Puan vermedi·431 syf.··
2026 16. kitabı
Kesinlikle herkes okumalı çok çok çok beğendiğim bir kitaptı sonlarında gözyaşkarım pıt çok beğendim sonrasında yüreğim seni çok sevdiyi de okudum ama piraye beni daha çok etkilemişti Canan Tan’ın dilini çok beğeniyorum
PirayeCanan Tan · Altın Kitaplar · 201350,4bin okunma
Masiyetler, çoğu zaman matemlerle bize geri dönüş yapar.
9/10
·240 syf.·
2026 35. kitabı
Allah’ın rızası üzerine başlanmayan her şeyin sonu hüsrandır. Kitapta bunu Semir karakteri üzerinden çok güzel bir şekilde anlatıyor müellif. “Herkes yapıyor, ben de yapayım; ne olacak? Hem ben herkes kadar aşırıya gitmiyorum, onlar kadar kötü değilim.” tesellileriyle yanlışları yapmaya devam ediyoruz. Yanlış yanlıştır, günah günahtır; bunun azı çoğu yok. Rabbimiz “terk et” demiş, nokta. “Ben diğerleri kadar dine aykırılık yapmıyorum.” diyerek günahtan sıyrılamayız. Bir de o günaha hiç yaklaşmayanlara bakmak gerek. Dinimize aykırı gelen her şey, pek tabii fıtratımıza da aykırı olduğu için hep bir huzursuzluk yaşarız. Ama o yanlışa çoğu zaman devam ederiz. Ve bu yanlışlar, çoğu zaman matemlerle bize geri dönüş yapar. Kölelik kalkmadı, sadece şekil değiştirdi; buna artık hemfikiriz. Patronların köleleriyiz, makamların köleleriyiz, sosyal medyanın köleleriyiz… Hatta bazıları artık ilah edinip bunlara kul olmaya başladı. Ve şirk aldı başını gidiyor. Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur: “Ümmetimle ilgili olarak korktuklarımın en korkutucu olanı, Allah’a şirk koşmalarıdır. Dikkat edin, ben size onların aya, güneşe ve puta tapacaklarını söylemiyorum. Fakat Allah’tan başkasının emirlerine ve arzularına göre iş yapacaklarını söylüyorum.” (İbn Mâce, Hadis No: 4205) Bu hadis tam da Semir karakteri için söylenmiş bir hadis gibi. Mal mülkle o kadar kafayı bozdu ki patronunun hevesine, arzusuna göre hareket etmeye başladı. Allah’ın emirlerini hep kulak ardı etti, hep erteledi. Ve tabii sonu hüsran oldu. Ve gelelim İnascığımıza… İnas’ın satırlardaki dine bağlılığını okurken hep “Ahh, kızım da böyle olsun.” dedim. “Allah’ım, ona şöyle güzel güzel namaz elbiseleri alsam, eşimle birlikte hep beraber namaz kılsak…” diye insan hayal kurmadan edemiyor. :) :) Ama Ennus’un ailesi
Înâsİyad Kunaybi · Minber Yayınları · 2023146 okunma
Reklam
Geceye Konuşanlar Kitap Yorumum
Puan vermedi·384 syf.··
2026 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 10:49
“Gece bazen susmaz… bazı hikâyeleri sadece karanlık anlatır.” ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎Ben geldim ve bugün sizlere düşmandan aşka sevenlerin bayılacağı, tek oturuşta bitirebileceğinize emin olduğum bir kitapla geldim: Kader Arvas – Geceye Konuşanlar ‎ ‎Canfeza Karaçay… Yıllarca tetikçilik yapmış bir adamın kızı. Babası Şeref Karaçay, kendisine verilen her görevi eksiksiz yerine getirmiştir; ta ki son görevine kadar… O görevi reddetmesinin bedelini ise ağır öderöder:: sadece gözlerini oynatabildiği, yatağa mahkûm bir hayat… (bu kısımda gerçekten içim parçalandı…) ‎ ‎Babası bu hâle geldikten sonra, geride kalan borç yükü Canfeza’nın omuzlarına biner. O da hem ailesine bakabilmek hem de bu borçları ödeyebilmek için iki işte birden çalışır. Gündüzleri oto yıkamada araba tamir eder (evet, bildiğiniz gibi değil ) ve illegal işlere bulaşır, geceleri ise bir mekânda tarot kartlarıyla fal bakar. (bu kadar yükü tek başına taşımasına gerçekten hayran kaldım…) ‎ ‎Tam da bu karmaşanın ortasında, hayatına Şahan Mirza Balabey girer… Önce oto yıkamada, sonra çalıştığı diğer mekânda yolları kesişir. Mirza, Canfeza’yı ilk görüşte fark eder ve onun etrafında dönmeye başlar. Ama Canfeza’nın önceliği bellidir: ailesi. Bu yüzden Mirza’ya kolay kolay yüz vermez. (kızım biraz naz yap ama bu kadar da değil dedim içimden ) ‎ ‎Ta ki bir gece… İşten dönerken gördüğü bir cinayet, Mirza’nın yöntemleriyle işlenmiş gibi gösterilince ve suç onun üzerine yıkılmaya çalışılınca, her şey geri dönülmez bir şekilde değişir… ‎ ‎Spoiler vermeden yorumuma geçiyorum ‎Ben normalde düşmandan aşka kurgulara mesafeli biriyim ama bu kitap… beni resmen içine çekti. Tek günde bitirdim ve “bir bölüm daha” derken nasıl bitti anlamadım. (resmen elimden bırakamadım!) ‎ ‎Canfeza’nın ailesi için verdiği mücadele, o
Geceye Konuşanlar 1Kader Arvas · Ephesus Yayınları · 202627 okunma
10/10
·47 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Hiç üzülmedim bisküvi sonuçta yenilecekti. Kitabı beğendim. En çok da nam nam deyip bisküviyi kovaladıkları yerleri. (7 yaş Zehra) Kitap Zehra dan çok beni etkiledi. Yaşlı adam ve kadın yalnız ve çocukları olmadığından bahsediyor. Sonra yaşlı kadın bir gün bisküvi yapıyor. Bisküvi pişince canlanıp koşmaya başlıyor. Koştukça köydekiler teker teker peşine takılıyor. Burası biraz macera ve merak uyandırıyor. Sonrasında bir tilki onu kandırıp afiyetle yiyor. Tamam eninde sonunda bir bisküviydi yenilecekti deyip geçtik, geçmesine ama neden yaşlılar yalnızdı. Ben düşündüm ki çocukları gibi sevecekler. Gözyaşım pıt. Ben bu kitabı sevmedim. Bir de hanımefendi demez mi tilki trol yaptı. ¿ Kandırdı resmen trol nereden çıktı? Bisküviye üzülmemiş ama bana üzülmüş bisküviyi üzüldüm diye.
Bisküvi AdamMairi Mackinnon · İş Bankası Kültür Yayınları · 202120 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
Dansa Davet Dans etmek bir çığlığı susturmak mı? Umudunu kaybeden bir halkın hikayesi bu. Jeu-des- Enfants Sokağı nda bir kadın, kucağında bebeği bir evden çıkıyor. Bir köprünün ortasında durup çocuğunu ırmağa atıyor. Bebek, sönmüş kireç yüklü, içilemeyecek cinsten bir suyun içinde sallanıyor. -"Enneline, çayır çimenden ziyade felaket ve kıl tüy bitiyor bu zamanda. Sütün kalmamıştı. Onu doyuramayacaktık. Hem sonra başkalarının yaptığı gibi onu yemekten iyidir böylesi." Sarışın kadın hiç cevap vermiyor. Pıt pıt pıt parmaklarıyla uzun uzun ritim tutuyor. Sonra ayağa kalkıyor. Atölyenin kapısını açıp bağırarak sokağa çıkıyor. Sarışın kadın kendi etrafında hafifçe dönüp zarifçe uzattığı kollarını birbirinden ayırıyor ve bir kızboceği gibi kanat çırpıyor... Evet, dans salgını çaresiz bir annenin bebeğini açlıktan yememek için nehre attıktan sonra kederinden aklını yitirmesiyle başlıyor. Açlık ve sefalet içinde çocuklarını, sokakta ki köpekleri ve kendi pisliklerini dahi yiyen çaresiz insanlar. Ölen insanların da yenildiği bir kasaba. Ve bu ağır travma sonucu başlayan bulaşıcı dans salgını. Ölene denk dans eden binlerce insan. Bu salgını durdurmaya çalışan karnı tok, sırtı pek devlet ve din adamları. Toplumsal gerçekler o kadar iyi anlatılmış ki etkilenmemek elde değil. Ve bu olayın 1518 de gerçekten yaşandığını biliyor muydunuz? #jeanteulé @selyayincilik #okudumbitti
1000Kitap
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Puan vermedi·576 syf.··
2026 76. kitabı
KÖPRÜ KRALI – Merve Akyüz Merhabaalar, hazırsanız yeraltı dünyasına giriş yapıyoruz. İyi ki yanımızda Pars Tuna var yoksa başımıza neler gelirdi neler… Pars Tuna kim dediğinizi duyar gibiyim, hadi gelin biraz anlatayım. Evde hasta bakımı için iş teklifi alan hemşire Miray, bu teklifi kabul eder. Bir gün ansızın bir kazaya karışan Miray, bu sayede yeraltının karanlık başrolü Pars Tuna ile de tanışmak zorunda kalır. Pars Tuna, Miray’a delicesine vurulurken aşk, acımasızlığıyla ikiliyi kucaklar. Pars Tuna, karanlık dünyanın otoritesi. Gücüyle, düşmanlarını titretse de biz okuyucular onun en şeffaf noktalarını da gördüğümüz için yumuş yumuş olduk. Tamam en azından ben, Pars Tuna’yı okurken gözlerimden kalpler çıkarttım. Aşk bizim yeraltı dünyasının sarsılmaz başrolüne çok iyi geldi. Bütün rutinleri sarsıldı ve aşkın ateşiyle yandı. Canım Miray’ım, zaten yaralı kalbi pıt pıt atarken işinden başka bir şeyi düşünmüyordu. Pars’a karşı dikkatli olsa da aşk işte bu insan teslim olmadan duramıyor. Merve Akyüz’ün kalemiyle Yedinci Oğul ile tanışmıştım. O eseri de çok sevmiştim. Köprü Kralı çıktığı gibi asla ayrı kalamadım. Bir de Pars’ı okuyacağımızı öğrenince çok sevindim diyebilirim. Bilmeyenler için küçük bir info vereyim. Yazarın Yedinci Oğul kitabında Pars Tuna geçiyor. Tabi detayı detayına okumuyoruz ama az çok hakim olmuştuk. Köprü Kralı ise başlı başına Pars Tuna’nın dünyasından bir kitap.
Köprü KralıMerve Akyüz · Dokuz Yayınları · 202662 okunma
Reklam
Reklam