“Ücra ormanlarda bir haz vardır;
Issız kıyılarda mest olurum;
Hiç kimsenin rahatsız etmediği bir toplum vardır;
Derin denizlerde ve uğultusunda bir müzik vardır;
İnsanı daha az sevmem ama doğayı ondan çok severim.” Lord Byron
Hayatınızın en berbat günlerini yaşıyorsunuz. Tam olarak dibe vurmuş durumdasınız. Sonra aniden karşınıza bir telefon numarası çıkıyor. Arıyorsunuz. Telefonun diğer ucunda hiç tanımadığınız bir ses: Tanrı'nın sesi. Muhtemelen bunun bir şaka olduğunu düşünüyorsunuz. Ya da belki de delirdiğinizi. Fakat bu ne bir şaka ne de siz keçileri kaçırdınız. Sahi, o numarayı yeniden aramaya cesaret edebilir miydiniz?
Meleklerden İlhamlar, sizi melek varlıklarınızla iletişim kurmaya teşvik edecek egzersizler ve derslerle, meleğinize yakınlaştırmakla kalmayıp diğer insanların yaşamını değiştirmenize de yardımcı oluyor.
Azra Kohen'le Aeden ile tanıştım. Dilini ve hayal dünyasını o kadar çok beğendim ki daha sonra hemen Fi, Çi ve Pi üçlemesini aldım. Daha önce bu üçlemeyi çok kere görmüştüm ama nedense kitap arkası anlatımı beni pek etkilememişti.
Aeden benim hayal dünyama cuk diye oturdu. Başka gezegenlerde hayat olması fikri beni her zaman heyecanlandırmıştır. Cümleleri okurken zihnimde birçok sahne oluştu. Hayal dünyamı renklendirdi. Okumaktan büyük keyif aldım ve bittiğinde gerçekten üzüldüm. Bitmesini istemediğim bir filmin bitişi gibi oldu kitabın sona ermesi.
Neden Avrupalılar Amerika'yı keşfetti de Amerikalılar Avrupa'yı keşfetmedi? Bazı toplumlar gelişirken neden bazıları geç kaldı ya da gelişemedi? Gelişen toplumlar başka toplumlara nasıl zarar verdiler?