Kur'an ya bir Arap tarafından, ya Arap olmayan biri tarafından, ya Hz. Muhammed tarafından veya Tanrı tarafından 'yazılmıştır. Argümanı şöyle özetleyebiliriz: 1. Kur'an edebî ve dilsel nitelikleriyle insanlığa meydan okur. 2. 7. asır Arapları, Kur'an'ın edebî nitelikleriyle yarışabilecek en kabiliyetli insanlardı. 3. 7. asır Arapları, Kur'an'ın hitabını aşan bir eser ortaya koymakta başarılı olamadılar 4. Alimler ve uzmanlar Kur'an'ın taklit edilemez bir 'kitap' olduğuna tanıklık ettiler. 5. İlmi/bilimsel olmayan tanıklıklar makul değildir, çünkü tesis edilmiş arka plan bilgisini reddetmişlerdir. 6. Dolayısıyla (1'den 5'e kadar olan maddelerden çıkarı-yoruz ki), Kur'an taklit edilemez, eşsizdir. 7. Kur'an'ın taklit edilemezliği; bir Arap tarafından, Arap olmayan biri tarafından, Hz. Muhammed Tanrı tarafından yazılmış olmasıyla açıklanabilir. veya 8. Bir Arap tarafından, Arap olmayan biri tarafından veya Hz. Muhammed tarafından yazılmış olamaz. Bunlara göre, en iyi açıklama Kur'an'ın Tanrı'dan gelmiş olmasıdır. (2. Maddenin açıklaması)Alim Taki Osmani , "belâgat ve hitabet onlar için bir can damarı idi" Şairlerin hayatlarını yazan ve 9. asırda yaşamış olan el-Cumâhi, "Şiir, Arapların bütün bilgilerinin birikimi ve sahip oldukları ilim ve irfanın en büyük pusulası idi; işlerine şiirle başlar ve şiirle bitirirlerdi. (... Arap kabi-lelerinden birinde bir şair yetiştiğinde, diğer kabileler tebrik etmek için gelirlerdi, şenlikler hazırlanır, kadınlar çalgıların etrafında düğünlerdeki gibi bir araya gelir, yaşlı ve genç erkekler de bu güzel haberin keyfini çıkarırlardı. Araplar iki halde bir-birlerini tebrik ederlerdi; iri bir çocuğun doğumunda, diğeri ise aralarından bir şair yetiştiğinde. 9. asır alimlerinden İbn Kuteybe, Arapların gözünden şiiri şöyle tarif
Sayfa 319·Kitabı okudu
Magdalalı Meyrem- İsa'nın Eşi
...Sonuç olarak Petros bir kadının arkasında ikinci sırada bulunmaktan ötürü hoşnutsuzluğunu dile getirir. Zannedersem Petros cinsiyet ayrımcılığı yapıyordu." Sophie duyduklarını kavramaya çalışıyordu. "Bu Aziz Petros değil mi? Mesih'in kilisesini inşa ettiği kayalık." "Aynı ama işin içinde bir bityeniği var. Değiştirilmemiş olan bu dizelere göre İsa, Hristiyan Kilisesi'nin kuruluş direktiflerini Petros'a vermemişti. Verdiği kişi Magdalalı Meyrem'di'' Sophie, onu baktı. "Yani Hristiyan Kilisesi'nin bir kadın tarafından devam ettirileceğini mi söylüyorsunuz?" "Plân buydu, İsa ilk feministti. Kilisesinin Magdalalı Meyrem'e emanet edilmesini istemişti."
Reklam
Seyyid Kutub’un şu eserleri bulunmakta: “Tarihte fikir ve yöntemler” ve “Yoldaki işaretler”. Şehid kardeşimiz, büyük İslam düşünürü Muhammed Kutub’un: “İslami terbiye yöntemi”, “İslami sanat yöntemi” ve yazılı olup da gün ışığına çıkmasını Allah’tan dilediğimiz “İslam tarihi yöntemi” ve daha burada sayamadığımız diğer kitaplar. Şüphesiz ki bunlann hepsinin sayısı, bir elin beş parmağım geçmez. Bu alanda sahip olduğumuz eserlerin hepsi de genel ve kapsamlı bir görüşle çıkış yaparak, bütün bölümlerin o mükemmel geometrik plan içerisindeki tabii yerlerini almasını sağlamaktadır. Bu konulara ek olarak. Peygamber efendimizin (s.a) hayatını ve hareket yöntemim, gerçekten de öğrenmeye çok ihtiyacımız var. Kainatta beşerin sarfettiği sözlerin en yücesi olan, adet itibariyle onbinleri bulan, bu büyük hadis hazinesi, gökyüzündeki yıldızların dağınıklığı gibi dağmık bir şekilde durmaktadırlar.
Sayfa 14 - Nehir Yayınları
Borsacı Katibi – Detaylı Özet (Spoilerlı) Borsacı Katibi, Sherlock Holmes'un çözdüğü en ilginç dolandırıcılık vakalarından biridir. Hikâyede cinayet değil, zekice hazırlanmış bir sahtekârlık planı vardır. Olayın Başlangıcı Hikâye, işsiz bir borsacı kâtibi olan Hall Pycroft'un Sherlock Holmes'a başvurmasıyla başlar. Pycroft, Londra'da saygın bir borsa şirketinde iş bulmuştur. Maaşı da oldukça iyidir. Tam işe başlayacağı sırada kendisini Arthur Pinner adlı bir adam ziyaret eder. Pinner, Pycroft'un finans piyasalarındaki yeteneğini öve öve bitiremez ve ona çok daha yüksek maaşlı bir iş teklif eder. Bu teklif o kadar caziptir ki Pycroft şaşırır. Üstelik Pinner, işe başlamadan önce ona avans para verir. Ancak bazı garip şartlar da öne sürer: Eski işverenine istifa ettiğini bildirmemesini ister. Kendi el yazısıyla çeşitli belgeler yazdırır. Yeni iş için Birmingham'a gitmesini söyler. Bu durum Pycroft'un içine şüphe düşürür ve Holmes'tan yardım ister. Birmingham'daki Gariplikler Holmes, Watson ve Pycroft birlikte Birmingham'a giderler. Pycroft'un çalışacağı şirketin ofisi son derece bakımsız ve boş görünmektedir. Büyük bir şirketten çok terk edilmiş bir depoyu andırır. Burada Pycroft, şirketin yöneticisi olduğunu söyleyen başka bir adamla tanışır. Fakat dikkatli bakınca onun Arthur Pinner'a çok benzediğini fark eder. İki adam kardeş olduklarını söylerler. Ancak Pycroft küçük bir ayrıntı yakalar: Her ikisinin de ağzında aynı yerde bulunan altın kaplama diş vardır. Holmes hemen sonuca varır: Ortada iki kardeş yoktur. Aynı kişi farklı kılıklara girerek iki ayrı insan rolü oynamaktadır. Planın Ortaya Çıkışı Bir süre sonra sahte şirket yöneticisi gazetede bir haber okur ve büyük bir paniğe kapılır. Hatta kendini asarak intihar etmeye çalışır. Holmes ve Watson son anda onu
Alıntı
Gümüş Şimşek (Silver Blaze) – Detaylı Özet (Spoilerlı) The Memoirs of Sherlock Holmes içindeki en ünlü Sherlock Holmes hikâyelerinden biri olan Gümüş Şimşek, kaybolan bir yarış atı ile öldürülen bir antrenörün gizemini konu alır. Hikâye, Holmes'un en meşhur çıkarımlarından biri olan "gece havlamayan köpek" ipucuyla tanınır. İngiltere'nin en ünlü yarış atlarından biri olan Silver Blaze (Gümüş Şimşek), yaklaşan Wessex Kupası'nın açık favorisi olarak görülmektedir. Atın sahibi Albay Ross, yarıştan büyük umutlar beslemektedir. Ancak yarıştan birkaç gün önce büyük bir skandal yaşanır. Atın kaldığı King's Pyland çiftliğinde çalışan nöbetçi genç Ned Hunter uyuşturulmuş halde bulunur. Aynı gece atın antrenörü John Straker ortadan kaybolur ve ertesi sabah bozkırda ölü bulunur. Üstelik Gümüş Şimşek de kayıptır. Polis kısa sürede şüpheyi bahisçi Fitzroy Simpson üzerine yoğunlaştırır. Simpson'ın olay gecesi çiftlik civarında görüldüğü, çalışanlara para teklif ettiği ve ölü antrenörün elinde Simpson'a ait bir kravat bulunduğu ortaya çıkar. Bütün deliller Simpson'ı suçlu gösterse de Sherlock Holmes olayda bir şeylerin yanlış olduğunu hisseder. Holmes ve Watson Dartmoor'a giderek soruşturmaya katılırlar. Holmes olay yerini incelerken diğerlerinin önemsiz gördüğü ayrıntılara dikkat eder. En dikkat çekici noktalardan biri, ahırdaki bekçi köpeğinin gece hiç havlamamış olmasıdır. Holmes'a göre bu son derece önemlidir. Çünkü eğer atı kaçıran kişi yabancı olsaydı köpek mutlaka tepki verirdi. Demek ki gece ahıra gelen kişi köpeğin tanıdığı biriydi. Holmes daha sonra başka gariplikler de keşfeder. Straker'ın cebinde çok ince ve hassas ameliyatlarda kullanılan özel bir bıçak vardır. Ayrıca bazı koyunların sebepsiz yere topalladığı öğrenilir. Bu ayrıntılar ilk bakışta alakasız görünse de
Alıntı
Loyola (1491–1556) transformed his rebirth at Manresa to a plan for spiritual discipline, a military manual for special forces at the service of the pope. The result was the Society of Jesus, the Jesuits, the greatest single force in Catholicism’s campaign to recapture the spiritual domains seized by Protestantism.
Reklam
Reklam