pınar

pınar

, bir kitap okudu
8/10
·368 syf.··
2019 24. kitabı
Aimee Carter
8.4/10 · 2.673 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
8/10
·384 syf.··
2019 23. kitabı
Piyon’u beğenmiştim ama Vezir’i daha da çok beğendim. Bu kitapta aksiyon, savaş, entrika daha çok vardı ve biz bu hareketliliğin yanında Kitty’nin bu savaştaki gerçek kimliğini de öğreniyoruz. Kitty Doe, Lila Hart olmayı bu sefer kendi rızasıyla kabul etmişti fakat her zaman ki gibi dik kafalılığı, inatçılığı ve bencilliği ile başına türlü belalar getirdi. Bir karakter neden bu kadar dar kafalı olur? Her şey de Benjy, Benjy diye yanıp bitiyor ve tek düşündüğü şey sevdiği adamın hayatı. Eğer Benjy’yi diline getirmeyecekse de sen bana bunu yaptın, yok sen bana güvenmedin diye milleti sinir ediyor. Ülkenin durumu vahimken ve savaş çıkmak üzereyken bencilliğiyle yine beni sinirlendirdi. Bu kız akıllanmayacak sanırım. Yine de çıkardıkları isyana yardım etmeyi kabul etti ve ne kadar saçmalasa da sonunda istenilen şeyleri yaptı, buna da şükür. Bu kitaptaki en iyi karakter şüphesiz ki Knox. Adam karizmatik, akıllı, sağduyulu, idealist ve lider. Attığı adımlar o kadar yerinde adımlardı ki, Kitty’nin saçma hareketleri yanında Knox’un alnından öpmek istedim. Benjy’de iyi çocuk şimdi, onun da hakkını yemeyelim ama Knox en iyisi! Kitabın sonunda bir bomba patladı, bu yüzden üçüncü ve son kitap olan Şah’ı baya merak ediyorum. Umarım beklentimi karşılar.
VezirAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20163,042 okunma
Bildiğiniz gibi sözler, fazla güvenilir birer kanıt olarak kabul edilemez. Her sözün kanıtlanması gerekir.
9/10
·191 syf.··
2019 22. kitabı
Kitaba bayıldım. Agatha Christie’nin romanlarını okurken büyük bir zevk alıyorum ve On Küçük Zenci beni çok tatmin etti. Cinayet işleyen ama yasalar karşısında suçsuz kabul edilen 10 kişiyi, U. N. Owen adındaki bir adam Zenci Adası’na türlü bahanelerle çağırır. Kendisinin sonradan adaya teşrif edeceği söylenir ve ilk akşam yemeklerinden sonra gramofondan yankılanan belirsiz ses hepsinin kalbinde gizlenen ve yıllardır sır olarak sakladıkları cinayetleri ifşa eder ve cezalandırılacaklarını belirtir. Daha sonra bu on küçük zenciden sağ kalanların peşi sıra işlenen cinayetleri çözmeleri gerekecektir, katil bu on kişinin arasında insan kılığına girmiş bir iblis şeklinde saklanıyordur. Açıkçası katilin kim olduğunu tahmin etmiştim ve doğru varsayımlarda bulunarak cinayetleri çözmek beni daha da mutlu etti. Normalde Christie’nin kitaplarında hep dumura uğrayıp katili bulamam ve kitabın sonunda şok olurum ama bu kitapta benim açımdan öyle olmadı. Sanırım okuduğum bir sürü cinayet romanı sayesinde beynim dedektifmiş gibi çalışmaya başladı. :D Yine de ustaca kurgulanan cinayetler, küçük küçük dokunuşlar, On Küçük Zenci şiiri ve hepsinin geçmişindeki karanlık sırlar beni büyüledi. Kesinlikle kitabı okumalısınız. Ve o meşhur şiiri buraya bırakmak istiyorum. “On küçük Zenci yemeğe gitti, Birinin lokması boğazına tıkandı. Kaldı dokuz. Dokuz küçük Zenci geç yattı, Sabah biri uyanmadı. Kaldı sekiz. Sekiz küçük Zenci Devon'u gezdi, Biri geri dönmedi. Kaldı yedi. Yedi küçük Zenci odun yardı, Biri baltayı kendine vurdu. Kaldı altı. Altı küçük Zenci bal aradı, Birini arı soktu. Kaldı beş. Beş küçük Zenci mahkemeye gitti, Biri idama mahkûm oldu. Kaldı dört. Dört küçük Zenci yüzmeye gitti, Birini balık yuttu. Kaldı üç. Üç küçük Zenci ormana gitti, Birini ayı kaptı. Kaldı iki. İki küçük
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200643,6bin okunma