Durmadan kaydırırken ertelediklerimiz
Akşam oluyor. Milyonlarca insan neredeyse aynı hareketi yapıyor. Telefon açılıyor. Bir haber, ardından başka bir haber. Bir video, sonra bir tane daha. Başlangıçta yalnızca birkaç dakikalık görünen şey bazen fark edilmeden saatleri, hatta bütün bir akşamı yutuyor. Bu manzara üzerine çok şey yazıldı. Dikkat ekonomisinden, algoritmalardan ve bağımlılıktan söz edildi. Bunların hepsinde doğruluk payı var. Yalnız bazen en görünür açıklamalar asıl meseleye yaklaşmamızı zorlaştırabiliyor. Çünkü insanın dikkatini dağıtma arzusu yeni değil. Geçmişte de herkes boş zamanlarını Tolstoy okuyarak geçirmiyordu. Uzayan sohbetler, iskambil oyunları, dedikodular, magazin dergileri ve televizyon karşısında geçirilen saatler vardı. İnsan zihni kendisini oyalamanın yollarını her zaman buldu. Bu nedenle sorun insanların eskiden düşünüp şimdi düşünmemesi değil. Yine de bir fark var. Bir zamanlar dikkat dağıtan şeylerin de bir sonu vardı. Gazete biterdi. Televizyon yayını sona ererdi. Yolculuk tamamlanırdı. Misafirler dağılırdı. İnsan eninde sonunda kendi zihniyle yeniden karşılaşırdı. Bugün ise akışın sonu yok. Bir görüntünün ardından diğeri geliyor. Bir haber başka bir haberi çağırıyor. Bir hayat başka hayatlara açılıyor. İnsan artık dikkatini dağıtacak şey aramıyor; dikkatini dağıtacak şeyler onu buluyor. Belki de bugünü farklı kılan şey, dikkat dağıtıcıların niteliğinden çok sürekliliğidir. İnsanlık tarihinde ilk kez hayatın neredeyse bütün boşluklarını doldurabilecek araçlara sahibiz. Oysa bazı boşlukların bir işlevi vardı. Beklemek yalnızca beklemek değildi. Can sıkıntısı da yalnızca can sıkıntısı değildi. İnsan çoğu zaman neyi özlediğini, neden huzursuz olduğunu ya da hangi hayatın içinde kaybolduğunu o görünüşte önemsiz anlarda fark ederdi. Dinlenmek mi, oyalanmak mı? Yine
Makale|Yazı
Robert Fisk Projeksiyonu ve Graham Fuller’ın İtirafları Dönemsel (2017 - 2019) 2017 - 2018: Ortadoğu analisti Robert Fisk, The Independent’taki makalelerinde ABD-SDG ortaklığının anatomisini çıkardı. Fisk, ABD'nin Kürt aktörleri kalıcı bir devlet için değil, sadece DEAŞ'a karşı kullanışlı bir "piyade gücü" (hired foot soldiers) olarak konumlandırdığını yazdı. 2017 Barzani bağımsızlık referandumu sonrası bölgenin yalnız bırakılması bunun ilk pratik kanıtı oldu. 2019: Graham Fuller, taktiksel ortaklığın son kullanma tarihini teyit etti: "ABD, Esad'a karşı yürütülen savaşın bir parçası olarak Suriye'nin kuzeyinde otonom bir Kürt bölgesi inşa etme projesine girişti. Ancak IŞİD'in haritadan silinmesinin ardından Kürtlerin büyük resimde ciddi bir önemi kalmadı. Bu koşullar altında Trump, ABD'yi Suriye'den çekme kararını... kamuoyuna sunabilir." Satranç tahtasını tutan transatlantik el, sahaya sürdüğü piyonların (aparatların) nasıl harcanacağını baştan bilmekte ve planlamaktadır.
Tarih
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Link paylaşımı
Link Paylaşımı tek1bilinc.blogspot.com/2026/06/zerone-... academia.edu/resource/work/1... TÜRKÇE: NEDEN OKUNMALIDIR? 1. Çağımızın En Büyük Sorusuna Cevap Arar: Dijital çağda insan olmak ne demektir? Bu metin, yapay zeka, algoritmalar ve veri çağında insanın özünü kaybetmeden nasıl var olabileceğine dair derinlikli bir cevap sunar. 2. Teknoloji Eleştirisinin Ötesine Geçer: Yalnızca teknolojiyi eleştirmez; insanın ontolojik ve ahlaki durumunu bütüncül bir şekilde ele alır. Dijital zindandan kurtuluş için bir reçete sunar. 3. Bilgi ile Bilgelik Arasındaki Farkı Netleştirir: Bilgi çağında yaşıyoruz ama bilgelik çağından uzağız. Bu metin, bilgi ile bilgeliği ayıran çizgiyi kesin bir şekilde çizer ve bilgeliğin karakterle ilgili olduğunu gösterir. 4. Pratik Bir Rehber Sunar: Yalnızca felsefi tartışma yapmaz; Bilgenin On Mührü, Kırk Mühür, Yüz Soru ve Sükûnet Risalesi ile günlük hayata uygulanabilir bir rehberlik sağlar. 5. Disiplinlerarası Bir Derinlik Taşır: Kuantum fiziği, nöroloji, psikoloji, teoloji, tarih ve felsefeyi bir arada kullanarak zengin ve çok katmanlı bir okuma sunar. 6. Tevazu ve Dürüstlük Üzerine İnşa Edilmiştir: Metin, kendi perspektifini açıkça beyan eder, okuyucuyu sorgulamaya davet eder ve tarihsel sapmalara karşı uyarı notlarıyla titizlikle hazırlanmıştır. 7. İnsanı Veriye İndirgemeyen Bir Ontolojik Savunmadır: Günümüz dünyasında insanı veriye indirgeyen anlayışa karşı, insanın aşkın ve indirgenemez bir varlık olduğunu savunan güçlü bir ontolojik savunma sunar. 8. Gelecek Kuşaklara Bir Miras Niteliğindedir: Bu metin, bir çağa tanıklık eden ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir miras olarak okunmalıdır. ENGLISH: WHY SHOULD IT BE READ? 1. It Addresses the Greatest Question of
Küresel Tasarımın İç Motoru
Küresel Tasarımın İç Motoru: Türkiye’de Sermaye Transferleri, Elit İkameleri ve Aparat Mekaniğinin Krono-Politik Anatomisi (1952 - 2026) Metodolojik Çerçeve ve Deterministik Matris Modern Türkiye’nin makro-tarihsel patikası, salt iç siyasi rekabetlerin, ideolojik polarizasyonların ya da lineer bir demokratikleşme/otoriterleşme anlatısının ürünü değildir. Karşımızda, küresel hegemonyanın yapısal tasarım dalgaları ile yerel sermaye savaşlarının asimetrik bir biçimde birbirinin üzerine katlandığı, yüksek entropili ve deterministik bir matris bulunmaktadır. Bu matrisin en radikal ve dönüştürücü iç motoru, geç Osmanlı döneminden itibaren devletin kurucu unsuru ve iktisadi omurgası olan Rumeli ve Balkan muhaciri (özellikle Yunanistan göçmeni) seküler elit yapının, gücü ve finansı Karadeniz, Kafkas ve Doğu Anadolu kökenli yeni muhafazakâr/milliyetçi ağlara devretmesidir. Bu elit ikamesi, yalnızca yasal bürokrasinin değil; yargı, emniyet, istihbarat, finansman kanalları ve informal güç odaklarını da kapsayan total bir hegemonya transferidir. Bu süreçte hiçbir ideoloji, aktör ya da ittifak statik kalmamış; küresel sistemin bölgesel ajandası ile içerideki kliklerin hayatta kalma arzusu dönemsel aparatlar üzerinden enstrümante edilmiştir. Her aktörün bir "son kullanma tarihi" (expiration date) bulunmakta ve işlevini tamamlayan unsurlar sistem dışına itilmektedir. Aşağıdaki krono-politik hat; bahse konu derin kurumsal kırılmaların, asimetrik tasfiye mekanizmalarının ve büyük servet transferlerinin rasyonel, deterministik ve bütüncül bir dökümüdür. Krono-Politik Hat ve Jeopolitik Kırılma Eşikleri NATO Üyeliği ve Çevreleme Stratejisinin Kurumsal İmzası 18 Şubat 1952 Türkiye resmi olarak NATO’ya kabul edildi. Bu adım, devletin güvenlik bürokrasisinin küresel takvime entegre
Tarih
Çin'in Tarim Havzası'ndaki Xiaohe mezarlığında, 3.500 yıllık mumyaların boyunlarında küçük, sararmış bir madde dağılmış halde bulundu. Çakıl taşı büyüklüğündeki bu parçalar, dünyanın bilinen en eski peyniri olarak kayıtlara geçti. Önceki çalışmalar maddenin kefir peyniri olduğunu ortaya koymuştu. Yeni bir analiz ise çok daha ileri gidiyor: peynirin içindeki Lactobacillus kefiranofaciens bakterisinin antik DNA'sını dizleyen ekip, peynirin nasıl yapıldığını ve nereden geldiğini izleyebildi. Bulgular ilginç bir tabloya işaret ediyor. Kefirin bugünkü Rusya'daki Kuzey Kafkasya'dan yayıldığına dair uzun süredir kabul gören hipotezin aksine, Xiaohe'deki bakteri başka bir kola, Tibet ve Doğu Asya'daki türlere bağlanıyor. Yani kefirin yayılım haritası tek bir merkezden değil, en az iki ayrı koldan ilerlemiş görünüyor. DNA aynı zamanda farklı kültürlerin temasına da işaret ediyor. Örneklerin bazıları inek sütünden, biri keçi sütünden yapılmış. Üstelik keçi DNA'sı orta Asya'nın diğer antik örnekleriyle benzeşiyor. Bu, Tunç Çağı'nda Sincan halkının çevre topluluklarla ne kadar iç içe geçtiğini ortaya koyan başka kanıtlarla örtüşüyor. Kefirin yayılmasının bir nedeni de pratik olabilir: fermantasyon sırasında laktoz azaldığı için kefir, laktoz intoleransına sahip Tunç Çağı toplulukları için (Xiaohe halkı dahil) kolay tüketilebilir bir besindi.
Edebiyat dünyasını hızlı tüketime kurban ettiğim, yarın yokmuş gibi kitap okuduğum bir gün oldu. Evde okuduğum kitabı unutup okula gelince, o bitmek bilmeyen boş saatlerde oturdum ve çantamdaki incecik kitapları saat başı çerez gibi bitirdim. Bir saatte başlayıp biten bu pratik yol arkadaşları, o uzun uzadıya yayılan hikayeleri resmen tek oturuşta sildi attı. Okul sıralarında, derin felsefi sorgulamalar yerine edebiyatı adeta bir ayaküstü atıştırmalığa dönüştürdüğüm bu ironik günün hafifliği gerçekten çok keyifli. Çinago Sahaf Mendel Meyhanede Hanımlar Yedi Yoksul Gezgin Oliver Twist (Çizgi Roman)
Duygu ve Düşünce