Spoiler içerir.......
Bluma, Brauer, Delgado, Gölge Hattı adlı kitap.
Özet olarak bütün hikaye; yolda şiir kitabı okurken bir arabanın çarpması sonucu ölen Profesör Bluma'nın, ölümünden sonra üniversitedeki görevini alan yardımcısının, Bluma adına gönderilmiş kapağı kirli ve çimento kaplı olan Gölge Hattı isimli kitabı, gönderildiği yere geri götürme yolculuğu ve bu yolculukta kitap okuma ile ilgili ilginç bir hikaye aktarılır. Brauer kitap okuma ve biriktirme sevdalısıdır. Öyle ki biriktirdiği kitaplar on binleri bulmuştur. Ancak bu kütüphanenin tasnifi ve sınıflandırması kafasını iyice kurcalamaktadır. Ve kitapları kendi kurduğu sınıflandırıma sistemine göre incelemekte notlar almakta ve buna göre kitaplarını kütüphanesine yerleştirmeyi planlamaktadır. Ancak bu listenin sonuna geldiği bir gün odasında yangın çıkar ve bütün aldığı notlar yanar. Bunun üzerine tabiri caizse kafayı yer ve Uruguay'ın alakasız bir sahil kasabasında kendine tuğlası kitaplarından olan bir ev yaptırır. Kağıt ev ismi buradan gelmektedir. Söz konusu çimento kaplı kitap ile ilgili ise, bu kağıt evin herhangi bir duvarında bulunurken, Blume'nin bu kitaba tezinde ihtiyacının olduğunu öğrenmesiyle Bauer'in kitabı bulmak için bütün evin duvarlarını yıktığını ve bu şekilde kitabı gönderdiğini öğreniyoruz. Böylelikle kitap okuma alışkanlığının nasıl bir boyut alabileceği resmedilmektedir.
Genel olarak; sade, basit, kolay anlaşılabilir ve kısa bir hikaye olan bu kitabı tavsiye ederim. Ama buradaki incelemelerde çoğunlukla bahsedildiği üzere" aman aman muhteşem bir kitap", "hayatımı değiştirdi", "defalarca okuyabilirim" vs. gibi bir değerlendirme maalesef yapamayacağım. Çünkü o türden bir edebi eser olmadığını düşünüyorum. Evet, kitap okuma alışkanlığı ile ilgili güzel, yararlı olduğunu