Herkese merhaba!
Arka kapak yazısında, yazarın bu kitabını Kleist'ın Amphitryon isimli eserinden hareketle kurguladığı belirtilmiş. Banville'in Man Booker ödülü kazananı eseri Deniz'den sonra kaleme aldığı bu kitap, şimdi ile mitolojik unsurları harmanlayan bir anlatı sunmayı vadediyor okura. Ancak, ne yazık ki, bu vaatler bana göre karşılık bulamamış.
Kitap, baba Adam'ın ölüm/hastalık döşeği çevresinde toplanan aile fertleri ve bu kişiler arasındaki ilişkileri konu alıyor. Kimi zaman gözlemci kimi zaman da olayın öznesi yerine geçen tanrılar Zeus ve Pan ile anlatıcı Hermes bize sayfalar boyunca eşlik ediyor. Ancak bu eşlik, ne yazık ki, yeni bir şey sunmuyor okura. Yeni bir yorumlama, yeni bir bakış açısı veya herhangi bir şey... Hiçbiri yok bu eserde. Hikayenin şimdiki zaman ekiyle aktarılması da beni aşırı derecede yordu. Bütün bunlara rağmen, kitabı sonuna kadar okudum, belki bir yerde bir plot twist falan yaşanır diye ama maalesef, o da yok...
Arka kapak yazısını görünce aşırı heyecanlanıp ödünç aldığım bu kitapla ne yazık ki anlaşamadık. Kötü bir kitap mıydı? Değildi. Ama evde bir sürü okunmayı bekleyen başka kitaplarım varken, gereksiz bir hamleymiş.
Bazen de bütün mitolojiler sizi mutlu etmez, yapacak bir şey yok.
Dilek Berilgen Cenkciler çevirisiyle.
Kitaplarla kalın!