Adı:
Boşa Geçirecek Vakit Yok
Baskı tarihi:
24 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051923147
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hep Kitap
Ursula K. Le Guin’in yaşlılık hakkında söyleyecekleri var: Bana yaşlılığımın var olmadığını söylemek aslında benim de var olmadığımı söylemek demek. Yaşımı sildiğinizde, hayatımı da siliyorsunuz – beni siliyorsunuz. Fantazya hakkında anlatacakları var: Fantazya yalnızca “Ya işler şu anda olduğu şekliyle devam etmeseydi?” diye sormaz, öteki türlü olsaydı nasıl olabileceğini de gösterir. Kahvaltı hakkında nasihatleri var: Bir yumurtayı kabuğunu soymadan yemek sadece pratik değil, azim, hatta cesaret ve muhtemelen suça iştirak etme arzusu gerektiriyor. Ve ödüller hakkında da: Sanat bir at yarışı değil. Edebiyat da Olimpiyat değil. Duru, samimi, muzip, zeki… Yaşamış en özel insanlardan biri olan Ursula K. Le Guin’den edebiyata, kahvaltıya, kedilere, ödüllere ve aslında hayata dair olağanüstü bir eser! Kitapların insanlarla nasıl arkadaşlık edebildiğini merak edenlere ve bu çok özel arkadaşlığa ilişkin hafızasını tazelemek isteyenlere, pek çok şeyin dertleşildiği ve günün sonunda hayatın biraz daha güzel olduğu bir hayat anlatısı. Boşa Geçirecek Vakit Yok, seksenlerinde bir kadının nasihat etmeden, kibirlenmeden içini döktüğü sıcacık bir kitap.
216 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Ursula K. Le Guin’in son kitabı Boşa Geçirecek Vakit Yok kitabı 4 bölümden oluşuyor. K. Le Guin’in 80 yıllık yaşamından damıttığı ve bizimle paylaştığı düşünceleri ve fikirlerini okumak kurgularını okumak kadar güzeldi ve benim için aynı zaman da öğreticiydi.

Kitabın giriş bölümünde neden bu denemeleri yazdığını anlattığı bölümde bu denemelerin, yazdığı bu kişisel yazıların özgürlük hissi verdiğini ve bu denemeleri yazmayı Jose Saramago’nın 85 ve 86 yaşında yazdığı ve sonradan Defterler olarak basılan kitaplarında olan yazılarından etkilendiğini ve “ben de deneyebilir miyim?” diyerek yazmaya karar verdiğini anlatıyor. Tanıtım yazılarında denildiği gibi bu denemeler bir iç döküş.

Ursula K. Le Guin’in dünyaya nasıl baktığını, kelimelerin taşıdığı anlamları, çocuklar, kediler, arkadaşlar, çevre kirliliği, Amerikan siyaseti, yayıncılık dünyası, Kadın erkek ilişkileri, feminizm, erkek egemen toplum, sanat gibi birçok farklı konuda düşüncelerini anlatıyor.

Denemelerinde Amerikan Bilimkurgu Yazarları Derneğinin verdiği Nebula ödülünü bir keresinde reddettiğini Soğuk Savaş yanlısı olarak nitelendiği derneğin Stanislaw Lem’i derneğin onursal üyeliğinden çıkardıklarını ve buna tepki olarak ödülü reddettiğini, bunun üzerine ödülün Asimov’a verildiğini, Asimov’un da ödülü kabul ettiğini yazmış. Sadece bu bile Ursula K. Le Guin’in sadece bir Fantastik, bilimkurgu yazarı olmadığını Temel hak ve özgürlüklere sahip çıkan bir düşünce yapısı olduğunu da göstermekte.

Kurgularını severek okuduğum, az çok düşünce yapısını bildiğim ve saygı duyduğum Ursula K. Le Guin’in kurguları dışında yazdıklarını da okumak benim için hem öğretici hem de birçok defa olayları ve olguları başka bir şekilde yorumlayabileceğimin, başka bir gözle değerlendirmek gerektiği konusunda bilgilendirici de olmuştur.

Son olarak kitapta gözüme bir dizgi hatası çarpmadı. Yayın evinin kitabın kapak ve kapak içi görsel seçiminin Sonbahar çağrışımı yapmasını yazarın 80 yaşında bu denemeleri yazması nedeniyle bir anlamda Ursula K. Le Guin’in ömrünün Sonbaharında yazdıklarına gönderme olduğunu düşünüyorum.
Yazarın kurgularını seviyorsanız, denemelerini ve Kedisi Pard’ı da sevecekseniz. Okumanızı öneririm.

Gerçekliği doğrudan sorgulayamayız; bunun için yapılacak şey geleneklerimiz, inancımızı, tutucu taraflarımızı, gerçeklik inşamızı sorgulamaktır. Galileo’nun da Darwin’in de söylediği tek şey şuydu: “ **Düşündüğümüz şekilde olmak zorunda değil** .(Sayfa 91) "
''Sanat bir izahat değildir. Sanat bir sanatçının yaptığı şeydir, sanatçının açıkladığı şey değil.''
Bir yumurtayı kabuğunu soymadan yemek sadece pratik değil, azim, hatta cesaret ve muhtemelen suça iştirak etme arzusu gerektiriyor.
Bir sene önce biri bana Amerika’da neyin iyi neyin kötü olduğunu en iyi hangi kitabın anlatacağını, hangi kitabın tam anlamıyla Amerikan işi olduğunu ve büyük Amerikan romanının hangisi sayılabileceğini… sormuş olsaydı, tüm kusurlarına rağmen Huckleberry Finn cevabını verirdim. Ama şimdi tüm kusurlarına rağmen Gazap Üzümleri derim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Boşa Geçirecek Vakit Yok
Baskı tarihi:
24 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051923147
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hep Kitap
Ursula K. Le Guin’in yaşlılık hakkında söyleyecekleri var: Bana yaşlılığımın var olmadığını söylemek aslında benim de var olmadığımı söylemek demek. Yaşımı sildiğinizde, hayatımı da siliyorsunuz – beni siliyorsunuz. Fantazya hakkında anlatacakları var: Fantazya yalnızca “Ya işler şu anda olduğu şekliyle devam etmeseydi?” diye sormaz, öteki türlü olsaydı nasıl olabileceğini de gösterir. Kahvaltı hakkında nasihatleri var: Bir yumurtayı kabuğunu soymadan yemek sadece pratik değil, azim, hatta cesaret ve muhtemelen suça iştirak etme arzusu gerektiriyor. Ve ödüller hakkında da: Sanat bir at yarışı değil. Edebiyat da Olimpiyat değil. Duru, samimi, muzip, zeki… Yaşamış en özel insanlardan biri olan Ursula K. Le Guin’den edebiyata, kahvaltıya, kedilere, ödüllere ve aslında hayata dair olağanüstü bir eser! Kitapların insanlarla nasıl arkadaşlık edebildiğini merak edenlere ve bu çok özel arkadaşlığa ilişkin hafızasını tazelemek isteyenlere, pek çok şeyin dertleşildiği ve günün sonunda hayatın biraz daha güzel olduğu bir hayat anlatısı. Boşa Geçirecek Vakit Yok, seksenlerinde bir kadının nasihat etmeden, kibirlenmeden içini döktüğü sıcacık bir kitap.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Dila cilez
  • Büşra Gezer
  • Kübra Odabaşı
  • Alper Kanık

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%33.3 (1)