Yoksa en büyük tutsaklığımız özgürlüğümüz müydü?
Çağın önümüze savurup attığı ve kimimizin tek seçeneği olan toplumdan soyutlanma, toplumsal bir soyutlanma olan yalnız kalma..
Onca kalabalığın içinde anlaşılamama, kaçınılmaz gerçekliğimiz; özgürlüğümüz müdür?
Bizi zincirleriyle boğan o his..?