Gücü yeten gözlerinin görüşünü dışarıda bıraksın ve daha önce bedenlerde gördüğü parıltılara dönüp bakmasın
Sayfa 78
Hangi güzelliğe sahipsin? Kendine dön ve gör. Henüz kendini güzel görmüyorsan, heykelini yontanın yaptığını yap. […] Fazlalıklarını at, eğrini doğrult, karanlığını arıtıp aydınlat ve heykelini yontmayı bırakma.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Eğer erdemle arındıysan artık görüş olmuşsundur. […] Zira büyük güzelliğe bakan yegane göz budur.
Zira göz güneşlenmeden güneşi göremezdi. Ruh da güzel olmadan güzeli göremez.
Sayfa 80
Muhyiddin İbni Arabi ve onu takip edenlere gelince, bunlarda Filon'un ve Plotinus'un tesiri o kadar kuvvetlidir ki, bu tesirin zaman zaman İslam'ın orijinal kaynaklarına hakim olduğu görülür.
İs­lam tasavvufunun birinci devresi zahidler zamanıdır ve bu devirde mistik düşünce hareketine gerçekten rastlanmaz. Ancak ikinci devre denilen ve vahdet-i vücudcu mistiklere k(ldar olan zamanda Yeni-Eflatuncu düşüncenin tesiri açık­ça bellidir; esasen bütün felsefi düşünce sahasını saran bir doktrinin süfl entellektüellerine kadar varmaması kaabil de­ğildir. Fakat bu tesirlerin Muhyiddin İbni Arabı'ye gelince­ye kadar İslamiyet'in ana çerçevesini zorlamayacak şekilde özümlendiğini, dolayısiyle karşımızda orijinal bir İslam ta­savvufunun bulunduğunu söyleyebiliriz. Şeriate en fazla bağlı kalan, yani İslam düşüncesi çerçevesinden çıkmamaya fevkalade dikkat eden Gazalı'de bile Plotinus'un tesirini ta­şıyan birçok temalar vardır.