7/10
·415 syf.··
2026 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 00:00
Selamlar. Bu kitap korkunç değildi bence ama kitabı Jack taşıdı diyebilirim. Genel anlamda slow burn ilerleyen nefretten aşka temalı bir Ali Hazelwood kitabı. Yazarın diğer kitaplarını okuduysanız kurguların genel olarak birbirlerine benzediğini fark etmiş olabilirsiniz. Bu kitap da konu ve olayların ilerleyişi bakımından Aşk Hipotezi ya da Beyindeki Aşk’tan çok farklı değildi bana göre. Kadın karakterimiz Elsie beni yordu. Elsie sadece insanların istediği kişi olabilirse sevilebileceğini düşünüyor. Kimseye asla hayır diyemiyor daha doğrusu bilinçli olarak dememeyi seçiyor. Yazar Elsie’yi tam bir people pleaser olarak yazmış ve bunu her fırsatta söylemiş. Elsie bana tutarsız bir karakter gibi geldi. Elsie aslında analitik olarak inanılmaz zeki bir kadın. Zaten Ali Hazelwood bu tarz kadın karakterler yazmayı seçen bir yazar. Ancak diğer taraftan Elsie analitik olarak ne kadar zekiyse duygusal olarak o kadar aptal bir karakter. Elsie kitap boyunca insanları analiz edebilmesini ve onların istedikleri karaktere bürünebilmesini ve bunu inanılmaz derecede iyi bir şekilde yapmasını övüyor. Yani baktığınızda çok iyi bir gözlem yeteneğine sahip aslında. Ancak aynı Elsie sahte karakterlere bürünerek elde ettiği geçici ilginin gerçek olmadığını, aradığı sevgiyi dışarıdan bu şekilde tatmin edemeyeceğini, bu bukalemun halinin sosyal tükenişe sebep olacağını ve bütün bunların sonunda hala yalnız kalacağını asla görmüyor. Tabii ki analitik zeka duygusal zekayı beraberinde getirmiyor ancak Elsie’de bu duygusal geri zekalılık hali çok fazla göze batıyordu. Belki de Elsie “insanların istediği Elsie olma” işini bu kadar normalize etmeseydi ve bu durumun sevgi getireceğini inancını canla başla savunmasaydı bu kadar rahatsız olmazdım. Travma insanlarda kusurlu içgörülere sebep olur,
Aşk, Teorik OlarakAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 2023996 okunma
“kitaplar politik değildir.” diyenlere önerebiliriz
7/10
·112 syf.··
2026 1. kitabı
Biraz popüler kültür kurbanı olduğundan kitaplarla arası iyi herkesin okumasa bile içeriğini bildiği o kitabı yeni okudum EVET OLUR ÖYLE ŞEYLER. Yeni uyarlamasını izleyebilmek için okudum yalan yok… Ana karakterimiz(ismi zor yazamam kb) hayata, topluma ve gerçekliğe yabancılaşmış(şaka yapıyorsun yaa) ve yaşamak, din, sevgi, ahlak gibi basit şeyleri daha da basitleştirip saçma bulan içinde bulunduğu hayatı sorgulamadan yaşayıp gitmeye her şeyi kadere bırakmaya alışmış birisi(SON BÖLÜMDEKİ HİSLERİ DIŞINDA) Fazla gözlemci ve gereksiz, konfor alanını bozacak,insanların onu yargılayacağı bir iletişime girmektense kendi içinde düşünmeyi tercih eden birisi olduğundan FAZLASIYLA betimleme, çıkarım, benzetme vs okuyoruz. Bunların yoğunluğu okurken beni rahatsız eder aslında ama ana karakteri bizimle yakınlaştırdığı zamanlarda okeyim bu duruma. Kitap da olay değil, ana karakterimizin hisleri, fikirleri üzerine olduğundan kaçınılmazdı. İnsan olmayı, farklı olmanın sonuçlarını, dürtülerin ve dürüstlüğün, çıkarcılığın ve hesaplanmış bir hayattan daha az değer gördüğünü kanıtlayarak yargı sistemini, toplumu eleştiriyor. Her karakterin gri olduğu(dark romanceci gibi yazmadım YANİ SİYAH BEYAZ İYİ KÖTÜ NET bir algı olmaması) kendi ahlaki değerlerinizi de sorgulayabileceğiniz okurken canınızın sürekli kahve,sigara,şarap çekeceği bir eser. Korkunç derecede relatable bulduğum iç diyalogları vardı ana karakterimizin bu arada. He’s kinda people pleaser ama övgü değil amacı “seninle uğraşamam knk ne dersen o hadi konuş da gidip yatayım” şeklinde. Mahkeme sahneleri öyle sinirimi bozdu ki baya gerçekçi olmuş tebrik ederim. YA HARBİDEN YARGI SEBEBİ ANNESİ ÖLDÜ DİYE KAHVE İÇMESİ OLAMAZ KARDEŞİM ŞARAP DA İÇTİ OHHHH AFİYET PAŞAMA.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Uğultulu Tepeler üzerine
10/10
·500 syf.··
2025 23. kitabı
Bir insan ne kadar nefret dolu olabilir? Sınıf farkı bir insanı ne kadar kötü birine dönüştürebilir? İşte Heathcliff karakteri bu sorulara cevap veriyor. Sürekli aşağılanacağı bir eve, palto içine sıkıştırılarak getirilen bir çocuk… Acımayla karışık tuhaf bir sevgiyle karşılaşıyor; bunu da olabildiğince çıkarcı bir şekilde kullanarak, evin oğlu Hindley Earnshaw’un “babasını elinden çaldığı” gerekçesiyle gazabına uğruyor ve hayatı ona da dar ediyor. Heathcliff, daha çocukken istediğini elde etmek için her türlü kötülüğü yapmayı çok hızlı öğreniyor. İnsanların duygularını manipüle etmeyi, kimseyi önemsememeyi ve aşağılık kompleksini içinde barındıran narsist özellikler sergilemeyi erken yaşta benimsiyor. Peki ya Cathy? Hırçın, dönemin kız çocuklarına pek uymayan yaramaz bir doğası var. Bu yüzden evde kabul görmüyor, babası tarafından da sevilmiyor. Bu nedenle onu koşulsuz şekilde kabul eden ve her haliyle seven Heathcliff’e üsttenci bir bağlılık geliştiriyor. Ama sanmayın ki bu sevgi… Kesinlikle değil. Heathcliff’le evlenmiyor; üstelik bu kararı “Onun daha iyi yerlere gelmesini sağlamak için başkasıyla evlendim.” diyerek rasyonalize ediyor. Fakat Cathy’yi tanıyan herkes bunun doğru olmadığını bilir. Cathy ciddi derecede benmerkezci tavırlar sergileyen bir karakterdir. Edgar Linton’la evliliği boyunca türlü manipülasyonlar yapar; sorun kendisinde olmasına rağmen Edgar’ı suçluymuş gibi gösterir. Hatta o kadar ileri gider ki, kendi ölümünü bile Edgar’ın suçuymuş gibi göstermeye çalışır. Bu arada Cathy ve Heathcliff kadar Linton’lar da “normal” değildir. Linton kardeşler, sınırları belli olmayan, net tavırlar gösteremeyen, gerçekçi bir romantik ilişki anlayışı olmayan iki “people pleaser” karakterdir. İkinci nesle geçtiğimizde, bu sorunlu ebeveynler oldukça sorunlu
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Martı Yayınları · 201257,9bin okunma
Ortalama bir kitap
8/10
·352 syf.··
2025 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 13:11
Tess’i çok severim ve okuduğum baş yazarlardan biri. Kitabı da beğendim fakat ilk defa Tess’in yazmış olduğu bir baş karaktere uyuz oldum. Kat beni sinir eden ve cringe atakları geçirten bir karakter oldu. Kafasının dikine giden kendinden başka her şeyi düşünen people pleaser bir karakter kısacası. Bir tek Adam’a gelince kendini düşündü geri çekti o kadar heralde. Ama iyisiyle kötüsüyle bitirdim kötü değildi ama biraz tiplemeler vs konuşmalar klişe ve banel geldi.
1000Kitap
Ruhundaki Zehirle YüzleşTess Gerritsen · Martı · 20124,080 okunma
Puan vermedi·299 syf.··
2025 14. kitabı
Britney Spears ve vasilik süreci hakkında birçok içeriği takip etmiş biriyim ve bu kitabı okumayı ilk çıktığı zamandan beri istiyordum. Fakat yetersiz ingilizcem sebebiyle şimdilerde türkçeye çevrilince ancak okuyabildim. Britney aslında her starın üç aşağı beş yukarı başına gelecek kötülükleri yaşamış. Starların kötülüklerden çıkabilmelerini sağlayacak tek bir faktör var: aile. Ailesi iyi bir aktörün ne kadar düşse de toparlandığını görürüz. Örneğin Taylor Swift. Ailesi onu o kadar korumuş kollamış ki dönemindeki diğer starların yaşadığı pek çok travmayı yaşamamış, hayatındaki her zorluktan da güçlükle kalkmış. Fakat ailesi çocuğuna değer vermeyen, onu sadece sömüren bir konumdaysa burunları boktan çıkmaz. Örneğin Demi Lovato. Bir de üstüne uyuşturucu eklenince Demi Lovato'nun overdose olup, tecavüze uğrayıp üstüne ölümden döndüğüne şahit olduk. Britney Spears'ın öyle bi uyuşturucu problemi olmamış olsa da en can alıcı yerden bu hayat onu da vurmuş: vasilik. 13 yıl boyunca tutsak bir yaşam. Ailesine karşı tüm bu olanlardan sonra bile o kadar empatik yaklaşıyor ki hala bu merhameti beni şok ediyor. Britney ömrünü "people pleaser" olarak geçirmiş, baskılanmış, ailesi tarafından kabul edilmemiş sevilmemiş. Bir insanı ailesi kabul etmezse kim edecek ki? Ailesi zor zamanında yanında olup iyi misin bir ihtiyacın var mı diye sormazsa bunu kim yapacak ki? Evlenmiş güzel bir aile hayatı istemiş saçma sapan olaylar yine peşini bırakmamış. Ne üzücü. Takip ediyorum Britney'i eski kıvılcımını yakalasın sahnelere dönsün çok istiyorum. Ama çok zordur eminim ki. Bunca olaylardan sonra tekrar dönmek. Free Britney diyorduk ben artık Make Britney Great Again diyorum.
İçimdeki KadınBritney Spears · Pegasus Yayınları · 2025192 okunma
Osman’ım
Puan vermedi·504 syf.··
2025 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2025 16:33
Üçlemenin son kitabı Osman. Bu sefer Şebnem’in hikayesindeki yan karakteri değil de ana karakter olarak görüyoruz Osman’ı. Şebnem’den aşağı kalmayan acıklı hikayesi, çocukluk travmaları, hayalleri, her şey olmak isterken hiçbir şey olamayışı, hayata yenilişi ve aldığı son darbe. Bazıları sinir olmuş Osman’a ama ben üzüldüm açıkçası. Belki de kendimden bazı parçalar gördüğüm içindir. Çalışmayı sevmeyen, hayattan keyif almak için yaşayan, yapacağı “iş”te dahi zarafet arayan, biraz mükemmeliyetçi biraz snob bir tip Osman. Ve insanlara güvenen, inanan, onları seven, ve sevdiği değer verdiği insanların da kendisini sevmesini çok isteyen yer yer people pleaser biri. Kitabı okurken hep zarif bir ruhu olduğunu düşündüm. Yeşil Peri Gecesi’nde anlatılan Osman’ı nasıl sevmediysem burada anlatılan Osman’ı o kadar sevdim. Son olarak da Ayfer Tunç’un akıcı kalemini övmek istiyorum; bir solukta okuttu kitabı elimden bırakamadım. Osman’ın günlükleri, Osman hakkında verilen röportajlardan çevresindeki insanların hikayelerine girmemiz farklı farklı Osman’lar dinlememiz çok güzeldi. Sadece anlatıcının Şebnem’i bulmasını çok dilemiştim. Kitabın sonunda bir Şebnem mülakatı gelir mi acaba diye çok heyecanlanmıştım ama gelmedi maalesef. Neyse sağlık olsun.
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma