Pandemi ve distopya. Hastalık covid19 değil ama, tüm dünyayı hasta eden başka bir hastalık. Pandemi zamanında devletin ve örgütlü sosyal hayatın ne büyük tehlikede olduğunu gösteriyor. Sisteme ne kadar bağlı olduğumuzu. Ne kadar isyan etsek de sistem var ki isyan edebiliyoruz. Bir de şunu düşünmeme neden oldu, bir toplum ölünce cennete mi gider? Mesela bir futbol kulübünün ruhu vardır, seyirci tipi vardır, karakteri vardır, insan gibi. Ama bir gün kulüp kapatılsa, ruhu cennete mi gider? Insanlar da hücreler topluluğu değil mi, bıraktığımız aslında koyu bir balın üstünde oluşturduğumuz şekil gibi; kahvaltıda bal ile oynayın, surat çizin, bir kaç saniye sonra yavaşça yutulan o surat nereye gitti?
Harika! Sosyoloji, bildiğini sandığın şeye farklı gözlüklerle bakmayı sağlayan bilimdir. Bunun en iyi örneklerinden. Anarşi, eylem, devrim gibi toplumsal hareketlerin arka planını farklı bir gözle yorumluyor. En güzel marksizm kitaplarından.