“Bugünün insanı pek çok bakımdan barbarlık çağı insanından daha üstün görüşlü olduğu halde,aklın,bilginin gösterdiği yoldan gitmeye bir türlü alışamamıştır .”
Öyle hissediyorum ki gözlerim kapandığı anda , ruhumun büyük bir aydınlık içinde ebediyen yuvarlanacağı ışık uçurumları göreceğim. Gökyüzü kendi varlığıyla aydınlanmış gibi olacak , oradaki yıldızlar adeta karanlık lekeler gibi duracaklar ve yaşayan varlıkların gözlerinde kül rengi kadife üstünde altın pullara değil de , altın bir çarşaf üzerindeki siyah noktalara benzeyecekler.
Eğer bu düşünce çok güçlü ve tutkulu bir isteğe dayanıyorsa , çoğu zaman yazgının hazırladığı , kader gibi , gerçekleşmemesi olanaksız , kaçınılmaz bir şey gibi görünür! Belki de bu , önsezilerin bir birleşimi , istencin olağanüstü bir çabası , imgelem kudretinin doğurduğu bir tür zehirlenme ya da buna benzer bir şeydir...