Küçük gruplara bölünmenin pratik bir nedeni de var. Bu kadar çok insanı beslemek için hemen her gün avlanmada çok başarılı olmak gerekir. Hâlbuki insanlar gruplara ayrılırsa ve herkes kendi başına avlanmaya giderse, en azından bazı grupların yiyecek bulma ve bir nesil daha hayatta kalma ihtimali artar. Böylece eski insan formları, yüz binlerce yıl hatta milyonlarca yıl boyunca yalıtılmış bir şekilde yaşayarak ve az sayıda göçmen alışverişinde bulunarak farklılaştı. Birçok form çıkmaza girdi ve soyu tükendi, ama biri tükenmedi (bizimki), yoksa burada bunu konuşuyor olmazdık.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Kur’anın uzun surelerini, özellikle de Bakara ve Ali İmran surelerini okurken, tam surenin bölümleri arasında irtibat kurabileceğim bir çizgiyi yakaladığımı zannettiğim bir anda, surenin dönemeçlerinde kaybolup gidiyordum. Sanki bir adamın, projesini bilmediği büyük bir şehre girerek, gayesine ulaşamadan dönüp dolaşması ya da yapılış planını bilmediği büyük bir binayı görüp, o binanın güzelliği ve mimari sanatı hakkında bir şey idrak edememesi gibi. Ancak, Fîzılâl’il Kur’ân’ı okuduğum zaman, binanın heybetini ve şahaserliğini hissettim. Gördümki, yaklaşık olarak ikibuçuk cüzü kapsayan Bakara Sûresi’nih ana eksenini, İslam kanunları ve ibadet çerçevesinde ümmetin iç yapısı ile yeryüzünde hilafetle görevlendirildiklerinde tecrübelerini, risalelerinden nasıl saptıklarını ve tabiatlarının nasıl olduğunu öğrenebilmek için, ümmetin ilk düşmanı olan Beni İsrail’in sergilenmesi oluşturuyordu. Bu iki ana çizgiden hareket etmek suretiyle, bu yüce surenin bütün bölümlerini projedeki yerlerine koymamız mümkün oluyordu. Gerçekten de Seyyid Kutub bize, Kur’an’ın stratejik hareket yöntemini takdim etmişti. Bütün sûrelerin, bu sûrenin genel projesini sergileyen genel ve özel hedefleri ve bu surenin içerisinde geçen olayların etrafında döndüğü bir ekseni vardı.
Sayfa 13 - Nehir Yayınları
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Benim onsuz yaşayamadığım, onsuz uyuyamadığım, onsuz işimi yapamadığım, onun tenime, rüyalarıma ve reflekslerime ölümcül bir zehir gibi yerleştiği zamanlarda o, gitme ya da kalma konusunda daima sakin bir biçimde, ne yaptığını bilerek karar verdi. Beni sevmediğini mi düşünüyorsun? Bir süre ben de öyle düşündüm. Fakat katı bir hüküm vermek istemiyorum. Beni sevdi ama benden farklı, daha ayağı yere basan, daha pratik, daha temkinli bir biçimde.
Şehid Kutub’un, İşaretler’inde uyguladığı gibi, Allah yolunda davetçilerin yürürken atacakları adımları bilmelerini sağlayan, işaret noktalarını belirleyecek, bu merhale ve araçları açıklayacak bir kitaba ne kadar da ihtiyacımız var. Bu mevzu gerçekten de ilgi uyandırıcıdır. Stratejik hareketin merhalelerini ve bu merhalelere uygun olan araçları anlayamamak ve onlarla tanışmamak, İslami hareketin ve müslümanların davetçileri arasında derin ihtilaflara sebeb olmaktadır.
Sayfa 10 - Nehir Yayınları
Hala hatırlıyorum, altmışlı yılların başlarında Şehid Seyyid Kutub “Yoldaki İşaretler” adlı kitabını çıkarmıştı. Bu kitap o zaman İslam’ın stratejik hareket fikrinde önemli bir dönüm noktası olmuştu. Bütün düşünce ve fikirlerimle dopdolu bir şekilde bu kitabın şu makalesi önünde durdum; **"Bu dinin yöntemindeki ikinci özellik de, stratejik hareketin pratikliği ve esnekliğidir. Bu hareketin çeşitli merhaleleri ve her merhalenin gereklerine ve pratik ihtiyaçlarına uygun araçları vardır. Her merhale, bir sonraki merhale ile sona erer. Bu din, pratiği bir takım soyut teorilerle karşılamaz. Söz konusu pratiğin merhalelerine donuk ve katı tedbirlerle karşı koymaz. Bu dinin cihad hakkındaki metoduna delil göstermek üzere Kur’an ve Sünnet’ten çeşitli deliller ileri sürüp de, dinin bu özelliğini gözönünde tutmayanlar, bu yöntemin açtığı merhalelerin özelliği ile, çeşitli delillerin her merhale ile olan ilgisini idrak edemeyenler, ağır bir hataya düşmüş, bu dinin yöntemini saptırıcı kılıklara büründürmüş, kaynaklara da aslında taşınılmayacak olan, gayeye dönük esaslan ve kaideleri yüklemiş olurlar. Çünkü onlar Kur’an ve Sünnet’teki her delili sanki nihai durumu belirten bir delilmiş gibi, bu dinde nihai kuralları temsil eder diye kabul ediyorlar. İslama bağlılıkları sadece isimden ibaret kalmış olan müslümanlara karşı dikilen umut kinci pratiğin baskısı altında, hem akılca ve hem de ruhi bakımdan yılgınlığa düşen bu çeşit kimseler, İslam sadece savunma amacı ile cihad eder derler. Böylece bu dini, yeryüzündeki tüm zorbaları ortadan kaldırarak, insanlan sadece Allah’ın kulu yapmak olan metodundan feragat ettirmekle şirin gösterdiklerini sanırlar. Oysa insanlara getirdiği inancı zorla benimseterek değil, fakat insanlarla bu inancın arasını açık ve serbest bırakarak,
Sayfa 10 - Nehir Yayınları
Pratik insanı mükemmelleştirir (…) Kırk yıl çalış sonra da mükemmel olma!
Sayfa 64·Kitabı okuyor
Alıntı