10/10
·256 syf.··
2026 31. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 05:25
Eser şu soruları sorar • Insan özgürlük olmadan mutlu olabilir mi? • Düzen mi daha degerlidir, özgürlük ü? • Aşk insanı neden değiştirir? • İnsanı insan yapan şey akıl mı, ruh mu? Sembolik olarak İntegral: * Aklın ve matematiğin mutlak egemenliğini, * Bireyselliğin yok edilmesini, * Devletin insan üzerindeki tam kontrolünü, * “Mutluluk için özgürlüğün feda edilmesi” fikrini temsil eder. Roman, D-503’ün tuttuğu bir tür günlükten oluşur. Ancak bu günlük sıradan bir insanın duygu ve düşüncelerini anlattığı bir günlük değildir. D-503, bu metinleri İntegral’in gelecekte ulaşacağı uygarlıklara Tek Devlet’i tanıtmak amacıyla yazmaktadır. Tek Devlet her şeyi formüllere indirmek ister. Ama insan ruhunda her zaman bir “X”, yani hesaplanamayan bir taraf vardır. Biz romanındaki başlıca karakterler şunlardır: D-503 * Romanın anlatıcısıdır. * İntegral uzay gemisinin baş mühendisidir. * Başlangıçta Tek Devlet’in düzenine gönülden bağlıdır. * Roman boyunca büyük bir iç dönüşüm yaşar. I-330 * Gizemli, cesur ve sıra dışı bir kadındır. * D-503’ün hayatını altüst eder. * Kurallara meydan okur ve özgürlüğü temsil eder. O-90
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Can Yayınları · 202311,9bin okunma
8/10
·310 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 10:21
Romanın merkezinde, ünlü bir televizyon programı sunucusu ve şarkıcı olan Jason Taverner bulunuyor. Taverner ünlü, zengin ve toplumun ayrıcalıklı kesimine mensup biriyken bir sabah uyandığı otel odasında kendisini bir hiç kimse olarak buluyor. Kimse kendisini tanımıyor, devletin sistemlerinde de hiçbir kaydı bulunamıyor. Birçok PKD kitabında olduğu gibi bu kitabın da geçtiği gelecek Amerika'sı son derece baskıcı bir ortam olarak karşımıza çıkyıor. Üniversite öğrencilerinin çıkardığı ayaklanmalar sonrasında polis devleti kurulmuş, seyahat özgürlükleri kısıtlanmış, herkesin kimlik kontrolünden geçtiği bir düzen oluşmuş halde. Dick bununla birlikte teknolojinin özgürleştirici değil, bireyi görünmez zincirlerle bağlayan bir araç haline gelebileceğini gösteriyor. Günümüzün dijital kimlik sistemleri, sosyal medya hesapları ve veri tabanları düşünüldüğünde romanın bazı yönleri şaşırtıcı derecede güncelliğini koruyor diyebiliriz. Romanın en ilginç yönlerinden biri ise gerçeklik algısıyla oynama biçimi. Philip K. Dick, eserlerinin büyük kısmında gerçek olan nedir sorusunu irdeleyen bir yazar. Ubik, Yüksek Şatodaki Adam, Androidler Elektrikli Koyun Düşler Mi? ve birçok diğer eserinde olduğu gibi burada da karakterler güvenebilecekleri sağlam bir gerçeklik zemini bulamıyor. Jason'ın başına gelenlerin nedeni de uzun süre belirsiz kalıyor. Bu yüzden okur olarak biz de karakterle birlikte sürekli bir paranoya hissi yaşıyoruz. Acaba bir komplo mu var? Alternatif bir evrene mi geçtik? Yoksa gerçeklik zaten baştan beri kırılgan bir yanılsama mıdır? Romanın başlığının da ayrı bir önemi var. Başlık, İngiliz yazar John Dowland'ın bir şiirinden alıntı. "Flow My Tears" (Aksın Gözyaşlarım) ifadesi, kayıp, yas ve geçicilik duygularını çağrıştırıyor. Kitabın tamamına yayılan hüzün de tam
Aksın Gözyaşlarım Dedi PolisPhilip K. Dick · Alfa Yayınları · 2021116 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 13:39
Durdu Oğuzhan Kaya / Tarihin Göçü. Bir genç adamla tanıştım. Adım Oğuzhan deyince, sosyal medyanın günceli olarak ben de Alparslan dedim gülüştük. Kahve eşliğinde gerçek tanışmamızı yaparken, karşımdaki gencin okumaya, araştırmaya meraklı, entellektüel bir zihne sahip, yaptığı işi hakkıyla yapmaya çalışan, günlük çözümlerden öte sistem çözümleri sunan bir anlayışa sahip olduğunu gördüm. Kitabından bahsetti, Imzalayıp, şahsıma hediye etti. Kitap; kapağı, içeriği ve yazarı açısından ilginç bir eser olarak dikkatimi çekti. Kapağındaki gökdelenler, camii, martı ve ağaç fonu medeniyeti temsil ederken, önlerinde elinde, sırtında çantalarıyla deve eşliğinde yürümek zorunda kalan yolcular teması, kitabın ilginçliği hakkında bilgi vermektedir. Yazarın okuyucuyla sohbet havasında anlatmaya çalıştığı konular, yalnızca ülkemizin değil küresel anlamda bir dünya sorunudur. Okullarda Kavimler Göçü anlatılırken millet olarak Asya'nın doğusundan çıkıp Avrupa içlerine kadar, at sırtında tarihi yolculuğumuzun bir medeniyet aktarması olduğunu, hatta bir çağı kapatıp yeni bir çağın açılmasına sebep olduğunu öğreniyoruz. Bugün de doğudan batıya, güneyden kuzeye doğru farklı güzergahlarla devam eden yolculuklardan bahsedebiliriz; bugünkü yolculuklar bir medeniyet taşımaktan öte medeniyete ulaşıp, rahat etme amacıyladır. Ne yazık ki yolcular hedef ülkeye varamadan ya yollarda ölüp gitmekte, ya da istemediği ülkede yaşamak zorunda kalmaktadır. Bunda kendini medeni olarak gören ülkelerin, göç gerçeği ile yüzleşmek istememelerinin payı büyüktür. Dün göç ettiği yerlere medeniyet götürerek o ülkelerin insanlarını yönetip, kurdukları devletlerle gündem olan milletimiz, bugün mazlum ve mağdur olan göçmenlerle evini, aşını paylaşmak zorunda kalmaktadır. Hatta kapasite üzerindeki göçmenler
Tarihin GöçüDurdu Oğuzhan Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20262 okunma
Platon - Devlet üzerine
Puan vermedi·372 syf.··
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 21:21
İçerik : Platon'un Sokrates'i konuşturduğu bir kitap. Kitap Sokrates'in bir misafirlikte yaptığı diyaloglardan oluşuyor. Bu diyaloglarda; devlet nasıl olmalıdır ? , iyi nedir ? , doğru insan kime denir ? gibi konular ele alınıyor. Bence felsefeye giriş için okunabilecek bir kitap, dili çok ağır değil ama yine de okurken kafa yormak gerekiyor. Bu kitapta felsefe nasıl yapılır onu gerçekten algılıyorsunuz. Farklı nesneler ile bağlantı kurarak soyut şeyler hakkında bilgi edinme sanatı bu kitapta ele alınıyor. Doğru insan nedir sorusunu cevaplamaya çalışırken insan ve devleti aynı şey olarak görüyor Sokrates. Devleti parçalara ayırıp, doğru devleti bulabilirsem doğru insanı da bulmuş olurum düşüncesinde. Günümüzde devlet için ortaya attığı fikirler eleştirilsede bize çok iyi bir temel veriyor. Fikirlerine katılıp katılmamak önemli değil, önemli olan onun açısından bakabilmek. Youtube da çok güzel incelemeleri var. Bu incelemeler direkt kitabı ders gibi işliyor. Eğer felsefeyle aranız yoksa bu incelemeler ile birlikte okumak daha kalıcı ve akıcı olacaktır. Notlar : Kurmak istediği devlette baştakiler halka yalan söyleyebilecekler. Özellikle din konusunda. İnsanlar 3 çeşittir. Altın, gümüş ve tunç. İnsanlar annesi ve babasına göre altınsa altın, tunçsa tunç olabilir. İstisnai durumlarda Altından tunç, tunçtan da altın olduğu görülebilir. Onlar tespit edilip eğitimi şekillendirilecektir. Altın olanlar filozoflar(yani yöneticiler), gümüş olan bekçiler (polis ve askerler diyebiliriz), tunç olanlar ise halk(işçi sınıfı). Eğitim olarak müzik, jimnastik ve matematik. Müzik konusunda öyle her notadan müzik çalışması yasak bu devlette. İyi hissettiren, insana yiğitlik ve erdem veren müzikler sadece çalınabilir. Şiir konusunda da bu devlet çok hassas. Öyle her şiiri
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,9bin okunma
bedel ödeyen türk kelebekleri..
Puan vermedi·255 syf.··
2026 194. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 20:54
1914 yılında I. dünya savaşına dahil olan osmanlı devleti dört yıl sonra, 30 ekim 1918de, mondros ateşkes antlaşması ile farklı cephelerde aynı anda verdiği savaşı sonlandırır.. bu antlaşmadan iki hafta sonra, 13kasım 1918de, işgal kuvvetleri donanmaları istanbulun önemli stratejik ve askeri yerlerini kontrol altına almak üzere istanbula gelirler.. osmanlı devletinin I. dünya savaşına dahil olmasından beri kargaşanın, kaosun eksik olmadığı istanbulda artık kargaşa, kaos en üst seviyededir.. istanbulda hayat pahalılığı had safhaya ulaşmış, şehirde yaşayan bazı ermeniler, rumlar, yerli işbirlikçiler istanbul halkına her anlamda zulüm çektirmek için birbiriyle yarışır hale gelmiş, şehirde ikamet eden kadınların canı, namusu daha bir tehlikeye girmiş, işgal kuvvetlerinin şehirdeki varlığı asayişi sağlamak bir kenarda dursun işgal kuvvetlerinin şehir halkına yaptıkları asayişsizliği körüklemiştir.. işte genel olarak bu şartlar altında olan işgal istanbulunda bir polis vardır.. bu polis mehmet cemil efendiden başkası değildir.. kendisi, mehmet cemil efendi, biraz da babasının hatırı gözetilerek kayırılmış, bu şekilde polis olmuştur.. şöyle ki; makedonyanın manastır bölgesi türklerinden olan ve muhtemelen 19. yüzyılın sonlarında istanbula gelen lütfiye hanım, tahir efendinin çocuğu olarak dünyaya gelen mehmet cemil, ortaokulu bitirdikten sonra imalatı harbiye usta mektebine yazılır, iki yıl üst üste son sınıfta kalınca okuldan kaydı silinir.. yukarıda da kısaca anlattığım gibi o dönemin istanbulunda ekonomik olarak ayakta kalmak için geçer akçe devlet memuru olmaktır.. zira sırtını işgalcilere yaslayan mutlu azınlığın olduğu şehirde alnının akıyla ticaret yapmak ve para kazanmak çok çok zordur.. kaldı ki o dönemin istanbulunda yaşayanı bunu göze alsa bile ticarete
Şeytan Adası'nda Bir TürkCemil Eryürek · Ötüken Neşriyat · 202123 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 101. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 17:33
Meksikalı yazar Jorge Ibargüengoitia’nın Ölü Kızlar romanı… Bu kitap beni resmen hazırlıksız yakaladı. Beklediğimden çok daha sert, çok daha zekice bir metin çıktı. Kitap, 1960’larda Meksika’yı sarsan, genelev işleten kız kardeşlerin vahşetinden (Las Poquianchis) esinleniyor. Hikayeyi, düz bir anlatımla değil de polis sorgu tutanakları, tanık ifadeleri ve resmi raporlar üzerinden okuyoruz. Bu yöntem, olaylara karşı mesafeli durmanızı sağlarken, bir yandan da dehşetin çıplaklığıyla yüzleşmenize neden oluyor. İşin en hayran kaldığım tarafı ise yazarın kara mizahı kullanışı. O kadar acı ve karanlık olayları anlatırken bile, karakterlerin absürtlüğü ve sistemin çarpıklığı üzerine öyle soğuk kanlı bir hiciv yapıyor ki, okurken istemsizce bir gülme geliyor ama o gülüş boğazınızda düğümleniyor. Kitap ilerledikçe, sadece Baladro kardeşlerin intikam hikayesini değil, rüşvetle dönen siyaseti, orada olmayan devleti ve bu kokuşmuşluğun yarattığı toplumsal trajediyi de görüyorsunuz. Kafası karışık, akıcı ve gerçekten nevi şahsına münhasır bir kitap. Farklı tatlar arayan herkese şiddetle tavsiye ederim.
1000Kitap
Ölü KızlarJorge Ibargüengoıtıa · Jaguar Kitap · 2025847 okunma