Sıra dışı Bir Çocuğun, Kitapların ve Özgürlüğün Hikayesi: Matilda
8/10
·252 syf.··
2026 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 14:53
Filmini büyük bir hayranlıkla izlediğim Matilda’yı, sonrasında kitabından okumak benim için bambaşka bir deneyim oldu. Sayfaları çevirirken filmdeki sahnelerin tek tek gözümde canlanması, hikayeyle kurduğum bağı daha da güçlendirdi. Hem izlerken hem okurken hissettiğim şeyler o kadar ortaktı ki, Roald Dahl’ın bu büyülü dünyası zamansız bir başyapıt olduğunu bir kez daha kanıtladı. Genelde çocukların anne ve babalarının birer kopyası olması, onların rollerini benimsemesi beklenir. Toplumun kodladığı "doğru" budur. Ancak Matilda’da bunun tam tersini görüyoruz. Matilda, onu hiçbir şekilde anlamayan, vizyonsuz ve sevgisiz bir ailenin içinde adeta kendi kendini yetiştirmiş bir çocuk. ​İşte tam bu noktada kitabın bize sunduğu en değerli mesaj devreye giriyor: Kitapların bir insanı nasıl inşa edebileceği. Matilda’nın o küçücük yaşta kütüphane yollarını aşındırarak sığındığı o sayfalar, ona sadece bilgi vermedi; onu büyüttü, geliştirdi ve ona ailesinin sunamadığı o vizyonu kattı. Kitaplardaki bilginin ne kadar kıymetli olduğunu ve bir insanın karakter gelişiminde nasıl mucizeler yaratabileceğini Matilda'nın gözlerinde çok net görebiliyoruz. Hikayede Bayan Trunchbull gibi "Gerçek hayatta da maalesef böyle insanlar var" dediğimiz zorba bir karakterin karşısında, Bayan Honey gibi bir vahanın olması içimizi ısıtıyor. Matilda ve Bayan Honey arasındaki o sohbetler, o naif muhabbet çok etkileyiciydi. En çok hoşuma giden detay ise Bayan Honey’nin karşısındaki küçücük kız çocuğunu küçümsemeyip, onu kendisine denk bir birey, bir ruh ikizi olarak görmesi oldu. Bu, bir çocuğun ruhuna dokunabilecek en güzel yaklaşımlardan biri. Matilda’nın ilk başlarda zihniyle nesneleri hareket ettirebilmesi ama daha sonra zor ve karmaşık derslere geçtiğinde bu yeteneğini kaybetmesi kitaptaki en
MatildaRoald Dahl · Can Çocuk Yayınları · 20224,306 okunma
Puan vermedi·120 syf.·
2026 11. kitabı
Victor Hugo dönemin baskıları yüzünden kitabı isimsiz yayımlamış, daha sonra durumu açıklayan genişletilmiş yeni bir önsöz hazırlamış. Amacı ölüm cezasına karşı bir duruş sergileyerek, tamamen kaldırılmasını sağlamak. Kitap kabaca 3 bölümden oluşuyor. Önsöz, dönemin(1829) içerisinde bulunduğu durumu ve yazarın kitabı kaleme alma motivasyonunu bizlere aktarıyor. İdam cezasının uygulanış biçimi, üst kademedeki insanların bu cezayı nasıl kullandıkları(kendilerini kayırdıkları), bu cezanın toplumdaki yansımaları, toplum düzenine etkileri gibi konuları bu bölümde detaylı yer almakta. Trajedi Hakkında Bir Komedi, kısa bir tiyatro-piyes metnidir. Bu metinde yazar kitabına gelen(gelebilecek) yorumlara bir komedi ile dikkat çekmiştir. İnsanlar, "cezalandırmak için neden böyle canice bir yöntem uyguluyoruz" diyerek idamı eleştirmek yerine, "bir yazar varmış bir idam mahkumunun son gününü anlatıyormuş, düşünebiliyor musun vicdansızlığı, böyle bir şeyi nasıl kitapta anlatabiliyor, bu vicdansızlığı kim okur?" şeklinde şikayetler ediyor. Klasik parmağın gösterdiği yere bakmak yerine parmağa bakma durumu! Bir İdam Mahkumunun Son Günü, karar çıktıktan sonra 6 hafta içerisinde idam gerçekleşiyormuş. Söylenene göre, Victor Hugo bir idama şahitlik ettikten sonra böyle bir kitap kaleme almak istiyor ve bu 6 haftanın nasıl geçiyor olabileceği ile ilgili yorumunu biz okurlarla buluşturuyor. Ölüm gününü beklemek nasıl bir duygudur, ömür boyu hapis cezası almak bundan daha iyi midir? Gardiyanlar ölüm cezası almış kişilere neden iyi davranır, nasıl olsa ölecek bir mahkuma bu özel ilgi nereden gelmektedir? Rahipler bu işin neresindendir? Gibi bir çok soruyu hayali bir idam mahkumu üzerinden dile getiriyor yazarımız. Kitabı okurken insan ister istemez bu cezayı ve hak edebilecek
Edebiyat & Roman
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·400 syf.··
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 00:00
Mel Robbins; deneyimlerinin ardından yazar, podcast sunucusu ve motivasyon konuşmacısı kimliğini kazanan bir avukattır. Onun bu kimliğe bürünmesine, bir nevi farkındalığını artırmasına destek olan kişi, kızı Sawyer olmuştur. "Bırak Yapsınlar Teorisi" çok fazla ilgi görmüştür. Öncesinde "5 Saniye Kuralı" teorisi insanları çabucak etkisi altına almış. Bunun yanında bu yaklaşımları mantıksız ve kısa süreli çözüm olarak gören kişiler de vardır. Bırak yapsınlar teorisi aslında her şeyin akışta kalması ve insanın olanlar karşısında duygu ve düşüncelerini regüle edebilmesiyle ilgili bir yaklaşımdır. Fakat bazı insanlar bu yaklaşımı polyannacılık ve eylemsizlik ile bağdaştırmıştır. Fikir ayrılıkları da bu noktada başlıyor aslında. Yazarın değindiği en önemli noktalardan biri de "bırak yapsınlar" demenin ardından "kendine izin ver" yaklaşımıdır. İnsanların davranışlarını yönetmeyi bırakıp kendimizi daha yumuşatan bir konuma yerleştirme düşüncesi oldukça yorucu. Ancak kendine izin ver denilen nokta güdüsel yaklaşmak yerine akılcı şekilde duygu ve düşünceleri regüle edip gerekeni yapmaktan bahsediyor. Yani olması gereken sadece bırakmanın ötesinde kendini de gözardı etmemek. Diğer türlüsü kendi hakkına girmek olur zaten. Yazarın kitapta anlattığı araştırmalar ve kavramlar deneyiminin yanında uzman kişilerden edindiği bilgilerle kaleme alınmıştır. Yani boş bir kişisel gelişim kitabı olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Yer yer katılmadığım noktalar olmasına rağmen keyifle okudum. Sürükleyiciydi benim için.
1000Kitap
Bırak Yapsınlar TeorisiMel Robbins · Nepal Kitap Yayınları · 20251,346 okunma
7/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Altını çizdiğim sayfalar dolusu cümleler. Hepsini alıntılamam güç, o sebeple okuyunuz. Sonuçlarını değil ama seçenekleri seçebildiğimiz bir hayat. Olasılıklar sonsuz. Sonsuzdan bir çıkarırsan sonsuz yine sonsuzdur. Tek bir şeyi bile farklı yapmak çoğu zaman her şeyi farklı yapmak demektir. . Her seçtiğimiz farklı kararlar ile başka hayatlarda ne kadar başarılı , güçlü olursak olalım tatmin olmadığımızda Anlıyoruz ki; Sonsuz başka hayatlar ihtimali içerisinde en iyisi şu an yaşadığımız bu hayat, verdiğin veya vermediğin her karar senin, seni oluşturan bir bütün. Geçmişte yaptığın hatalardan pişmanlık duyup geçmişe hapsolmak yerine şu anki hayatının keyfini sür diyor, kitap. Vermek istediği mesaj bir noktada doğru , bir noktada polyannacılık gibi geldi.
Alıntı
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 00:00
Tekrar tekrar okunabilecek hatta okunmalı da dediğim başucu kitabı niteliğinde bir eser. Tekrar tekrar diyorum ben öyle yapacağım çünkü. Bazı kitaplar bittiğinde başlar ya hani. Kapağını kapatsan da ayrılamazsın uzun süre etkisi sürer. Gidip gelip okumak istersin. Bolca altını çizdiğin, içine dokunan, içini okuyan, seni anlayan, senden yana olan, sana sarılan. İşte öyle bir kitap. Yazarın diğer kitaplarını okuyan biri olarak üstüne kat kat ekleyerek harika bir eser oluşturduğunu söylemek isterim. Ki ben kişisel gelişim kitaplarına mesafeli biriyimdir ama kitap türdeşi olan kitaplardan sıyrılıp kendini ayırt ettiriyor. Çünkü 'her şey geçer, geçecek, iyi olacak fikrini' öyle içi boş bir taraftan vermiyor. Altını doldura doldura. İçten, samimi. Polyannacılık yok. Acıysa acı kötüyse kötü günlerimiz olacak, zor zamanlarımız olacak ama onun da içinden geçip iyileşeceğiz. Düşeceğiz ama kalkmasını bileceğiz diyor. Yolumuza aldığımız derslerle devam edeceğiz. Hayat böyle bir yer , acı da hüzün de mutluluk da sonsuza kadar sürmüyor. "Unutma lütfen, hiçbir kış sonsuza kadar sürmez! Her bahar usulca gelir." Bu hayatta en önemli varlığımız kendimiziz. Ve yine en hoyrat davrandığımız da kendimiziz birçok zaman. Başkasına gani gani verdiğimiz anlayışı kendimizden sakınıyor kendimize acımasız olabiliyoruz bazen. Oysa en ihtiyacımız olan kendimizi sevmek kendimize iyi davranmakken.. Olduğumuz olmadığımız her şey için kendimizi suçlamamamız gerek. Kitap tam da bunları öğretiyor sana: Kendini önceliklendirmen kendi değerini bilmen bencillik değil. Tam da ihtiyacın olan. Çünkü dediği gibi kendine iyi davrandığında hayat da sana iyi davranır. Kendini sevdiğinde başkaları da seni sever. Üzerine fazlaca konuşabilirim aslında. Her satırı öyle güzeldi ki.. Yazarın dili, sanatını ustaca
Işılda Cüret Et GülümseAli Bayam · Destek Yayınları · 202565 okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 61. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 00:00
Bu kitap tam bir "farkındalık uyandırma" kitabı. Vurucu cümlelerle aslında size "Dur bir dakika, kendine ne yapıyorsun?" diyor. ​Kitap seni suçlamıyor, tam tersine içine düştüğün o "onaylanma ihtiyacı" veya "her şeye yetişme kaygısı" gibi durumlarda yalnız olmadığını hissettiriyor. Bölümler kısa olduğu için sıkmıyor; her sayfa yeni bir aydınlanma gibi. ​"Pozitif düşün, her şey düzelir" gibi boş bir polyannacılık yapmıyor. Hayatın içindeki acının, yorgunluğun ve hayal kırıklığının da bir yeri olduğunu kabul ediyor. ​Gel gelelim, kitabın zayıf kalabileceği noktalara; kitap bazen bir psikoloji kitabından ziyade, motivasyon kartlarının birleşimi gibi hissettiriyor. Derinlemesine bir vaka analizi arayanlar için biraz yüzeysel kalabilir. ​Sorunları tespit etmede (teşhis koymada) harika bir kitap ama "Bunu tam olarak nasıl çözeceğim?" kısmında biraz daha somut yöntemler bekleyebiliyor insan. ​Okunur mu? ​Kesinlikle okunur. Özellikle kafanın çok dolu olduğu, kendini değersiz veya çok yorgun hissettiğin bir dönemdeysen ilaç gibi gelir. Baş ucunda durup ara ara rastgele bir sayfasını açıp okuyacağın türden bir kitap bu. "Kişisel gelişim" dünyasındaki o zehirli pozitiflikten uzak durması onu farklı kılıyor. ​
Psikoloji
Seni Yoran Her Şeyi BırakMüthiş Psikoloji · Destek Yayınları · 20237,2bin okunma