Bugün sizlere masal tadında keyifli ve bir o kadar da anlamlı bir kitapla geldim. Bazı yolculuklar sadece harita üzerinde kat edilen mesafelerden ibaret değildir; insanın kendi sınırlarıyla, sadakatiyle ve kalbinin derinliklerindeki karanlıkla yüzleştiği birer sınava dönüşür. @ibrahimtapdk ’ın yazdığı “Fortuna Favet Fortibus”, tam olarak böyle derin ve dönüştürücü bir serüvenin kapılarını aralıyor.
Hikaye, masalsı atmosferiyle bizi çok eski zamanlara, Xenteria Kabilesi’ne götürüyor. Bir tarafta pratik zekasıyla öne çıkan Karl, diğer tarafta ise gücü ve cesaretiyle hayranlık uyandıran Leo var. İki yakın dostun kaderi, yaşadıkları toprakların sınırlarını aşan büyük bir mücadeleyle kesişiyor. Verimli topraklara sahip ancak askeri açıdan zayıf olan Xenteria ile çorak topraklarda güçlü ordular barındıran Xen Kabilesi arasındaki o ezeli denge, bir gece aniden gerçekleşen kurt saldırısıyla tamamen sarsılıyor. Büyük şefin iki dostu gizli bir görevle düşman topraklarına göndermesi ise dostluk, ihanet, savaş ve esaretle örülü o büyük maceranın fitilini ateşliyor.
Romanın en güçlü yönlerinden biri, okuru hiç yormayan, sayfaların nasıl aktığını fark ettirmeyen sürükleyici ve akıcı dili. Ancak kitabı görsel bir şölene dönüştüren asıl unsur, sayfaların arasına serpiştirilmiş olan ve hikayenin o mistik atmosferini adeta canlandıran nefis görseller. Bu çizimler, okurken kurduğumuz dünyayı zenginleştiriyor. Gümüş Mızrak’ın sırrı ya da Apollona’nın gizemi gibi merak unsurları canlı tutulurken, karakterlerin yaşadığı içsel değişim ve büyüme süreci de satır aralarına çok başarılı bir şekilde yedirilmiş.
Kitabın en özgün ve okuru etkileyen sürprizi ise son düzlükte karşımıza çıkıyor. Yazar, hikayenin bitişini tek bir kadere bağlamak yerine okura alan tanıyarak “iyi son” ve “kötü son”