“Aşk her zaman kendi sınırlarını delip geçer.” — “Senin aşkın da yaptı mı bunu, Plotia? Ah,evet, söyle yaptı mı? ”Yaptı ve hala da yapmakta; zira her kim ki sever, o artık kendi sınırlarının ötesindedir. — “Ah Plotia!”
“Hissediyor musun beni? Ben seni severek çok fazla hissediyorum.” — “Plotia, seni yakından hissediyorum, seni biliyorum.” — “Evet, Vergilius, evet.” Ve birbirine karışmıştı bedenlerinin sınırları, birbirine akmıştı ruhlarının sınırları, gittikçe büyüyerek sınırların ötesine geçerek, bilerek ve bilinmiş olarak.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ah sen, yanımdan istemeyerek koşup uzaklaşan ve geri çağırmadığım sen, özlemle kutlanmış ve geri çağrırılman bana yasaklanmış olan sen, hiçbir zaman geri dönmeyen, ah, onca hafif adımlarla sırrına varılamayan bir duyulmazlığın anlaşılmazlığında kalan sen, evet, sen, gölgenin arkasındaki o yitik görüntü, nerede yuvaya dönüşün?
Ben, henüz şarkıya dönüşmemiş olanı duyuyorum.- Ah, Plotia, sen çaresizliği duymayı başarabilir misin? Çaresizlik, şarkıya ve eyleme dönüşmemiş olandır, umarsız, hedefsiz, öylesine bir arayıştır, ve şarkı, kendi boşunalığından başka bir şey değildir.