philomath

Bir hikaye anlatmak ile hikayeler aracılığı ile konuşmak tamamen farklı şeylerdir. Bir hikaye daha canlı, daha anlam yüklüdür. Fazla şey söylemez ama çok şey gösterir. Tüm büyük ustalar hikaye ve anektodlardan yararlanmışlardır. Bunun nedeni şudur, bir şey direkt olarak söylendiğinde çok şey kaybedilir. Direkt ifade fazla kaba saba, ilkel, şekilsiz, çirkin oluyor. Kıssadan hisse veren bir öykü ise mesajı gayet dolaylı olarak iletiyor. Bu her şeyi çok daha yumuşatıyor; olayı daha şiirsel, mantığa daha az dayalı, yaşama daha yakın, daha çelişkili bir hale getiriyor. Tanrı için mantığa dayalı kıyaslamalar yapamazsın, herhangi bir ergümanı kullanamazsın, ama hikaye anlatabilirsin.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
...elinde piposu ile haham israel aralarına katıldı. Çok dostça davrandığı için ona sordular, "anlat bize, sevgili haham, tanrıya nasıl hizmet etmeliyiz?" Evet, ancak derin bir dostluk varsa bir şey sorulabilir. Ve ancak derin bir dostluk varsa bir cevap verilebilir. Usta ile müridi arasında derin bir dostluk vardır. Bu bir aşk ilişkisidir. Müridin doğru zamanı beklemesi gerekir ve Usta'nın da doğru zamanı beklemesi gerekir; dostluk akıp giderken, arada engel yokken, o zaman her şey cevaplanılabilir. Hatta bazen sorular cevap verilmeden cevaplanmış olurlar; kelimeleri kullanmadan da mesaj iletilebilir.
Sayfa 26·Kitabı okuyor
Felsefe
Görünüşe bakılırsa insan doğası gereği, bizler işler gerçekten kötü bir hal alana ve artık eskisi gibi devam edemeyeceğimizi fark ettiğimiz noktaya gelene dek değişime direniriz. Bu, bir birey için olduğu kadar toplum içinde geçerlidir. Kim olduğumuza, ne yaptığımıza, nasıl yaşadığımıza, neler hissettiğimize ve nelere inandığımıza veya ne bildiğimize bakmadan önce kriz, travma, ölüm, hastalık ve trajedi bekleriz. Genelde ancak "en kötü senaryoyu" yaşadığımız zaman sağlığımızı, ilişkilerimizi, kariyerimize ailemizi ve geleceğimizi destekleyen değişimler yapmaya başlarız. Benim mesajım şudur: Neden bekleyesiniz?
Sayfa 20·Kitabı okuyor
1000Kitap
Hayat o kadar geniş ve inançlar o kadar küçük ki; hayat o kadar sınırsız ve inançlar öylesine minnacık ki. Yaşam asla hiçbir inanç ile uyuşmuyor ve eğer inançlarına zorla hayat vermeye kalkışırsan imkansızı deniyor olursun.
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Felsefe
Bir seferinde Nasreddin hoca dedi ki, "ben asla olmam gerektiği gibi olmadım. Tavuk ve karpuz çaldım, sarhoş olup hem yumruklarımı hem usturamı kullanarak kavga ettim, ama bir şeyi asla yapmadım: bütün bu kötü ve çirkin davranışlarıma rağmen dinimden asla vazgeçmedim." Şimdi bu nasıl din anlayışı oluyor? Yaşamının üzerinde hiçbir etkisi yok. İnanıyorsun, ama o inanç hayatına hiçbir etki etmiyor, onu hiç değiştirmiyor. Senin yaşayan bir parçan olmuyor, kanına girmiyor, onunla nefes alıp vermiyorsun, kalbin onunla çarpmıyor tamamen işe yaramaz bir şey olarak kalıyor. En fazla bir süs olabilir, ama asla senin bir işine yaramaz.
Sayfa 17·Kitabı okuyor
Felsefe