Sözgelimi on dördüncü, on beşinci yüzyıllarda bu topraklarda yaşayanlar için Platon'un, Aristoteles'in, Plotinos'un, Proklos'un okunması bir gereklilik olarak düşünülmeyebilirdi. Çünkü orada yazılmış olanlar burada söz söyleyenlerin sözlerinde, üstelik süzgeçten geçirilip hazmedilerek ve yepyeni bir terkibe dönüştürülmüş olarak zaten sunuluyordu.