2/10
·136 syf.··
2020 41. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2020 19:10
Evet, insanlar hesapçıdır. Kendilerince bir plan program belirler. Karşı tarafı, karşı tarafın haricindeki başka birçok unsuru, düşünmeden hareket ederler. Bu onların makine olduğu anlamına gelmez insan çok sathi olarak anlatılmış. Üzerine birden hayvanlarla kıyaslaması var ki akıllara zarar. Tamam "insan hayvandan üstün yaratıldı bununla beraber hayvanlarında insanlardan üstün tarafları vardır. Mesela onların içinde hiçbir kafir, münkir, yalancı ve dolandırıcı, hiçbir hilekar ve sahtekar yoktur." Bu malumumuzda be kadar eğitilseler de ortalama bir insan kadar olmaları düşünülebilir mi düşünmek lazım.
İnsan Nedir?Mark Twain · Dedalus Kitap · 202319bin okunma
Kız kardeşlerime ithafen :)
Puan vermedi·264 syf.··
2020 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2020 00:24
Birgun kadınlar günü etkinliğine katılmıştım. Katılmak derken de öyle okul yolu üzerinde olduğundan ötürü ordan geçmek durumunda kalmıştım. Ama katıldım. Çünkü baya bekledim o alanda. Neyse etrafı izlemeye gözlemlemeye başladim. Kötü bir huy mu desem bilmiyorum ama etraftakilerin konuşmalarına bazen odaklanır baya dikkatlice dinlerim. O gün yine aynısını yaptım. Bazı kadın arkadaşların sloganları felan. Tuhaftır ki bazen aralarında erkeklere hakaret ediyorlardı. Duydum yani :) öylece kendi kendime demiştim bunlar ne yapıyor kimleri karşılarına alıyorlar diye. Erkeği mi karşılarına alıyorlar vs vs. O günlerde okuduğum bir kitaptan ötürü söyle bir not karalamıștim. " İlk kazıkla birlikte kadınların devri bir daha açılmamak üzere sonsuza dek kapanmıştır. Devir, erkeklerin devri.." Bu söylemim ataerkiye hizmet ediyor gibi lanse edildi. Halbuki benim yapmak istediğim bir tespitti. Olan bir şeyi dile getirmek. Bunu da kadınlar gününde duyduğum hakaretlerden ötürü dile getirmiştim (pek tabi yapılan hakaretler muhtemeldir ki haklı hakaretlerdir. Örneğin kadın kocasından şiddet görmüşse mesela). Kadınlar yalnız başlarına hareket ettikleri müddetçe tüm çabalarının beyhude olacağına kanaat getirmiştim. Hoş şimdi de aynı kanaatteyim. Kadın devrimi ile isimlendirilen olgu gerçekleşecekse bu erkeksiz olmaz. Çünkü karşılarında düşünen organizmalar plan yapan bilinçler var. Ve kadın asla ve asla tek başına başarıyı elde edemez..elde edeceği başarılar bile göz ardı edilip erk sistemi tarafından yok edilir. Kadın ne yapabilir ki. Sonuç itibariyle erkeklerin kol gücü var ve zoruna giden biseyler olduğu zaman şiddete başvurabilir.. Kadın çok güçsüz konumda erkek karşısında. Ve inanın fiziksel güç et etkili güçtür kadın ve erkek ayrımında. Dolayisiyla kadın tek başına yola çıkacaksa
Felsefe
Feminizm & ErkeklerNikki Van Der Gaag · Aram Yayınları · 201724 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Tüm vaktim yaşamakla geçiyor."
10/10
·216 syf.··
2020 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2020 02:08
Kitap Le Guin'in 2010 ve 2015 yılları arasında yazdığı blog yazılarının derlemesinden oluşuyor. Konu ya da tarih bakımından belirli bir sıra izlemiyor. Başlıklar altında dört beş sayfalık metinler, bağımsız okunabiliyor. Plan program dahilinde kaleme alınmış yazılar değil. O gün okuduğu gazetede karşılaştığı bir köşe yazısı ya da katıldığı bir konferansta denk geldiği bir kedinin manalı bakışları gibi onda yazma isteği uyandırmış alakasız olaylar, yaşanmışlıklar, hisler. Bundan önce Kadınlar Rüyalar Ejderhalar kitabının bir kısmını okumuştum. (Kitabın elimdeki e-pub formatında hata olduğu için devam edemedim) Orada da diline; kendini, derdini su gibi akıcı, duru, yalın anlatışına hayran kalmıştım. Cümlelerini okurken sıcacık oluyorum, çok samimi. Müşfik bir yanı var, beni anne gibi sarmalıyor. Bu kitapta kedisi Pard'la anıları, edebiyat sektörü, siyaset, feminizm, veganlık (kendisi vegan olmayan ve bu beslenme alışkanlığının temelinde yatan anlayışın tutarsızlığını son derece objektif ve mantıklı argümanlarla ortaya koyan bir feminist, evet) gibi birçok konu üzerine deneyimi ve birikimiyle yazdıklarını okumak çok keyifli ve öğreticiydi. Özellikle evrim teorisi özelinde din ve bilim ilişkisini incelediği, bunların birbirinden sert ve keskin sınırlarla ayrılmasının ve birinden birine taraf olmanın mecburiyet olmadığını açıkladığı yazısı beni çok aydınlattı. Yolun sonuna gelmiş bir büyükten hayat tavsiyeleri almak gibi klişe bir tabir kullanmak istemiyorum ama kendi adıma nasihat olarak alıp kulağıma küpe ettiğim çok fazla sözü oldu. Umarım öfkenin, doğru yerde ve zamanda kullanılmadığında yaşattığı yıkımla ilgili söyledikleri hiçbir zaman aklımdan çıkmaz.
Boşa Geçirecek Vakit YokUrsula K. Le Guin · Hep Kitap · 2019122 okunma
Şefika
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2020 196. kitabı
Serra Menekay, edebiyat dünyasında Kırım ile ilgili eser yokluğundan yakınmış yakınmakla da kalmamış bu boşluğu doldurma adına da kalemi eline almış Kırımlı bir Kadın. Hekimlik gibi zor ve meşakkatli bir işin yanında yazarlığı ile boy vermiş yazım dünyasına. Şefika isimli eserinde yazar, İsmail Gaspıralı'nın kızı etrafında Kırım'ın tarihine, İsmail Gaspıralı’nin hayatına, Kırım'ın bağımsızlık mücadelesine, Tercüman Gazetesi ve Kırım'ın aydınlanması adına yaptığı işlere değinmiş eserinde. Kırım'ın tarihine değinirken okuyucuyu tarihin içinde boğmamak adına da Doktor Bilge ile eserine yol vermiş. Bilge Üniversite'de torpil ve iltimas yüzünden rektör yardımcılığından rektörlüğe terfi etmesi gerekirken rektör olamamış bir akademisyen. Eşiyle sıkıntılar yaşadığı anda abisinin arayarak annesinin durumunun kötü olduğu yoğun bakımda yattığını bildirmesi üzerine doğruca Ankara'ya annesinin yanına gitmesi ile eserine başlıyor Serra Menekay. Bilge, Annesine beyin tümörü teşhisi konulmuş ve yoğun bakımda yattığı sürede rekafatkçi olarak kalıyor. Abisinin yol yorgunu olduğu ve dinlenip tekrar gelmesi için eve gidip biraz dinlenmesini istemesi üzerine Bilge annesinin evine gidiyor ve annesinin yazdığı mektubu buluyor. Annesi mektupda Bilge’ye hem veda ediyor hem de bir vasiyet bırakıyor. Daha önceleri de bahsettiği yarım kalmış bir tezinin olduğu "İsmail Bey Gaspıralı’nın eğitim reforu takiben Rusya'da gelişen Türk Kadın Hareketi" ile ilgili tezini kızının tamamlamasını istiyor. Bu tezi tamamlarken de ona yardımcı olacak bütün notlarını bir kutu içine toplamış ve tezi tamamlaması için ne gerekiyorsa bu kutu ile Bilge’ye bırakmıştı. Kutuda fotoğraflar, tarihi dökümanlar ve annesinin Bilge’nin doğru izleri takip etmesi için mektupları notları vardı. Annesi Bilge’ye bu ödevi
ŞefikaSerra Menekay · Galeati Yayıncılık · 201768 okunma
9/10
·333 syf.··
Beğendi
·
2018 76. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2018 23:05
Distopik türde yazılmış en etkili eserlerin başında gelir.1984,Fahrenheit 451 ve Biz kitapları ile beraber. Aslında bu kitaplar malumunuz bize,gelinebilecek nokta hakkında öngörülerde bulunuyor.Yine her şeyin kontrol altında olduğu,belirli bir plan program dahilinde yaşanan bir süreç ve yeni bir dünya düzeni.Bizim yaşantımızla benzeşen noktalar olsa da çok farklı bir düzlemden söz ediyoruz.Mutluluk hapları denilen şeylerin olması en basit örnek...
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
8/10
·280 syf.·
2020 150. kitabı
Plassans Papazı, Rougon Ve Macquart Dizisinin dördüncü kitabı. Fransa’da 1848 devrimlerinden sonra 1851 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapıldığı bir dönemde geçiyor roman. Gerçi bu seçim hakkında doğrudan bilgiler verilmiyor ama olayların perde arkasında bu seçimlerin etkisi iyiden iyiye hissediliyor. Kendi halinde yaşayan Marthe ve Mouret Rougon ailesine kiracı olarak taşınan, papaz Faujas ve annesinin gizemli varlığı etrafında gelişiyor olaylar. Plassans şehrine gelen bu papaz belki samimi bir din adamı, belki eski bir suçlu belki de “… siyasi bir gizli memur...” (136.Sayfa) Gün geçtikçe kendi evlerinde kiracı durumuna düşen bir aile, iktidarı ele geçirmek isteyen sınıflar ve çevirdikleri dolaplar, diğer tarafta “Az sayıda hükûmet memurlarımız pek mes'utturlar. Sanki çadırımızı, fethettiğimiz memlekete kurmuşuz gibi, kendi aramızda bildiğimiz gibi, memleket halkına aldırış etmeden yaşarız.” (51.sayfa) diye itiraf edilen sıradan halk; bazen komik, bazen dramatik ve ilerleyen sayfalarda trajedi dozu artan bir hikaye… İktidar hırsı ve çıkarcılığı hayatlarının merkezine almış insanların nasıl bir plan ve bir program içerisinde hareket ettiğinin, sıradan insanların çevrilen dolaplar içerisinde nasıl kandırıldığının aslında hazin bir hikayesi. Aslında pek de yabancısı olmadığımız bir dünya…
Plassans PapazıEmile Zola · Ak Kitabevi · 1962154 okunma