80’lerin ikinci yarısı ve 90’lı yıllarda evde Tv sürekli açık olurdu. Hayata dair ayrıntıları Tv deki dizilerden öğrendik. Bana ailem hiç yetiştirme yurdunu, huzur evini anlatmadı. Özellikle Yeşilçam filmlerinden Sezercik’i içimiz parçalanarak izlerdik. Günümüzde çok kanal var, çok da program. Artık insanlar özel platformlardan seçerek ve çoğunlukla yabancı menşeili yapımlar izliyor. Çocuklar bu kurumları hiç tanımıyor. Sanki bu insanlar görmezden geliniyor. Dilerim hiç kimsenin ihtiyacı olmaz ama hayat işte böyle ilerlemiyor. Evlat edinme ile ilgili bir çocuk kitabı arıyorsanız “Uğur böceği Kapınızı Çalarsa açmamazlık etmeyin! “ tam da bu konu için yazılmış bir çocuk kitabı. Kitap, kaldığı sevgi evinden ( yetiştirme yurdu, vb artık ne derseniz) Uğur Böceğinin sırtında ailesine kavuşan küçük bir kızın hayali üzerine kurgulanmış. Hem bu konuyla ilgilenen yetişkinlere hem de bu konuya yabancı küçük okurlara hitap ediyor. Tubitak yayınlarından çıkan kitap + 4 yaş diyor. Okul öncesi ve ilk okul kademesinde kullanılabilir.
Gelelim konusuna; Eda anne, babası ve oyuncak ayısı Bay Sarı ile yaşayan mutlu bir kız çocuğudur. Önce kendini, sonra ailesini tanıtır. Ailesinden değer gören, kendini güvende hisseden, onlarla eğlenen, vakit geçiren Eda bize Bay Sarı’nın ailesine yeni katıldığını, uğur böceğinin kanadında yaşadığı yuvadan ayrılarak kendi ailesinin kapısını çalarak onlarla yaşamak için geldiğini, bu süreçte anne ve babasının neler yaptığını anlatır. Hikayenin sonunda Eda aslında Bay Sarının kendisi olduğunu bildiğini söyler. Çok duygusal biten kitabın sonında bu konu ile ilgili ailelerce sıkça sorulan sorulara yer verilmiş. Bu konu ile ilgili bu zamana kadar okuduğum tek çocuk kitabı. Çok beğendim. Keyifli okumalar diler tavsiye ederim :))