Duygusal zeka ve farkındalık yaratmak için birebir
10/10
·268 syf.··
2024 25. kitabı
Doğan Cüceloğlu program ve söyleşilerinde sürekli bahsederdi, "can cana" diye. Birbirini anlamak için bunun anlam ve önemi üzerine değinirdi. Bu kitabında da ağırlıklı olarak birbirimizi, çevremizi en çok da kendimizi anlamamız için ışık tutulmuş. Bireyselden toplumsal hayata. İçten dışa doğru harika anlatımlı her bireyin okuması şart bir eser olduğunu düşünüyorum.
İnsan İnsanaDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20219,7bin okunma
10/10
·206 syf.··
2024 95. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2024 18:58
Uyumak için yastığa başınızı koyar koymaz uyuyanlardan mısınız yoksa dön sağa dön sola yastıkla yorganla kavga edip saatlerce uykuya geçemeyip sonra sabaha karşı sızanlardan mı? Uyku ne büyük nimet farkında değiliz ama uyku ile sorun yaşayanlar, uyuyamama problemi olanlar, yani uykusuzlar bunu çok iyi biliyor olmalı. Benim çok yakın bir arkadaşım da uyuyamıyor.Ben de ilk başlarda bazı bitkisel önerilerde bulundum kendisine komik komik Beni kırmamak için denerim tabii dedi ama biliyordu bir işe yaramayacağını.Uyku küsmüştü uzun yıllar önce ona ve kolay kolay barışmaya da niyeti yoktu. #uykusuz , çok beğenilen beş kitap yazmış bir yazar ve iyi bir müzisyen olan, ömrünün on yedi senesini uykusuzlukla geçiren @bortneanders tarafından ciddi uyku sorunları olan insanlara yardım etmek için yazılmış. Ancak bu kitap ne bir program ne de somut bir tavsiye sunuyor. Bu kitap uykusuz bir hayatın öyküsü ama aynı zamanda insanlığın uyku ile ilişkisinin de bir açıklaması. Yazarımız kendi uykusuzluk hikayesine ortak ederken bizi bir yandan da bu konudaki tecrübelerini araştırmalarlarını ve tavsiyelerini içten bir üslup ve nesnel bir yaklaşımla bize sunuyor.Yazarımız uykusuzluğu ile mücadele ederken tecrübe ettiği yöntemleri de tüm samimiyetiyle okuruna sunmuş. Örneğin 21 temel strateji ilk başta kendisine çok mantıklı görünse de tavsiye edilen bazı rutinler karşısında “Bu ne lan?” demekten kendini alamamışOkuduğu kitaplar,aldığı ilaçlar, yedikleri, yemedikleri ve aklında hep o soru neden uyuyamıyorum? Neden uykumuz gelmez, hangi faktörler uykusuzluğa neden olur? Sizce böyle bir kitap yazmaya karar veren bir adam bu problemi ile başa çıkabilmiş midir?Uykusuzlugu yenebilmiş midir yoksa bunları denedim ama hâlâ uyuyamıyorum mu diyordur Merak ettiyseniz bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.
UykusuzAnders Bortne · Antre Kitap · 202316 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Allah Cümlemizi Korusun
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2024 08:38
Bekir abimizin kalemi ve kelamı her daim gönlümüzü pamuk gibi ediyor. Bazen gözümüzden 2 damla yaş akarken bazen kahkaha artırıyor. Mutlaka okunmasını öneririm. Diğer kitaplarını da okuyacağım. Sosyal medyada takip edeceğim kişiler bekir abinin program yaptığı kişiler oluyor :) :59515
Din İslam
Allah Cümlemizi KorusunBekir Develi · Profil Kitap · 20182,973 okunma
8/10
·320 syf.··
2024 44. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2024 15:41
Radikal'deki yazılarından beri takip ettiğim, kitaplarını "ruhuma şifa" olarak okuduğum, Flu Tv'deki programlarını, podcastlerini ilgiyle izlediğim psikiyatrist ve şimdilerde felsefe doktorası yapan Alper Hasanoğlu kendisini " bir hayat acemisi" olarak görüyor. Birçok kişi farklı düşünüyor elbette, gerek seanslarından gerek program ve kitaplarından faydalanan, aydınlanan çok insan var. Insanların bugünlerde en çok değerler erozyonunun tehlikelerine maruz kaldığını, ahlaki çöküş, etiğin gözden düşmesi sonucu, bugünü nasıl yaşayacağını yarina dair ne ve nasıl plan yapacağını bilememesiyle savrulduğunu söylüyor. İçsel boşluğun ciddi bir problem olarak ortaya çıktığından bahsediyor. Toplumun varoluşsal anksiyetesine karşılık " evrensel değerleri sıki sıkıya benimsemiş bir etiğin ve hiçbir dini inanca yaslanmayan seküler bir ahlakın yeniden inşası için" klinik felsefeyi, ontolojik psikiyatriyi, değer felsefedi temelli bir psikoterapiyi, antropolojik sosyolojiyi, ve hümanist sinir bilimi çözüm olarak sunuyor. Bu disiplinlerden kendisi için en önemli olanı psikoterapi ve felsefe olduğundan onları ön plana koyuyor. Ancak bu kitapla; çağımız insanının bunalımlarına, zorlanmalarına, ruh durumuna, psikolojik, sosyolojik, felsefi, antropolojik açılardan bakabiliyor, resmi bütün olarak görmeye yaklaşabiliyor ve yazarın saptama ve önerilerinden pek çok kazanım elde edebiliyorsunuz. Ben bu okumayı " aydınlanıyorum" diye tarif edebilirim. Alper Hasanoğlu birkaç yıl değer odaklı psikoterapi yapınca ortaya çıkaracağı metinleri heyecanla bekliyorum.
Hayat BilgisiAlper Hasanoğlu · Pinhan Yayıncılık · 2024136 okunma
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2024 49. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2024 17:14
Can Mehmet Uyanık | Yemişveren Felaketi Merhabaa🩷 Sizleri harika bir kurguyla yazılmış, okurken elinizden bırakamayacağınız bu kitapla tanıştırmak istedim. “Her şey içinde kendi zıddını da barındırır. Doğanın zıtlığı da biziz.” Fazıl, işinde oldukça başarılı bir röportajcıdır. Yaptığı işleri severek takip ettiği yönetmen , Barış Ergüder’den bir iş teklifi almasının üzerine başlar hikaye. Fazıl’ın bu iş ile ilgili kafasına yatmayan, içini rahatsız eden bir şey vardır. Aslında haksız da sayılmaz, okurken sizlerde göreceksiniz. Düşünür taşınır, sonrasında kabul eder. En fazla ne olabilirdi ki? Röportaj yapacaktı nihayetinde. Ama tahmin etmediği şeyler vardı, onu bekleyen sürprizler… Artık istese de geri dönüş yoktu, imzalar atılmıştı sonuçta. Farklı statüden insanların bir araya gelerek oluşturduğu bir plato, Yemişveren Tv. Üstelik halka açık bir plato. Her şey canlı canlı, montajsız en yalın haliyle gözler önünde ama tabi sanmayın ki tamamen şeffaf. Sorulacak soruların bile önceden hazırlandığı bir program. Fazıl bu işten memnun değildir tabi, özgün ve gerçek sorular sormayı hedefler çünkü. Peki tam olarak nedir Yemişveren Felaketi? Bu platoyu felakete sürükleyen nedir? Barış Ergüder’in amacı neydi? Fazıl bu sisteme ayak mı uyduracak yoksa bu düzeni bozabilecek mi? Aslında kitap günümüz teknolojisinin bir temsili olarak alınıyor ele. Teknolojiyi kullanırken sonuçlarını hiç düşünmeden hareket eden bir toplumuz, bu da kitapta çok güzel bir şekilde alınıyor ele. Verilmek istenen mesajlar o kadar net ve güzel anlatılıyor ki, okurken aydınlanıyorsunuz resmen. Her şeye rağmen içerisinde umudu, dayanışmayı, dostluğu ve aşkı da barındıran , yer yer kayıplar veren, bu kayıplarla okuyucuyu etkileyen bir kitap. Oldukça akıcı, okuyucu sıkmayan bir kalem. Çok zekice ve
Yemişveren FelaketiCan Mehmet Uyanık · Gri Yayınevi · 202425 okunma
"KİMİN KİM OLDUĞUNU ÇÖZEMEDİĞİMİZ ZAMANLAR."
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2024 23:51
Çoğumuzun çocukluğundan hatırladığı, anne, baba ya da başka büyüklerinden duyduğu masallar, efsaneler vardır. Öyle bir anlatırlar ki size, öyle bir kaptırırlar ki kendilerini, , onlara bakan, bilgi açlığıyla bekleyen birkaç göze, anlattıkları hikayenin gerçek olduğunu ispat etmek isterler sanki. Ben de bir zamanlar o çocuklardan biriydim. Babamın ya da babaannemin anlattığı her hikayeyi aynı şevkle dinlerdim. Bazen okuduğumuz kitaplar da bizde aynı tadı bırakıyorlar. Öyle içine çekiyor ki sizi, sanki siz de yaşıyorsunuz o hikayeyi kahramanlarıyla birlikte. Çocukluğunuza, o hikayeleri dinlediğiniz zamanlara götürüyor sizi. Aklıma eskiden dinlediğim bir efsane geldi mesela. Kitabın içinden bir alıntı olan o cümle ile başlamak istedim bu yüzden incelemeye. Anlatacağım hikaye de bunu doğrular nitelikte çünkü... "Bir gün yaşlı bir adam nehir kenarında balık tutmaya gitmiş. Oltasına balık takılmasını beklerden çalıların arasından güzel mi güzel bir kız çıkagelmiş. Adam şaşakalmış bu güzellik karşısında, aynı anda da 'burada ne işi var acaba?' diye düşünüyormuş. İrkilmiş. 'Sen de kimsin?' demiş. Kız 'Korkma!' demiş. 'Ben sadece senden bir iyilik istemeye gelmiş, yardıma muhtaç biriyim.' Adam merak etmiş, sormuş ne istediğini. Kız mahcup, bir yandan da kendini nasıl anlatacağının kararsızlığıyla başlamış sözlerine. 'Ben kırk yıldır yerin altında yaşıyorum. Kırk yılda bir yeryüzüne çıkma şansım var. Fakat senden isteyeceğim şeyi yaparsan özgür kalabilirim ve hayatımın geri kalanını yeryüzünde insan olarak sürdürebilirim.' demiş. Yaşlı adam iyice meraklanmış. Ama bir yandan da 'insan olarak' kelimesi aklının bir köşesini kurcalıyormuş. Korkarak sormuş tekrar. 'Senin için ne yapabilirim?' Kız devam etmiş: 'Ben ve ırkım yıllar önce haksız yere cezalandırılıp yeraltına
LunaBuğra Gülsoy · İnkilap Kitabevi · 2022670 okunma