Aşk, kader ve yaptığımız seçimler hakkında bildiklerimi öğrenmem çok uzun sürdü, dünyanın pek çok yerini dolaşmam gerekti ama hepsinin özünü bir anda, bir duvara zincirlenmiş halde işkence görürken kavradım.
Bütün manzara, ya da geriye kalan her şey ıssızlıktan ibaret. Kıvrı mın sonu, saban sürülemeyecek kadar dik ve taşlı doğu sırtının altına doğru uzanıyordu. Çoğunlukla kayın ağaçlarından oluşan uzun bir ko ruyu birazcık aşıyordu. Tarla, bir ağaç duvarının aşağısında batıya doğru bir eğim oluşturuyor ve engebesiz geniş bir arazi, Fishacre Yolu'nun açık kapısına iniyordu. S
Kriz özellikle yaşlı olanın ölmesi ve yeni olanın ise doğamamasından çıkar; bu ara dönemde çok çeşitli marazi belirtiler kendini gösterir.
Antonio Gramsci, Hapishane Defterleri
Asırlarca dolaştıktan sonra eve, ona dönüyorum Sevgili annemin a yaklarının dibinde sunumumu yapacağım:
Evini, yağmalayıp talan ettikleri kutsal mekanlarını yeniden inşa edeceğim Abanoz, tunç ve pişmiş toprakla güzel l eştireceğim Bu son dörtlüğü defalarca okudum. Zavallı siyah anne! Be bek oğlunun büyüyüp onu rahat ettirmesini, utanç ve ihmalle geçen yılları telaf i etmesini öyle uzun zaman bekledi ki . . . Oysa bunca ümit bağladığı oğlu sonunda bir ŞefNanga oldu.
"Zavallı siyah anne!" dedim.
Ardından Şef Nanga birdenbire gönül alı cı, babacan bir ses tonuyla biz gençlere büyük ülkemizin gelecek liderlerinin bizler olduğunu hatırlattı.
"Bana saygı duyup duymamanız umurumda değil," dedi, "ama halkımızın bir deyişi vardır: sen bugünün kralına saygı duyarsan, sıra sana geldiğinde diğerleri de sana saygı duyar . . . Artık içeri girelim."