on

on
@pinkcloud
Buraya saklandım sessizlikle çarpıştırmak için kafaları.
Sokak, gökyüzü ve evler sahip olma, birbirine ait olma duygusunun yepyeni bir haliyle karışıp içime doluyordu: Daha önce hiçbir zaman, varoluşumun en hararetli anında bile bu şeylerin gerçekten var olduklarını, yaşıyor olduklarını, onların ve benim varoluşlarımızın bir ve aynı olduğunu,bütün olarak da sadece sevgiyle kavranabilen, sadece kendini teslim edenin kucaklayabileceği o büyük ve muhteşem, mutluluğa doyulmayan yaşam olduğunu böylesine güçlü hissetmemiştim.
Sayfa 66
Reklam
Ne var ki kaderin tüm beklentilerimi yerine getirmesi ve benim de bunun õtesinde hiçbir şey talep etmeyişim bir alışkanlık haline geldiğinden bu hal giderek yaşamımda bir hyecan eksikliğine ve cansızlaşmaya yol açtı. O dönemde bazı yanı farkındalık anlarında bilincine tam varmadan içimde özlemini çektiğim şey arzulardan ziyade, arzulama arzusuydu; daha güçlü, daha bağımsız, daha tutkulu,daha doyumsuz istek duyma, daha yoğun yaşama, belki de acı çekme ihtiyacıydı. Fazlasıyla aklı başında bir yöntemle varoluşumdan bütün çelişkileri uzaklaştırmıştım ve bu çelişki yokluğu canlılığımı söndürüyordu. İsteklerimin giderek daha da azaldığını ve zayıfladığını, duygulanıma bir tür donukluğun yerleştiğini görüyordum; belki de en iyisi şöyle ifade edecek olursam, bir tür ruhsal iktidarsızlık ve yaşamda tutkuyla yer alabilme yetersizliği hissetiğimi söyleyebilirim. Bu eksikliğimi Önce küçük İşaretlerden fark ettim, Tiyatrolardaki ve salonlardaki bazı sansasyonel toplantılara katılmayı giderek daha sıklıkla ihmal ettiğimi, övgüyle söz edilen kitapları ısmarlayıp sonra da haftalarca hiç dokunmadan yazı masamın üzerinde bıraktığımı gördüm; gerçi mekanik bir biçimde merak duyduğum seyleri toplamaya, kadeh ve antika satn almaya devam ediyordum, ama onları düzenlemekten vazgeçmiştim...
Sayfa 7
İnsan
... "Sadece ciddiyet değil, delikanlı." dedi sonra, "öncelikle tutku gerekli. Tutku yoksa, en iyi ihtimalle bir eğitimci olursun - insan her şeye içten gelen bir duyguyla, her zaman ama her zaman tutkuyla yaklaşmalı."
Sayfa 191