Eveeet ikinci Yaşar Kemal kitabı da bitti. Kütüphaneden aldığım kitap eski basım olduğu için ismi yalnızca Filler Sultanı idi. Her ne kadar çocuk kitabı olarak düşünülse de herkesin alacağı bir şeyler olduğunu söyleyebilirim. Okurken George Orwell'in Hayvan Çiftliği ve 1984 kitaplarını anımsadım. Ezilen işçi sınıf ve varlık içinde yaşayan ezici sınıf hayvanlar üzerinden anlatılmış. Dünyanın gerçeklerinin ve değiştirilemez olduğu düşünülen bu düzenin ancak birlik beraberlikle üstesinden gelinebileceğinin, umutsuzluğun en büyük düşman olduğunun mesajlarının verildiği hatırlatıcı ve düşündürücü bir kitaptı.
Neydi bu kadar çaba, bu kadar bencillik, alçalma, zulüm, işkence? Delirmişti bu filler, ama delirmenin de bir sınırı olmalıydı. Karıncalara bu zulmü yapan filler, hüdhüdler, korkudan da deli oluyorlardı. Karıncaları karınca kadar bile görmüyorlardı ya, gene de korkudan gözlerine uyku girmiyordu.Dünyanın büyük lanetine, korku lanetine uğramışlardı. Ambarları yüz yıllık yiyeceklerle, hazineleri bin, on bin yıl yetecek kadar altınla dolu olmasına karşın, yarın aç kalacaklarmış gibi korkuyorlardı. Esen yelden, akan sudan, şırıldayıp gelen ışıktan, gökyüzünden, topraktan, dünyayı doldurmuş çiçeklerin kokusundan, kanatları ince kelebeklerden korkuyorlar, korkuyor biriktiriyorlar, biriktiriyor korkuyorlardı.