1/10
·688 syf.··
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 00:00
okurken asla tahammül edemedim ve hiç sevmedim. çok kötüydü. konu güzel, yazım, ilerleyiş ve bazı sahneler çok dayanılmazdı. ara ara okuduğum bir tür olmasına rağmen hiç beğenmedim.
Pretty GirlsKarin Slaughter · William Morrow · 201573 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 16. kitabı
Reading witcher in english is fascinating. Even though its translated directly from Polish, English sometimes flattens the raw, gritty Slavic wit, but the dark atmosphere still punches through. I love how this book tears down pretty fairy tales. It shows a magical world ruined by ugly human realities such as injustice, racism, and violence. It proves that no matter the universe, human nature always brings the same disgusting problems. Since I’ve played all the games, I didn't have to build this world from scratch. I felt like I was returning home, totally immersed from page one. Plus, every character is so distinct you instantly adopt them. Dandelion, especially, is brilliant, his dramatic bard energy perfectly balances the grim reality. The core of the book for me is Geralt. He acts like a heartless mutant who only kills for coin, forcing himself to believe he has no feelings because society expects him to be cold. But underneath, he is incredibly soft hearted. I related to him deeply. People often call me emotionless too. But I know how much I actually care. When it matters, sometimes I act way more thoughtful and genuinely considerate than the people who constantly brag about how sensitive they are. Like Geralt, being guarded doesn't mean you don't feel. Some dislike that this is just a collection of scattered short stories, but I think it’s the perfect, low pressure gateway into the universe. It’s a fun, easy read that makes you feel both the darkness of the world and the hidden warmth of its hero.
The Last WishAndrzej Sapkowski · Gollancz · 20204,281 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·120 syf.··
2026 13. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 22:58
Currently being the only reader and the first reviewer of this book is thrilling! Alright, let's start. So, this book is literally a conspiracy theory itself. Silas Orven is a man, a supposed time-traveller, who appeared in a private Facebook group in about 2024-2025 if I remember correctly. In that group he claimed that he came from the future to try and edit the timeline because humanity in his era of the future is having massive problems. If you can "edit" the timeline, it creates a new variable. Our current actions, if they are different, can create a new result and new future timeline. At first, people mocked him, trolled him, dismissed him completely. But when he began accurately predicting specific events, people were stunned and began taking him far more seriously. Some even started idolizing him and treating him like some kind of divine figure, even though he repeatedly said he wasn’t a prophet or anything divine and that no one should worship him. The guy became a sensation, basically. So in 2025 he published this book and then completely disappeared. No one knows where he is. No one can identify him. His name doesn’t even show up in any global database. Some of his most devoted followers genuinely believe he went back to the future, where he came from. I read the book, and it’s incredibly well-written. Some parts are genuinely disturbing; his descriptions of the future and the era he comes from are pretty terrifying. It's pretty dystopian. It’s impressive how he explains how time travel supposedly works, and he even touches on several taboo topics like Hitler, aliens and their origins, why they abduct humans, as well as God, the Bible, the Qur’an, who built the pyramids and why, whether humans will achieve eternal life, what happens after death, and so
Edebiyat
The Hidden SimulationSilas Orven · Independently Published · 20261 okunma
8/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
KIZ KARDEŞİM İÇİN JODİ PİCOULT 488 SAYFA #Filmlereuyarlanankitaplar #Ortakokuma Kimseyi mükemmel olduğu için sevmezsin. Mükemmel olmadığı gerçeğine rağmen seversin. İki yaşında lösemi teşhisi konan Kate'in hayatını kurtarmak için tam olarak genetik uyumlu tasarlanan bir bebek dünyaya getirir Fitzgerald ailesi. Anna adını verdikleri kızları, doğduğu andan itibaren ablasının kurtarıcısı olur. Hasta olmamasına rağmen tıpkı ablası Kate gibi ikinci adresidir artık hastahaneler. Sayısız ameliyatlar, nakiller, kan bağışları. Ablasının kurtarıcısı olan Anna, bu rolünü ve hayatını hiç sorgulamaz, taki on üç yaşına gelene kadar. Ailesini paramparça edecek, belki de ablası için ölümcül sonuçlar doğuracak bir karar alır ve kendi bedenini kullanma haklarına sahip olmak için ebeveynlerine dava açar. Bir yanda proje çocuk olarak dünyaya gelmiş olan Anna; bu hayatı sürdürmeli mi, yoksa bedeni üzerinde kendi kararlarını alabilmeli mi sorusuna cevap ararken bir yandan da Kate'in hayatta kalma mücadelesini okuduk hüzünle. Büyük kızını hayatta tutmak için olağanüstü bir çaba harcayan anne Sara'nın fedakarlıklarına, içsel çalışmalarına tanıklık ettik. Kate için verdiği mücadele sırasında geri planda bıraktığı diğer çocukları Anna ve Jesse'in sessiz çığlıklarına şahit olduk. Kızını hayatta tutmak her şeyden vazgeçen bir anne. Sara. Doğduğu andan itibaren sadece ablasını yaşatmak için mücadele eden bir kız kardeş. Anna. Adım adım yanlış yollara sapan, adeta ailenin hiç görülmeyen oğlu. Jesse. Anna'nın kendi bedeni üzerinde söz sahibi olmaya karar vermesiyle ailenin hayatına dahil olan bir avukat. Campell. Dava yürütülürken mahkeme tarafından atanan bir vasi. Julia. Eşi Sara'nın gölgesinde kalan, acısını içten içe yaşayan bir baba. Brian. Sadece bir çocuğun hastalıkla mücadele
Kız Kardeşim İçinJodi Picoult · April Yayıncılık · 20191,874 okunma
The Moon is pretty, isn't it?
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Ayda Shoya necə anlaya bilməzsən axı Shokonun səni sevdiyini. Qız ağzı ilə etiraf edir deyir. Bu lom kimi sifətinə baxıb ay gözəldi hə deyir. İnsanların qarşısındakının sevgisini bu cür anlaya bilməməsi olduqca məyus edici bir hadisədir. Kaşlara boğur insanı.. Təmiz əsəb elədi o səhnədə. Ona görə də Shokonu anlamaq deyib qucaqlamaq istəyirəm ona bu arada dostum 4-cü cildi gətirəcəkmiş mənə.
A Silent Voice, Vol. 3Yoshitoki Oima · Kodansha Comics · 2015451 okunma
Sinemadan Çıkmış İnsan" Hissi Vermeyen Akıcı Kitap: Sarı Yüz
Puan vermedi·303 syf.··
2026 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 22:33
Ay bu kitap o kadar çok övüldü, o kadar gözümüze sokuldu ki dayanamayıp düştüm ben de bu tuzağa. Edebi yanının çok kuvvetli olduğuna dair asla bir iddiam yok baştan söyleyeyim, ama etkileyici olduğu gerçeğini de inkar edersem çarpılırım! Hele o son 50 sayfa nasıl aktı bitti zerre anlamadım. Kendimi bir an Pretty Little Liars dizisinden bir sahnenin tam ortasına düşmüş gibi hissettim yahu. Kitap okumadım da, sanki mısırımı patlatıp gerilimli bir film izledim resmen. ​Kurgu falan ama bayağı hayatın içinden meret. Edebiyat dünyasının o acımasız kulislerini, ırk ve kimlik meselelerini, fırsat eşitsizliğini falan acayip keskin eleştirmiş. İş hayatı, işsizlik, etrafımızdaki o çıkarcı tipler derken "Oh be, bu dertler sadece bana özel değilmiş" diye bir garip rahatlıyorsunuz okurken. En çok da sosyal medyanın o adaletsizliğini vuruyor yüzünüze. Sizi bir saniyede bulutların üzerine çıkarıp, ertesi gün nasıl bir anda Yerin Dibine sokabileceğini çok net gösteriyor. ​Ama gel gelelim, bu kadar akıp gitmesine rağmen tam olarak "bayıldım" diyemiyorum. Neden mi? Çünkü bende bir kural vardır; bir kitabı gerçekten sevmem için o son sayfayı kapattığımda şöyle kısa bir an bile olsa durup uzaklara dalabilmeliyim. Yusuf Atılgan'ın o meşhur Aylak Adam'ında bahsettiği "sinemadan çıkmış insan" sersemliği çökmeli üstüme. İşte o his uyanmadı bende. Kapağı kapattım ve "Eee, bitti mi şimdi?" dedim kaldım. ​Kitabı bitirince kendi kendime mırıldandığım tek şey şu oldu: Demek ki önemli olan hikayenin kendisi değilmiş, o hikayeyi kimin, nasıl anlattığıymış... Tabii bu benim penceremden görünen. Siz okuyunca tam tersini de düşünebilirsiniz, orası tamamen sizin paşa gönlünüze kalmış!
1000k
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma