Kucaklayıp yaşayamayacağım şeyi kucaklamaya çalışmam bir hataydı. İyi yaşamanın bitirmen gereken şeyleri bitirerek yaşamak anlamında geldiğini bu defa öğrendim.
Her zaman karşılaştığımız insanlar, manzaralar bize düşüncelerimizi söylemek ve bunların birbirine ne kadar yakın olduğunu tespit etmek imkanını veriyordu. Bu fikir yakınlığı her noktada aynı şekilde düşünmenin neticesiydi; gerçi bunda, bir tarafın fikrini kabul edip kendisine mal etmeye diğer tarafın evvelden hazır bulunmasının da tesiri vardı. Fakat karşısındakinin her kanaatini doğru bulup benimsemek için vesile aramak da bir nevi ruh yakınlığı alameti değil miydi?