Alışılmış değerlendirmelere göre ben bir hiçim albayım. Ölçülerimi kendim getirmek zorundayım bu nedenle. “Zayıflık” adlı bir kuvvet birimi yokmuş albayım. Öyle söylediler. Ben de, suyu ve elektriği olan bu gecekonduya kaçtım.
Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? Bütün hayatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım.
Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor.