“Sana bir şey anlatacağım. Olay, geçen kış başıma geldi. O zamanlar hem işsiz hem de parasızım. Dışarı da çıkamıyorum. Sabah bir kalktım, boğazımda felaket bir ağrı. Evde ilaç yok. Tülbent sardım. Sıcak tutmaya çalıştım. Çorba yaptım. Gün boyu oyalanıp durdum evde. Gazete okudum. Televizyon seyrettim. Biriken bulaşıkları yıkadım. Yarım kalmış şarkı sözlerim vardı, onları tamamladım. Akşam oldu. Kapıcı çöpü almak için geldi. Kapıyı açtım, çöpü uzattım ve adama ‘İyi akşamlar’ demek için ağzımı açtığımda, sesimin çıkmadığını fark ettim. Düşünsene Bukre, koca gün akşama kadar konuşacak kimsem olmadığı için anlamamıştım sesimin kısıldığını. İşte yalnızlığın en kötü yanı... Konuşacak kimsen olmayınca, sesinin kısıldığını bile anlayamıyorsun.”
İyi Hissetmenin Kimyası ๑ ◕‿◕ ๑
✔️Dopamin🙂
Görev üstlenmek.
Bir şeyler üretmek.
Küçük başarıları kutlamak.
✔️Oksitosin🙂
Hayvan sevmek.
El ele tutuşmak.
Sarılmak.
Birinden hediye almak.
✔️Serotonin🙂
Meditasyon yapmak.
Günlük tutmak.
Geçmişteki başarıları ve güzel günleri düşünmek.
✔️Endorfin🙂
Gülmek.
Komik şeyler izlemek.
Güzel kokular koklamak.
Düzenli egzersiz yapmak.
#alıntı