde öldürür Kitap 76 sayfadan oluşuyor bundan dolayı içerik açıklamasına veya eleştiriye girmeyeceğim. Kapanışı Heinrich Heine'nin sözü ile yapmak istiyorum "Kitapların yakıldığı bir yerde, sonunda insanlar da yakılacaktır."
SatrançStefan Zweig · Müjde Yayınları · 2013279,2bin okunma
Puan vermedi·76 syf.··
2021 69. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2021 10:55
Uzun zamandır beni bu kadar heyecanlandıran ve düşündüren bir roman okumamıştım.Aslında eserden roman olarak mı hikaye olarak mı bahsetmek daha doğru onu bilmiyorum ama hissettirdikleri çok ağır bir romandan farklı değil.Bir insana verilebilecek en büyük ceza,onu hiçliğe mahkum etmektir.Kitaptan çıkardığım sonuç bu.Ancak bu sonuçla beraber bir de soru işareti belirdi kafamda:Hepimiz hiçlikle sonuçlanan ya da hiçlikle varolan bir hayatı sürdüğümüze göre hepimiz hayatlarımızla cezalandırılmıyor muyuz?Kitaptan çok keyif aldım.İlgililere keyifli okumalar diliyorum.
SatrançStefan Zweig · Müjde Yayınları · 2013279,2bin okunma
HİÇLİK...
10/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2020 10:15
Dünyaya geldik ve bir hiçliğin ortasında bulduk kendimizi. Evet, büyüdük, çalıştık, eğlendik, nadir de olsa mutlu olduk ama yaşadıklarımızın hepsi bir hiç olacak. Ve bir hiçliğin içerisinde yaşadığımızı bilmek, insan ruhuna vurulmuş en büyük darbedir.
SatrançStefan Zweig · Müjde Yayınları · 2013279,2bin okunma
Satranç
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
•İki Satranç dehasını düşünün... Birinin satranç dışında hiçbir kabiliyeti yok. Hatta bir tümceyi bile, imla hatası olmadan söyleyemiyor. Buna rağmen Satranç oyununda kazandığı başarılarla, kendini beğenmişlik hastalığına yakalanmaktan geri kalmıyor... Diğeri ise başarılı bir avukat iken, Nazi Almanya'sında tutuklu olarak kaldığı yerde, bir sorgu öncesinde yalnızlık ve hiçlik duygusundan kurtulmak için çaldığı bir kitabın (tesadüf eseri ki bu kitap "Satranç Oynama Teknikleri" üzerine yazılmış) tutsağı oluyor ve Satrancı onun için bir hayata tutunma aracı yapıyor... (Stefan ZWEİG’in intihar etmeden önceki son kitabıdır.)
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Müjde Yayınları · 2013279,2bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.