Bireyler nasıl kişisel tarihlerini kabullenmedikçe huzur bulamıyorlarsa, toplumlar da ortaklaşa mutabık olabildikleri bir tarihi paylaşmadıkça kargaşadan arınamayabilirler.
İnsanların birbirlerinin imgeleriyle ilişki kurmaları günümüzde her zamankinden daha yaygın. İnsanların birbirlerinin dediklerini anlamaya çalışmak yerine, anladıklarını varsayarak konuşmalarını sürdürmeleri de öyle. O kadar ki bazı insanlara, olumlu ya da olumsuz, sahip olmadıkları nitelikler atfedilebiliyor. İnsanların birbirlerini sis bulutları içinde algılamaya çalışmalarının bedeli ise giderilemeyen bir içsel yalnızlık.