… şimdi düşünüyorum da bir insanı dolandırmanın en güzel yolunun önce güven vermek olduğunu bana pespaye bir şekilde anlatıyordu kitap.
Alıntı
Mutluyum dersem mutluydum, mutsuzum dersem mutsuz. Ama o zamanlar herkes öyleydi.
Sayfa 292·Kitabı okudu
Diğerlerinin içinde boğulmuş otuzlarında biri işte, bu işine geliyor, kalabalıklar içinde anonim bir gölge olarak kalırsa kaderin onu unutacağı ve rahat bırakacağına dair delice bir umudu var.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Benim gözümden kadınlar :)
Kızlar en şık giysileriyle ışıldıyorlardı. Masayı donatmakla meşgul iki huri gibiydiler. Sıra dışı giyinmek sıradan bir yaşamı değiştiremez elbette, fakat kadınlar gösterişli olmayı severler, özellikle de hemcinslerine karşı. Bulundukları mekânda en gözde kişi kendileri olmak isterler, kısık gözlerle etrafı seyredip bakışların kendi üzerlerine çevrilip çevrilmediğini kontrol ederler; tüm bakışlar kendi üzerlerinde toplanınca gururları okşanır. Eğer kendilerinden başka bir kadına coşkulu bir meyil varsa öfkeden deliye dönerler, şeytani hisleri kabarır ve hemen o havayı kırmak için karalama fiskoslarına başlarlar. Böyle ortamlarda hem doyumsuz hem uyumsuzdurlar. Zaten insan, hoşlanmadığı birine kötülük edecek imkânı bulamadığında diğer insanların o kişiye olan iyi düşüncelerini değiştirmeye çalışır. Merve ile Neslihan görünürde iyi anlaşıyorlardı, fakat dünyanın hiçbir mutfağı iki kadını sığdıracak kadar geniş değildi. Neslihan’ın emelini öğrendiği zaman Merve’nin cana yakın tavırları devam edecek miydi acaba?
Sayfa 63·Kitabı okudu
Alıntı
bir adamı sevmekle onu sevmeyi sevmek çok farklı şeylerdir.
Kim nasıl yaşıyorsa, öyle düşünür.
Sayfa 169 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam