Leibniz ve Boole tarafından geliştirilen ve bugün bilgisayar mantığının da temeli olan simgeleştirme sisteminin eksiklikleri ve çözümsüzlükleri olduğu açıktır. Frege, bundan bağımsız olarak çok daha başarılı bir simgeleştirme sistemi ortaya koymuştur; sadece önermeleri ve basit karşılaştırmaları değil yargıda bulunmayı da simgeleştirmiştir. Fakat ortaya çıkan sistemin 'dil'in esnek ve karmaşık olmasından daha sade olmadığı, Begriffsschrift'i anlamak için dil öğrenmek kadar çaba gerekeceğini gözden kaçırmıştır. Bilim sadeleştirmeyi hedeflemelidir. iki tür bilim var, keşfedenler ve kategorize edenler. Kategorize edenler abartınca bilim kriptik bir şekle dönüyor. Her paragrafın başına bir başlık yazıp, aynı cümleleri ezberlenecek şekilde farklı farklı ifade edince bilim skolastik bir hale geliyor. Yapma Frege, bool mantığı gayet yeterli, bu basit mantık bugün yaoay zeka üretir hale geldi. Güzellik burada, darılma ama senin kitabın tarihi değeri haricinde bir çöp. Günlük okura satılmamali, kriptik bilgi damgası ile satilmali. Gereksiz, okumayın.
Pandemi ve distopya. Hastalık covid19 değil ama, tüm dünyayı hasta eden başka bir hastalık. Pandemi zamanında devletin ve örgütlü sosyal hayatın ne büyük tehlikede olduğunu gösteriyor. Sisteme ne kadar bağlı olduğumuzu. Ne kadar isyan etsek de sistem var ki isyan edebiliyoruz. Bir de şunu düşünmeme neden oldu, bir toplum ölünce cennete mi gider? Mesela bir futbol kulübünün ruhu vardır, seyirci tipi vardır, karakteri vardır, insan gibi. Ama bir gün kulüp kapatılsa, ruhu cennete mi gider? Insanlar da hücreler topluluğu değil mi, bıraktığımız aslında koyu bir balın üstünde oluşturduğumuz şekil gibi; kahvaltıda bal ile oynayın, surat çizin, bir kaç saniye sonra yavaşça yutulan o surat nereye gitti?