O göğün altındaki insanlar da birbirlerine çok benziyorlardı; her yerde, yeryüzünün dört bir yöresinde, birbirlerinin varlığından habersiz, aralarında nefret ve yalan duvarları girmiş, ama yine de birbirinin aynı olan; düşünmeyi hiçbir zaman öğrenmedikleri halde, bir gün dünyayı altüst edebilecek gücü yüreklerinde, içlerinde, kaslarında biriktirmekte olan yüz milyonlarca insan yaşıyordu.
Çok genç, diye düşündü Winston, hala hayattan beklediği bir şeyler var, başına bela olan birini uçurumdan aşağıya itmenin hiçbir şeyi çözmeyeceğini anlayamıyor.
Kitabın dili günümüz Türkçesinden çok uzak, bu sebeple anlaşılması zor. Yazarın meşhur üçlemesini okuyanlar, önemsediği konulara çoktan aşina oldukları için bu kitabın fazladan katkısı olur mu bilmiyorum. Hugo’ dan okunacak bir şey kalmadığında şans verilebilir.