Puan vermedi·112 syf.··
2022 13. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2022 23:20
Arkadaşlar okurken sinir krizine girdim resmen(özellikle de kitabın sonlarına doğru)Öfkemin diğer bir sebebi de kitapda yazılan her cümlenin modern toplumumuzda da yaygın olan durumu anlatmasıydı. Konusu; Çiftlik eskiden Jonas diye bir çiftçi yarafından yönetiliyormuş.Sonra bir domuz çıkmış demiş ki arkadaşlar biz köle değili,eşitiz, insanlardan daha iyiyiz,daha iyilerine layığız.Sonra diğer hayvanlar başkaldırmış.Ayaklanmadan sonrakı bir kaç hafta huzurlu geçmiç,sonra iki domuz(napeleon ve snowball)anlaşamıyorlar.Sonuç olarak snowball ortadan kayboluyor.Napeleon yönetime geçiyor.İnsanlarln uyguladığı kuralları daha katı bir şekilde uyguluyur.Ama hayvanlar korktukları için ayaklanamıyorlar. Domuzlar zeki,her şeyi çabuk kavrıyorlar bu yüzden plan,program ,yönetim onların işi oluyor. Koyunlar cahil,sorgulamadan körü körüne inanan topluma işaret ediyor. Ayaklanmaya çalışan bir kaç hayvana da yanlış oldukları dayatılıyor. Sonuç olarak sinirlerimi bozdu bu kitap.Yani durumu zamanında anlayıp el koysaydılar,her şey bu kadar kötüleşmezdi.Bu ,bu günümüze de aittir. En üzücü kısım; bu kitabın 1940 yıllarının ve daha eskisinin toplumundan bahsediyor olması ve bunun 21'ci yüzyılda da aynı olması.Toplum hiç bir zaman eşit olmayacak(
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Flipper Yayıncılık · 2021296,8bin okunma
Kul Olduğun Yerin Adıdır Kâbe
Puan vermedi·144 syf.··
2022 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2022 16:05
Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor ki: "Hac ve umreyi art arda yapınız. Çünkü bu ikisi, körüğün demir, altın ve gümüşün pasını giderdiği gibi fakirliği ve günahları yok eder.." Sonra giderim dediği yere bir baksınlar. Bugün adi bir insan bile en son bana baktın, diye yüzüne bakmıyor. Kâbe en son bakılacak bir yüz müdür? Resûlullah en son bakılacak yüz müdür? Ben hayatımı değiştireceğim, karar alacağım diyenleri şeytan aldatıyor.. Ben bilginin iman olmadığını o an anladım... _____________________________ Zenginlerin, para biriktirmiş randevu almışların, plan program yapıp hazırlanmışların değil, bilakis davet edilenlerin gidebildiği Mukaddes bir Belde orası, Cezire'tül Arap... Allâhû Te'âla'nın Beyti Mukaddesi.. Öylesine sade ve öylesine ihtişamdan uzak. Görünüşte çölün ortasına kurulmuş bir bina, hakikatte ise öyle değil.. Giderseniz yahut gitmişseniz anlarsınız ne demek istediğimi.. Kara örtüsüyle Kâbe.. Hiç yabancılık çekmiyorsun karşısında, sanki yıllarca gelmeni beklemiş bir anne gibi kucakladığını hissediyorsun seni.. Mekke'nin havası ve insanı sert, Kâbe günleri meşakkatli.. Medine'ninse hem havası hem insanı öylesine yumuşak ve naif.. Tıpkı Hicretteki gibi.. Medine, hâla Ensar'ların yurdu.. Oraya gitmenin Araplara para yedirmek olduğunu düşünürdüm hep,oraya gidene kadar bir garibanı giydir doyur, diye de kızardım kendime.. Halbûki Kâbe'ye giderek kul olabiliyormuş aslında insan... Mekke'nin meşakkatinde, sertliğinde pişiyor, Medine'nin şefkatinde insan oluyormuş insan... Ve sonra hakikaten iman ediyormuş.. Bilmekle iman etmek çok farklı şeyler.. Kimi Kâbe'yi gördüğünde, kimi Mescid-i Nebevî'de Resûlullah' ın huzurunda, kimiyse evinin bir köşesinde zikrederken, yahut ağır bir imtihanla başa çıkarken, belki de mucizelere tanık olurken hakikaten iman
Din
Kabe'yi İlk Gördüğümde...İsmail Tongar · Nesil Yayınları · 201532 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
BANA “HAYAL” SAT
5/10
·216 syf.·
2022 32. kitabı
Ah Veronika ah… Bu üç noktanın ardından, hikayenin ne kadar etkileyici olduğundan bahsetmeyi ve bu doğrultuda kitabı övmeyi çok isterdim; fakat senaryo biraz farklı olacak. Her şeyden önce bir noktaya açıklık getirmek ve tavsiyede bulunmak istiyorum; kitabın kapağına ya da başlığına bakıp başından sonuna kadar kasvetli, depresif ya da sizi dibe çekecek bir hikaye okuyacağınızdan çekiniyorsanız, bu önyargıyı bir kenara bırakabilirsiniz. Durum pek de korktuğunuz gibi değil. Peki bu durum kitabın abartıldığı kadar iyi bir kitap olduğunu gösterir mi, detaylı incelemeye geçiyorum: ------------------ [-> SPOILER (!) Öncelikle hikayemiz Veronika adındaki genç ve güzel başkarakterimizin başarısız intihar girişimi ile start veriyor. Bu girişimi; hayattan tat alamama, monotonluktan sıkılma, hiçbir şeyin tatmin etmemesi, her şeyin anlamsız gelmesi, arzu edilen mutluluğa erişememe vs. gibi birtakım makul sebeplere dayandırdığını görüyoruz. Kişinin varoluşsal sorgulamaları doğrultusunda, bünyesinde meydana gelen psikolojik buhranlar olarak da nitelendirilebilir. Bu ilk bakışta ilgi çekici bir karakter gibi görünse ve “acaba bilinçaltında neler yatıyor” gibi bir merak hissi uyandırsa da okumaya devam ettikçe, durumun beklenildiği kadar ilgi çekici ol(a)madığını anlıyorsunuz. Belirtmeden geçmek istemiyorum; kitabın İngilizce çevrimi “Veronika Decides to Die (Veronika Ölmeye Karar Verir)” ki bu anlatılan hikayeye çok daha uygun bir başlıkken, Türkçe uyarlamasında “Veronika Ölmek İstiyor” tercih edilmiş. Basit gibi görünen ancak anlamsal açıdan büyük fark yaratan bir çeviri hatası olarak değerlendirilebilir. Veya “ölmek istiyor” tabiri, diğerine oranla daha vurucu bir tabir olduğu için stratejik bir pazarlama mantığı ile hareket edilmiş de olabilir -ki bu kulağa daha olası
Psikoloji
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,6bin okunma
Yarala'Sar Serisi 4. Kitap (Final)
7/10
·400 syf.··
2022 23. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2022 03:38
Serinin son kitabı. 3. kitap çok heyecanlı, önemli bir yerde bittiği için hemen bu kitaba başladım. Bu kitapta anlatılan olaylar seri için gerekli şeylerdi lakin bu benim okumayı istediğim şeyler demek olmuyor. Bazı kısımları okurken çok sıkıldım, birileri bana özet geçse atlardım yani. Sedef'in çilesini bir türlü bitmemesi kabak tadı verdi. Ayrıca a bildiğimiz olayın iç yüzünün sürekli b çıkmasından da sıkıldım. Yani ilk bazıları tamamda sonrakilerde karakter aklını kullanıp 'bu olay böyle olamaz, bunun içinde bir iş var' diye düşünüp araştırıp gerçeklere ulaşsa daha mutlu olurdum. ≈Spoiler≈ En gereksiz karakterden başlarsak Nazlı, keşke bu kadar plan program yapmadan gerçek baban olup olmadığını teyit etseydin. Kendi intikamını almak için bir bebeği oyunlarına alet etmeseydin. Fırat babası olur, Arslan ve Songül de evlenir, herkes mutlu olur diye düşünmüştüm. İlki gerçekleşti, ikinci de gerçekleşebilir bence. Her yan karakterin hayatını gördüğümüz ve aklımızda soru işareti kalmadığı için mutluyum. Açık uçları sevdiğim söylenemez. Sedef ve Alaz ilişkisinde sen ana kadar güven olmaması beni çok yordu. Okurken yorulduğuma göre yaşayanı hayli hayli yormuştur. Tamam Sedef'e hak veriyorum, Alaz sürekli gizli saklı olanlar yaptı da okurken sıkıldım işte. Düğün günlerinde bile kavga ettiler. Kavga konusunu unuttum dhkdjmdj ondan detay veremiyorum. Neyse yine de mutlu son olmasını sevdim. Sedef iyi bir anne oldu. İshak karakterine bayıldım. Çok sevdim. Sedef ile aralarındaki ilişki de çok tatlıydı <3 ≈Spoiler Bitti≈ Seri boyunca yetişkin içerik yoktu. İşkence sahnelerinden dolayı ben +16 yaşın okumasını öneririm. Seriyi genel olarak ortalama buldum. Üstte de bahsettiğim gibi sürekli Sedef'e bir şeylerden olmasından sıkıldım. Biraz fazla abartılmış geldi. Aşk romanı
1000Kitap
Yaralasar - 4Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202110bin okunma
İbnü’l- vakt olmak
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
İbnü’l-Vakt” olmak, yani yaşadığı ânın kıymetini bilerek, onunla en güzel şekilde âhiretine hazırlık yapmak. Son zamanlarda tasavvuf ile ilgili makaleler ve kitaplar okumaya gayret göstermekteyim. Bu kitabı okudukça İbnü’l-Arabî, İmâm-ı Rabbânî, Niyaz-i Mısri gibi Tasavvufun önde gelen isimleri, sözleri ve eserleri arasında bağlantılar kurarak hislerimi ve düşüncelerimi de kuvvetlendirdim. Bu kitabı birkaç kelimeyle özetlemek elbette mümkün olmayacaktır. İstisnasız her sayfasından kendime çıkardığım dersler, hayatımı şekillendiren nasihatler olmuştur. Ben incelememi İbnü'l Vakt terimi altında yapmamın isabetli olacağını düşünüyorum. Tasavvufa göre İbnü’l vakt, geçmiş ve gelecek kaygısından kurtulan ve yalnızca bugünü değerlendirmekle meşgul olan olarak tanımlanır. İslâm’da boş zaman veya boşa geçirilecek bir tatil anlayışı yoktur. Hatta çalışırken yorulan bir insanın dinlenirken dahi bir işle meşgul olması, çalışarak dinlenmesi söz konusudur. Ömür insanoğluna verilmiş kısıtlı ve kıymetli bir zaman dilimi, mühlettir. İnsan ömür mühletini iyi kullanmadığı takdirde hüsrana uğramaktan kurtulamaz. Çünkü her insan, doğduğu andan itibaren, tahakkuk müddeti meçhul bir ölüm hükmü ile mahkumdur. Bizler ise zamanı şuursuzca tüketerek ömrümüzü ziyan ediyoruz. Oturup nefis muhasebesi yapmaya bile vakit ayırmazken fani, eninde sonunda zayi olacak şeylerle ömrü heba ediyoruz. Plan, program bir çoğumuzda zaten yok .. Ne yazık ki bu millet yaşaması gereken hayatın ancak onda birini hakkıyla yaşıyor. Gerek mali sahada, gerek düşünce ve kültür sahasında ve gerekse sağlık sahasında olsun durum böyledir. Umarım ki hepimiz üzerimizde cereyan eden zaman tezgahını fark edip onun içerisinde anı bulan ve onu hakkıyla değerlendirelerden olup İbnü'l vakt olmayı başarabiliriz. Zamanın Kıymeti-Pratik Baskı
Din
Zamanın Kıymeti-Pratik BaskıAbdulfettah Ebu Gudde · Takdim Yayınları · 20197,4bin okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
Özlem Yanmaz’dan; Kırk Birinci Evin Banyosu… İnanılmaz enerjisiyle pek çok işi birden kucaklamış bir kadın Özlem Yanmaz; iş insanı, anne, editör, yazar… Uzun zamandır yayımlanan öykülerini keyifle okuduğum sağlam bir kalem. Elinin değdiği her işi başarıyla yürütüyor; açıkçası bunun nedeni sızıyor öykülerinden; plan, program, disiplin… Kırk Birinci Evin Banyosu… On altı öykü… İnsanın beyin yorgunluğunu, yoksunluklarını, beklentilerini, insan olduğunu unutmama çabaları içinde ufalanan umutlarını, o kırıntılardan yeniden bir hamur karıp bütünleşme isteğini, kimi zaman da kendini istemsizce yok etmesini anlatan öyküler… Kentlerin, sistemin sömürdüğü, yaşamın mekanikleştirdiği insanlar… Dünya hâlleri; hayatın içinden çekilmiş fotoğraf kareleriyle… Kişisel alanlarında ne denli kendi başınadır insan, yaşamak için çabalamaktan başka bir şey değildir tahammül sınırlarını zorlayan dayatmalara katlanmak… Ve bir insan ancak kendi yaşadıklarını bilir, karşımızdaki kişide bildiklerimiz gördüklerimizden ibarettir. Özlem Yanmaz, her öyküsünde insan ruhunun başka bir katmanına ulaşmış, yaşanmışlıkların röntgenini çekmiş, almış getirmiş, kitabının içine konumlandırmış, anlatmamış; göstermiş adeta, o hayatları anlamamızı sağlamak için bu gösterime gereksinimimiz olduğunu keşfetmiş; mücadelenin ne olduğunu ruhunda hisseden bir yazar olarak… Beni fazlasıyla etkiledi kitap; hatta içindeki öykülerin hangisini daha çok sevdim diye uzunca düşündüm. Madde, Çöp, Can, Kırk Birinci Evin Banyosu… Madde’ye bayıldım, kitaba adını veren öykü şahane… Yok yok, tümü… Arka kapakta deniyor ki: “Söz konusu Özlem Yanmaz’sa… Biz onun adını yanına yazıyoruz: EY ÖZGÜNLÜK!” Son zamanlarda okuduğum en nitelikli öykü kitaplarından Kır Birinci Evin Banyosu… Yolu açık olsun. Yüreğine sağlık Özlem
Kırk Birinci Evin BanyosuÖzlem Yanmaz · Edebiyatist · 202116 okunma