Suç mu? Kader mi?
6/10
·392 syf.··
2021 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2021 20:46
Okuyup bitireli yaklaşık iki hafta oldu. Bu süre zarfında notlarımı tekrar gözden geçirmek için de çokça sürem vardı. Livaneli nasıl başarıyor bilmiyorum ancak etkili eserler üretebiliyor. Fakat bahsedeceğim bu kitabı kurgu ve ahenk yönünden, öncekilerin ya da benim önceki okuduklarımın biraz gölgesinde. En baştan belirtmek istiyorum ki okuyacağım kitapları yazarlarının şahsi düşüncelerine ve ideolojilerine göre seçmediğim gibi okuduktan sonra yaptığım incelemelerde de yine sadece eserin kendisini değerlendirmek niyetindeyim. Ayrıca bugüne kadar maalesef maruz kaldığım durumlardan bir diğeri incelemenin bütününü okumadan yapılan yorumlar oldu. Kısaca yazarın fanatiğiyseniz okumamanızı öneririm ya da hiç olmazsa tamamını anlayarak okumanızı rica ederim. Hadi başlayalım! Spoiler içerebilir. Tadınız kaçmasın. Eserin ilk baskısı her ne kadar Kasım 2002’ de yayımlanmış olsa da, kurgunun geçtiği zaman aralığını kestirebilmek oldukça zor. Bir yerlerde hain terör örgütü kurulalı 15 sene oldu deniyor, başka bir yerde İstanbul’ un 2000’ li yıllar nüfusu paylaşılıyor, bir taraftan Hizbullahçılar ortalıkta fink atıyor. Özel TV' ler vs. sonuç olarak 1993 – 2002’ li yılların karışımı hakim. Türkiye bu harmanlanmış yılları yaşarken, Van Gölü’ nün çevresinde pek kimsenin bilmediği, yöre kadınlarının avluda sohbet ederken yere çömelip ihtiyaçlarını giderdiği -ben hiç duymadım- , bağnaz, dini hissiyatın sömürüldüğü bir kasabada, bir kuytuya hapsedilmiş Meryem vardır. Hikayemiz böyle başlıyor. Meryem hapsedilmiştir çünkü çok büyük suç işlemiştir. En başta bir kız olarak dünyaya gelmiş, ardından tecavüze uğramıştır. Hem de amcası tarafından. Bundan daha büyük bir suç olabilir mi? Kasabanın fiili dini lideri amcası ve diğer aile büyükleri Meryem’ in geleceğini düşünürken, Meryem’ de bu
1000Kitap
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,7bin okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2021 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2021 22:07
Müslüman Genç için zamanı planlı ve programlı kullanmak demek, Efendimiz’in (sav) duasına nail olmak demektir. Çünkü Efendimiz (sav) buyuruyor ki; “Vaktinin kıymetini bilene Allah merhamet etsin.” O halde bir Müslümanın zaman israfından kaçınması,zamanını daha iyi ve etkin kullanabilmek için gayret etmesi, hem Efendimiz’in duasına talip olması hem de Allah’ın rahmetini talep etmesi demektir. Ahir zamanda yaşayan bir Müslüman için vakti hakkıyla değerlendirmeye gayret etmek olmazsa olmazlardandır. Çünkü Efendimiz (sav) buyuruyor ki; “Zaman öyle hızlanır ki, bir sene bir ay, bir ay bir hafta, bir hafta, bir hafta bir gün, bir gün bir saat, bir saat bir ateş kıvılcımı kadar olur.” Şimdi düşün ve muhasebe yap! Vaktini daha etkin değerlendirmek ve zamanı kontrol etmek için hangi fedakarlıkları yapıyorsun? Nefsinin hoşuna giden şeylerden ödün verebiliyor musun? TV’den, internetten, sosyal medya kullanımından, arkadaş muhabbetlerinden fedakarlık yapabilir misin? En son zaman kontrolü için karar verdiğinde ne kadar sabırlı davranıp devam edebildin? Sakın unutma! Bütün hayırlı işler senin aktif kullandığın ve israf etmediğin vaktin içinde gerçekleşir. Boşa harcanmış her vakit, yapılmamış büyük hayırlar, okunmamış kitaplar, öğrenilmemiş ilimler ,dokunulmamış yürekler demektir. O vakit önümüzde bulunan uygulanmamış planlar çöplüğünü elimizin tersiyle itip yarın değil pazartesi değil sınavlardan sonra değil hemen şimdi başlayıp devamlı uygulayabileceğimiz bir plan yapıp işe koyulalım. Çünkü manevi program Müslüman Gencin direniş merkezidir. Zamanımızı nasıl kontrol edelim? İşe nereden başlayalım? Nasıl bir program yapalım? Programımızda nelere yer verelim? Vaktimizi daha verimli hala getirelim? Tüm bu soruların cevaplarını hatta daha fazlasını Abdulaziz hocamızın bu kitabında
Müslüman Gençler İçin İrade TerbiyesiAbdülaziz Kıranşal · MGV Yayıncılık · 2022842 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Soru Nasıl Çözülür?
9/10
·112 syf.·
2021 23. kitabı
Uzun zaman önce okuduğum bir kitap incelemesini bugün ekliyebildim. Sizlerinde okumanızı tavsiye ederim. Bu kitapta soru çözme tekniğine sahip olmanın önemini, başarıya uzanan yolda nelere ihtiyaç duyulabileceğinizi, dikkat edilmesi gereken hususları ve konuyla ilgili sunulan etkili çözüm önerilerini bulacaksınız. Unutmamalısınız ki iyi bir plan, uygun bir program ve her şeyden önemlisi kuvvetli bir inançla üstesinden gelemeyeceğiniz hiçbir problem yoktur. Hedeflerinize ulaşmak zannettiğiniz kadar zor değil. Sadece ne istediğinizi bilin ve zorlu ama zevkli bir yarışa hazır olun.
1000Kitap
Soru Nasıl Çözülür?Aylin Atmaca · Timaş Yayınları · 20065 okunma
Özet
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2020 11:30
Phileas Fogg, kimsenin hakkında hiçbir şey bilmediği zengin ve kibar bir İngiliz beyefendisidir. Son derece düzenli bir hayat sürmesi, titiz ve dakik yaşayan biri olmasıyla ünlüdür. Bir gün, üyesi olduğu “Londra Kulübü”nde, gerçekleştirilmesi imkânsız gibi görünen bir konuda, servetinin yarısını ortaya koyarak iddia­ya girer: Dünyanın çevresini 80 günde dolaşacaktır, hem de bunu, önceden bir plan program yapmadan gerçekleştirecektir. “Beyler, 21 Aralık günü beni burada bekleyin” demeyi de ihmal etmez. Fogg, tek bir gecikme ya da tek bir aksilik sonucu her şeyini kaybetmesine neden olacak bu imkânsız yolculuğa yardımcısı Passeportaut eşliğinde koyulur. Bu arada, bir dedektif Fix, bir banka soyguncusunun peşin­dedir. Banka soyguncusu, Bay Foog’a çok benzemektedir. Bu yüzden, dedektif Fogg ve yardımcısını adım adım izlemektedir. Hatta, “soyguncuyu buldum” diye merkezine haber verip, tutukla­mak için izin ister. Çünkü yaptığı istihbarata göre, Fogg İngilte­re’den çok acele çıkmıştır ve de yanında büyük miktarda da para taşımaktadır. Üç kahramanımızın bindiği gemi Afrika’ya varmıştır. Afri­ka’dan 14 Ekim’de Aden’e, oradan 20 Ekim’de Hindistan’ın Bom­bay limanına varırlar. Dedektif Fix, Hindistan polisinden Fogg’un tutuklanmasmı ister. Hind polisi, İngiltere’den emir gelmeden bu işi yapamaya­caklarını belirtip, reddeder. Bombay’da, Fogg’un yardımcısı, treni beklerlerken, bir tapı­nağa ayakkabı ile girdiği için, ayakkabıları çıkartılarak tapınaktan sille tokat atılır. Bunu efendisine söylemez. Trene binip, Hindistan’ın içlerine doğru yola koyulurlar. An­cak, tren hattı henüz tamamlanmadığı için, Tren belli bir yerde durur. Daha ileri gitmesi mümkün değildir. Araya araya bir fil bulup, satın alırlar. Ve yola koyulurlar. Hedef Kalküta’dır. Yolda, fil duraklar. İnsan kokusu
1000Kitap Gerçek Okurlar
Seksen Günde DevriâlemJules Verne · Arkadaş Çocuk Yayınları · 201724bin okunma
Köy Enstitülerini merak edenlere
Puan vermedi·264 syf.··
2021 6. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2021 14:37
Yönetimi kendi eline almış, ülkenin bağımsızlığını sürdürecek tek gücün, ulusun egemenliği olduğunu anlamış ve bunu bizzat yaşamış bir halk var.Bunu devam ettirecek , bu ülkeyi yönetecek, ileriye götürecek nesiller yetiştirmek gerekiyordu. Cumhuriyeti, değerlerini halka benimsetmek gerekiyordu. Bunun en temel ve etkili yolu, toplumsal değişim ve dönüşümü başlatacak en önemli araç, eğitim idi. Ancak meslek bilgisi olmayan, ilköğrenimi görmeyen, din hocalarının öğretmenlik yaptığı yerdi okullar.10.102 öğretmenden sadece 2734 ü meslek öğrenimini görmüştü. Padişahlık sisteminin okullarından Cumhuriyet değerlerine sahip okullara evrilmesi bir gereklilikti. Bu yüzden eğitimde yeniliğe gidilmesi şarttı. Yeni nesli, Cumhuriyetin değerleriyle donatmak gerekiyordu, öğretmenleri de Cumhuriyetin değerlerini aktaracak şekilde yetiştirmek gerekiyordu.. Peki devrimler kentlerde hayat bulabilirken köye ulaşamıyordu, köye nasıl ulaşılacaktı? Köylerde Misak-ı Milli sınırlarımızdı, köylerde yönetime ortaktı .Bu devrimlerin köylerde benimsenmesi köylünün de ekonomik,kültürel,sosyal ,düşünce anlamında gelişmesi şarttı .Devrimleri köye yayacak nitelikli kişiler yetiştirilmeliydi bu yüzden. Köyde klasik eğitim, sadece okuma-yazma öğretimi gibi bir anlayışın etkili olması beklenemezdi. Köyün unsurları başkaydı.Köy enstütüleriyle köyü kendi unsurlarıyla( tarımıyla, hayvancılığıyla, teknik işlerle) içten canlandırmak, köye kök salmak, köylü elitler yetiştirmek hedefti. Köye özgü bir sistem oluşturulmalıydı. Öğrenilen bilginin köyde işlerlik kazanması gerekirdi .Öğrendiğini köy yaşamında kullanabilen, köye aktarabilen insanlar yetiştirilmeliydi. Kendi giysilerimizi kendimiz üreteceğimiz, kendi yiyeceğimizi tarımla kendimiz karşılayacağımız bir eğitim planlanıyordu. Üretime yönelik bir
Köy Enstitüleri DosyasıAhmet Özgür Türen · Destek Yayınları · 2018504 okunma
Momo Kitap Özeti ve İncelemesi
9/10
·304 syf.··
2021 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 15:00
Herkese merhaba! Bugün 9 yıl önce ortaokuldayken öğretmenimizin bize okuttuğu bir kitabı tekrar okumanın ve yorumlamanın sevinciyle geldim! Kitabımız Momo! Ortaokuldayken okuduktan sonra bir arkadaşıma vermiştim, sonra geri getirmemişti. Bu olaydan sonra, lisede de böyle bir hata yaptım ve kitabım kapağı yıpranmış, hasar görmüş bir şekilde geri geldi. Ben de bir daha kimseye kitaplarımı vermemeye gayret ediyorum artık. Neyse, Momo'nun o baskısından da bir daha bulamadım. Mecburen başka bir yayıncılıktan aldım. Şimdi geçelim özet ve yorumuma. BOLCA SPOİLER İÇERİR!!!! Momo, yaşını kendisinin bile tam olarak bilmediği -söylediğine göre 100 yaşında :)- bir kız çocuğu. Bir şehrin antik tiyatrosunda görülür bir gün. Herkes merak içinde bu kız çocuğunun kim olduğunu sormaktadır. Kimsesiz, yalnız olan bu çocuğa halk elini uzatır. Antik tiyatro harabesinin basamaklarının altında bir odacık yaparlar Momo'ya. Her gün yemek getirirler, saatlerce sohbet ederler. İnsanlar Momo'yla sohbet etmeye bayılır. Çünkü Momo'nun üstün bir yeteneği vardır: Çok iyi bir dinleyicidir. İnsanların anlattıkça anlatası gelir. Herhangi bir sorunu olan biri Momo'ya gelip sorununu anlatır, Momo hiçbir şey söylemeden dinlese bile sorununu anlatan kişi birden aydınlanır ve çözümünü kendi içinde bulur. Hatta insanlar arasında yeni bir deyim çıkmıştır "Git bi Momo'ya uğra". Hiçbir sorunu olmayan kişiler bile Momo'yla konuştuğunda eskisinden çok daha iyi hissediyordur. Şehirdeki 7'den 70'e herkes Momo'yu çok seviyordur artık. Onsuz yapamaz olmuşlardır. Bu şekilde aylar geçer. Günlerden bir gün Momo'nun berber arkadaşının -Fusi- ziyaretine bir adam gelir. Fusi'nin canı çok sıkılıyordur, yapacak hiçbir şeyi yoktur. Ziyaretine gelen kişi de bunu biliyordur. Fusi'nin gözü önünde çeşitli zaman hesaplamaları
Edebiyat
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,4bin okunma