Ve Karşınızda Halit Kıvanç!
Puan vermedi·350 syf.·
2025 426. kitabı
Alt başlık: Bir Koltukta Çok Karpuz Merhabalardan bir demet sayın okuyucular. ≈) Bugün sizlere yapabildiğim kadarıyla ilklerin ismi Halit Kıvanç'ı anlatacağım. Hoş geldiniz. -Biraz uzun... Çayınızı kahvenizi hazır edin isterseniz. ≈)- Nereden başlasam bilemiyorum, alt başlıkta da dediğim gibi bir koltukta çok karpuz... -kitabı buraya sığdırmam gerekir≈)- Öncelikle soyadından başlayalım. “İlkokul başları falan. Biliyor musunuz, bu so­yadı işini okuma yazma bilmeyen annemle, ben küçücük ço­cuk ... Evet ailede o kadar ağabeyler varken biz gittik, ailenin bütün nüfus muamelelerini yaptırttık. Sıra geldi soyadına. "So­yadı ne" dediler. Listeler var oralarda. "Biz bunu evde bir ko­nuşalım" dedik. Kemal ağabeyim "Ben çok güzel bir soyadı buldum" dedi, "Tarkan". Tarkan hiç fena soyadı değil. O za­ manlar daha bugünkü Tarkan'ın annesi babası bile doğma­mıştı herhalde...Tarkan soyadı denince bir gün, iki gün dü­ şünüldü. Babam benimsemedi. - Aile meclisinde konuşuluyor bunlar öyle mi? - Onlar konuşuyorlar, biz duyuyoruz. Gazetede bir yazı okumuş Kemal ağabeyim. "Soyadı için teklifler" konulu bir yazı. Orada "Kıvanç" da var. Parantez içinde de "İlk defa Ata­türk tarafından kullanılmıştır bu deyim" yazıyor. Kemal ağa­beyim "Kıvanç" diyor. "Bakın nasıl söylenişi" filan... Gittik, aldık Kıvanç soyadını. -Göbek adıda Mecit imiş. Nüfusta kayıtlı...- İlk Sunuculuğu - İşte bu çok enteresandır. Bakın ben bebekken bile kunda­ğımın yanında gazete vardı. Yani bebekliğimden itibaren ga­zete gördüm ben ve okumaya çok küçük yaşlarda gazete ile başladım... ... – Kendiliğinizden mi okumuşsunuz, yoksa "Oku da oğlum bir göster amcana" gibi mi? - Hayır, hayır değil. Annem "Oğlum gazete bile okuyor de­yince, ben de başlamışım okumaya. Yani bu, benim ilk sunu­culuğum. Kendimi sunmuşum. (İlkokula
Bir Koltukta Kaç KarpuzAydın Engin · İş Bankası Kültür Yayınları · 200310 okunma
10/10
·182 syf.··
2025 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 11:17
Merhaba! Bugün şu dönem sık sık kitaplarını okumaya çalıştığım bir yazar olan Hüseyin Rahmi'nin "Cadı" adlı eserinden bahsetmeye çalışacağım. Eleştirmek haddime olmadığından sadece tanıtım tarzında bir yazı olacaktır. O zaman gelin sevdiğim bir alıntı ile başlayalım. ALINTI: "Efendi, emin olun, gördüğünüz her sima, göstermek istediği aydınlık bir vicdanın hakiki yansıması değiIdir. İyilikseverlik belirtileriyle parıltılı bulduğunuz çehrelerden çoğunu, bir anlık doğal ikiyüzlülük örtüsünden sıyrılmış görseniz dehşetinizden Hakk'a sığınırsınız. Tatlı görünen ne kadar tebessümler vardır ki her biri gizli bir nefretin, alçak bir emelin aldatıcı yaldızı hükmündedir. YORUMUM: Öncelikle benim bu kitaba başlamama neyin vesile olduğundan bahsederek konuyu açayım efendim. Yemek yerken bir şeyler izlemek zannederim ki yalnız benim zevk aldığım bir mesele değildir. Yine bir şeyler bakınırken Osmanlı'nın son dönemlerinde geçen bir cadı hadisesinden bahseden Türk yapımı bir filme denk geldim. Araştırınca öğrendiğim üzere bu kitabın bir uyarlamasıdır. Elbette konu benzer olsa da film sonraları çokça kitaptan ayrılmıştır. Filmi de tavsiye ederim bu arada. Eğer benim gibi Osmanlı dönemi romanlarını özellikle son dönemini okumayı sevenlerdenseniz Hüseyin Rahmi'nin tüm kitaplarını tavsiye ederim gerçi ben de tamamını bitirebilmiş değilim ama okuduğum kadarıyla söyleyebilirim ki döneminin artısıyla eksisiyle her şeyini anlaşılır bir dille oldukça zevkli bir anlatımla aktarmakta. Hüseyin Rahmi; kitaplarından anladığım kadarıyla döneminin değerli okumuş, bilge insanlarındanmış. Şu ana kadar okuduğum tüm kitaplarında bilge-cahil çatışması yer alıyordu ve bu bilge insanları anlatırken de Hüseyin Rahmi kendi oldukça kalabalık külliyatını gözler önüne seriyordu. Özellikle de bu bilge
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şebnem
Puan vermedi·264 syf.··
2025 3. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 12:24
Olaylara farklı pencerelerden bakacağınız, tek bir doğru ya da yanlış olmadığını gözler önüne seren bir kitap #KapakKızı. Üç farklı insanın bir kişi hakkındaki bakış açılarını, bir resime verdikleri tepkileri ve kendilerine tuttukları aynadaki gerçeklerle yüzleşmelerini okuyoruz. Bünyamin, TCDD’de çalışan evli bir adam. Ersin, bankada çalışan, bekar ve dikkat çeken bir müfettiş. Selda, radyoda program yapan, bekar, zeki ama cesareti olmayan biri. Bu üç kişi birgün çıplak kadın resmî basan dergilerden birinin kapağında ayın kızı Şebnem diye basılmış fotoğrafı görür ve hayatlarının en büyük sorgulamasına farkına varmadan başlarlar. Çok kar yağan birgün Ankara’dan İstanbul’a giden trende yolları kesişen bu kişilerin Şebnem’in verdiği çıplak pozlar hakkında farklı yorumları ... Bu kitabımında Şebnem’e söz verilmemiş. Akıcı, düşündürücü ve güzel bir yolculuktu. Keyifli okumalar…
Edebiyat
Kapak KızıAyfer Tunç · Can Yayınları · 202013,7bin okunma
6/10
·250 syf.··
2025 25. kitabı
Çağrı Dergisi / Sayı 751. Ekim-Kasım-Aralık 2024. Kültür, Sanat, Folklor Dergisi. Şair, yazar, gazeteci, Konya Senatörü, Hz. Mevlânâ aşığı Fevzi Halıcı, Konya'nın bir değeridir. 2024 yılı doğumunun 100. Vefatının 7. Yılıdır. 2024 yılında Fevzi Halıcı'yı anmak için pek çok program yapılmıştır. O'nun Konya'ya, Konyalıya, Hz. Mevlânâ'ya, Şems-i Tebrizi'ye, Yunus Emre'ye, Karamanoğlu Mehmet Bey'e, Aşıklığa, geleneklere, yemek kültürüne, doğaya, güllere, çevreye yaptığı hizmetler yâd edilmiştir. Dergi, Fevzi Halıcı tarafından ilk defa 1957 yılında yayımlanmaya başlamış, bugün amatör bir ruhla, çocukları devam ettirmektedir. A4 ebadında, 32 sayfadır. Aile üyeleri ve yakınlarının Fevzi Halıcı hakkında düşünceleri, Şiirleri ve mesnevi nin ilk 18 beyitinin tercümesi yer almaktadır. #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.
Çağrı - Sayı 751 (Ekim-Kasım-Aralık 2024)Çağrı Kültür, Sanat, Folklor Dergisi · Çağrı Dergisi Yayınları · 20241 okunma
9/10
·248 syf.··
2025 1. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2025 20:19
1940-1947 yılları arasında Nazi Almanyası. Irkçılığın, savaşın, propagandanın zirvede olduğu dönem. İngiltere ve Almanya arasındaki savaşta müzik ne kadar etkili olabilir? Bir İngiliz milliyetçisi nasıl olur da Almanya ile iş birliği yapar? Hayatta kalmak için ne kadar ileri gidilebilir? Kitabı okurken insanın zihninden bu sorular ister istemez geçiyor. William Joyce, Almanya’da bilinen lakabıyla Lord Haw-Haw “Germany Calling” adlı bir radyo programının İngiliz sesidir. İngiliz sesi gibi görünüyor desek daha mantıklı. İngiliz medyasında Almanya yanlısı haberlerle ve aralarda duyulan caz orkestrasının sesiyle ilerleyen bir program sunucusu kendisi. Caz orkestrasının ismiyse “Charlie and His Orchestra”. Başta sadece caz müziğini herkese dinletmek isteyen bir oluşum gibi gözükse de aslında onlar bir propaganda orkestrası. Sanatçılarıysa ırkları ve yönelimleriyle Nazi Almanyasının savaş açtığı taraftan kişiler. Bu orkestra olmazsa savaşa katılıp en önde ölüme yürüyecekler. Bir seçim yaptılar ve yaşamı ve müziği seçtiler. Peki propanga orkestrası bu şekilde daha ne kadar ilerleyebilecek? Almanya bu savaşı kazanabilecek mi? İkinci dünya savaşına farklı açılardan bakmamızı sağlayan yazar, trajik ve sarsıcı bir sonla bitiriyor kitabı. Romanın en güzel tarafı, ismi geçen otel, restoran, telefon numaraları, gibi tüm ayrıntıların doğru kaynaklara dayandırılıyor olması. “Ben İstanbul sokaklarında, askeri marşların davul ritimleriyle büyüdüm, ritimler bana annemin sütü gibi işlemiştir.
Edebiyat
Goebbels'in Propaganda OrkestrasıDemian Lienhard · Delidolu Yayınları · 202416 okunma
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2025 16:24
Hamide Yeşilyurt °•~♧ Aşk Falcısı Merhaba bugün sizlere harika bir kitabın paylaşımı ile geldim yazarın kalemiyle tanıştığım bir kitap oldu ve kesinlikle çok sevdim. Kitaba başlar başlamaz sizi içine çeken kurgu eğlenceli diyaloglarıyla son sayfasına kadar keyifle okutuyor. Ben Jennifer ve Mark'ı çok sevdim. Eminim sizler de okuduğunuzda aynı fikirde olacaksınız hadi hemen daha fazla beklemeden konusuna geçelim. Jennifer W. Andre aslında psikoloji okumuş zamanla çok sevdiği astrolojiye yönelmiş bir ilişki terapistidir. Şehrin çok dinlenen radyo kanalında astroloji burçlar ve kişisel ilişkiler üzerine program yapmaktadır. Canlı telefon bağlantıları ile konukları ile görüşen Jennifer'ın programı oldukça revaçtadır. Fakat ilişkiler üzerine bu kadar program yapan Jennifer 29 yaşında ve ruh eşini hala bulamamıştır. Mark Thomson Amerikan futbol Ligi'nin en başarılı oyuncularından biriydi yaşadığı sakatlıktan sonra futbol hayatını noktalayan Mark artık bir gazetede futbol üzerine köşe yazarlığı yapmaktadır ününden ve popülerliğinden hiçbir şey kaybetmeyen Mark hala basının ve futbol camiasının gözdesidir. Mark'ın da hayatında aktif birlikteliği yoktur ve pek de istememektedir. Mark gazetede en yakın arkadaşı olan Melanie ve Drew un ilişkisinin radyo programında verilen tavsiye sonucu kopma noktasına geldiğini öğrenince programı yapan Jennifer'a karşı hırslanır. Melanie'yi ne kadar ikna etmeye çalışsa da ilişki kopma noktasına gelmiştir. Arkadaşının ilişkisi için gözünü karartan Mark radyo programını arar. Tamamen Jennifer'ı ve yaptığı programı kötülemek için arayan Mark ın canlı yayındaki konuşmaları fazlasıyla reyting alır. Gizemli Mark'la ilişki terapisti Jennifer'ın hikayesi böyle başlar. İlişkilerin burçların uyumu ile olacağına inanan Jennifer'ın bu zamana kadar
Aşk FalcısıHamide Yeşilyurt · Lolla Yayınları · 202420 okunma